The-Fountain-Kaynak

Giriş - Üye Ol
Anasayfa > Kaynak > Kritik
Kritik

The Fountain (Kaynak)

Kaynak

Öncelikle ben şuna inanırım, sinema bazen sözlerin gerekliliğinin kalmamasıdır. Şiirsel görselliğin içinde başka bir şeyi umursamaksızın kaybolmaktır. Bazen sessiz bazen ışıklı, gösterişli bir haykırıştır. Masal içinde masal, tablo içinde tablodur. Sinema bazen perdeden size fışkıran bir patlamadır. Bir süpernovadır.

İşte Kaynak da böyle bir film. Konusu ile kurgusu ile müzikleri ile ama hepsinden önce görselliği ile aklımı başımdan alan sıra dışı bir film. Kaynak, Darren Aronofsky’nin üçüncü filmi. Daha önce çektiği Pi ve Bir Rüya İçin Ağıt filmleriyle izleyicilerin gözünde çok özel bir yere sahip olan yönetmen, bu son filmiyle de yine denenmemişi denemeyi göze almış. Üç farklı zamanda geçen bir hikayeyi birbirine oldukça karmaşık bir kurguyla bağlamış.

Hikaye üç farklı zamanda geçiyor demiştik. Birincisi günümüz diyebileceğim zaman ve başrollerde bir doktor ve hasta karısı var. Doktor karısını iyileştirmek için hırsla çalışır, elinde hastalığı alt edeceğini bildiği bir sır vardır. İkinci zamana kısaca geçmiş diyelim. Başrollerde ise sadık bir asker ve bir prenses var. Asker, ölümsüzlük ağacına, Kaynak’a doğru bir yolculuğa çıkar. Burada dikkatinizi çekerim, geçmiş ile günümüz zamanı arasındaki geçiş eşsiz. Çok çok ustaca bir kurguyla baş başa bırakıyor bizi yönetmen. Üçüncü zaman ise gelecek. Bir hipergelecek. Öyle ki, ben bunu bir arkadaşımın deyimiyle HerAn olarak görüyorum. Zamanın ve mekanın olmadığı boşluktaki yolculuk. Diğer iki zamandaki olayların bağlandığı yer, bir nevi harç. İşte bu zamanda ise bir keşiş ölümsüzlüğe doğru yola çıkar, bir amaç için.

Bu üç zaman birbiriyle iç içe anlatılmasının ötesinde birbiriyle sıkı sıkı bağlantılı, birbirinin devamı. Her üç zaman, birbirini takip ediyor, bir çember, bir sonsuz döngü oluşturuyor. Zaten filmin en hayranlık verici noktası da burası. O kadar birbirini tamamlarcasına iç içe geçmiş ki, etkilenmemek elde değil. Bazen bu karışık kurgu bir çorba gibi karışıyor, başınızı döndürüp anlaşılmaz bir hal alabiliyor ama sadece bazen.

Filmin görselliğini çok övdüm, ama hak ediyor. Kanımca, sinema tarihinde az görülür böyle sahneler. En sıradışı kamera açılarının sahibi Aronofsky, burada da uygulamış bunu. Bir sahnede atın koşturduğu, bir diğerinde arabanın otobanda yol aldığı sahnede, kameranın devinimine bakın, tepetaklak oluşuna. Ne güzel değil mi? Bazı sahneler de unutulmaz; mesela  hayat ağacını gözü dönmüşçesine içen askerin Kafkavari sonu? Ancak Kafka kitaplarında görülür. Ya o finali? Ha?

Oyunculuklara gelirsem, valla ben Hugh Jackman’ı tanıyamadım en başta. Çok yakışmış adama sakal. Rachel Weisz de harika. Ayrıca üç zamanda üç farklı insanı canlandırmak, üç farklı rolde oynamak demek. Özellikle Jackman her üçünü de ayrı bir güzellikte canlandırmış, tekrar helal olsun adama. (Bir askerkenki haşin haline, bir de keşişkenki huzuruna, yürüyüşüne bakın)

Sonuç olarak, benim gibi sinemada görselliği fazlasıyla ön planda tutan biri için bu film eşsiz, kusursuz bir deneyim oldu. Konunun zayıf kaldığı eleştirilerine katılmıyorum. (ki okuduğum nerdeyse tüm eleştiriler olumsuzdu) Şahsen, filmin bitip jeneriğin akmaya başladığı anda ne filmin tümünü anlamaya çalışmak gibi bir derdim oldu, ne de yok efendim üç farklı zamanmış, yok film şu şuymuş gibi filmi bir mantık çizgisine oturtmak isteğim… Bırak, film anlaşılmaz kalsın; bırak aradaki ancak çok dikkatli izlenirse fark edilecek bağlantıları fark etmeyeyim. İzin verin de o muhteşem finali, nefesimi kesen finali tekrar tekrar kafamda oynatayım; izin verin de daha önce hiç yaşamadığım görselliğin tadını çıkarayım.

Son söz olarak, sinemanın bu en sıradışı örneklerinden birini, farklı bir deneyim yaşamak istiyorsanız, izleyin. Sinemayla kalın efendim…


28 Mayıs 2007

10 kişi eklemiş
Yorumlar (14)
Kritiğe Yorum Yaz
Aksiyoner Kullanıcısının Avatarı
yorumu oylayın:(3) kişi
ÇevrimdışıAksiyoner, söylemiş
Yorum Puanı: 5.00, Tarih: 15.09.2008 16:18
eminim filme herkezin farklı bir bakış açısı olacak, benim görüşüm filmin ne kadar fantastik yönü olsada gerçekde bize çok şey anlatıyor ve katıyor olması.. aslında bizim içimizdeki güç kaynağını hatırlatıyor. hayatta karşımıza yüzlerce sorun çıkabilir, önemli olan sorunlar karşımıza çıkmadan önce önlemleri almak, dikkatli olmakdır. elimizden geleni yapmamıza ragmen istemediğimiz sorunlar çıkar ve o zaman da o sorunu çözmemiz için üstüne gitmeliyiz yılmadan.. onu çözmek bizim elimizdedir. ölüm hariç tüm sorunları ‘’güçlük kolaylıkla beraberdir, kendine gel ümidini bırakma, akıllı insan bilir ki ölümün arkasında bile daha güçlü bir hayat beklemekdedir. ‘’ sözüde konuya açıklar kapasitede.. insan çözümü ve gücü başka şeyler de aramamalı! asıl güç kaynak insanın içinde gizli. bu kaynak bilinmeyen zenginliklerle dolu ve ölüm hariç bilinmeyen her şeyin ilacı her şeyi başaracak bir güç ‘’kaynağı’’ ey insan oğlu sen kendini küçük bir cisim sanıyorsun ama en büyük alem senin için de gizli. her sorunun cevap anahtarı içimizde gizli ve dünyada bizim için yararlı bütün zenginlikler kayıtlı bunun şifresini çözmek bizim elimizde. örneğin, einstein elektriği icat etmedi elektiriğin sudan nasıl çıkarılacağını keşfetti, yoksa elektrik zaten vardı buda adeta tommy nin düşüncesinin ne kadar saçma olduğunun göstergesi niteliğinde. izzy ise gerçeği buldu aslında, dünyamızda hayal edemeyeceğimiz hazineler cevaplar gizli ve anahtarları da içimizde gizli..filmdeki bir kaç güzel söz ''her karanlık ne kadar derin olursa olsun gün ışığı ile aydınlanır.'', ''hayatımız boyunca verdiğimiz savaşlar ölümümüzü anlamlı kılmak için.. '', ''huzurlu bir şekilde ölmek hayallerimize ulaşmamıza bağlıdır.'' kısacası hayatta çözemeyeceğimiz tek sır uğraşanlar çokda olsa geçmişden beri ölümsüzlük olacak unutmayın hayatın içinde onun şifresi bile gizli..en iyisi biz sonsuzluğumuzu cennete dönüştürelim, şeytana uyup nefis meyvesini tadmayalım yoksa sonsuzluğumuz cehenneme döner .. iyi seyirler
Bu yoruma cevap verilmemiş - Cevap ver
Aksiyoner Kullanıcısının Avatarı
yorumu oylayın:(2) kişi
ÇevrimdışıAksiyoner, söylemiş
Yorum Puanı: 5.00, Tarih: 06.09.2008 22:59
süper bir kritik böyle bir filme böyle bir isimden de ancak bu kritik çıkardı tebrikler ;)
Bu yoruma cevap verilmemiş - Cevap ver
rockergirl Kullanıcısının Avatarı
yorumu oylayın:(0) kişi
Çevrimdışırockergirl, söylemiş
Yorum Puanı: oylanmamış, Tarih: 29.08.2008 23:20
bu filmden sonra sadece hayal kurmak istedim aranofsky nin ettiği hayalleri ve kendi kurabileceklerimi...o kadar etkileyici bir kurgu vardı ki her anınıda kaybolduğumu hissettim.film baştan sona ele aldığı her konuda mükemmel.yorumun da bir o kadar güzel. teşekkürler...
Bu yoruma cevap verilmemiş - Cevap ver
IndianaJoNeS2 Kullanıcısının Avatarı
yorumu oylayın:(1) kişi
ÇevrimdışıIndianaJoNeS2, söylemiş
Yorum Puanı: 5.00, Tarih: 19.08.2008 06:39
güzel kritik bu filmde güzel daha ne olsun..
Bu yoruma cevap verilmemiş - Cevap ver
lives Kullanıcısının Avatarı
yorumu oylayın:(3) kişi
Çevrimdışılives, söylemiş
Yorum Puanı: 5.00, Tarih: 30.09.2007 11:33
kritik için teşekkürler. bazen dediğin gibi anlamak gerekmiyor izlemek bile yeter bu film öyle bir film. hele bir hugh jakman hayranı iseniz dahada başka... onun sevmesemde x-men filmlerini o var diye izledim.. sonuçta bu film harika bir görsellik içeriyor konusu ise çok net biraz dikkat gerekiyor ha birde iyi bir çeviri olmalı malesef bazen kötü çevirilerin sayesinde filmi anlayamıyoruz. örneğin uzun bir dialog ardındaki alt yazı sadece ...tamam ...anladım...geliyorumm...diye birşey çıkıyor ...herkes ingilizce bilmek zorunda değil dimi.. herkes izlesin bu filmi müzikleride nefis...
Bu yoruma cevap verilmemiş - Cevap ver
ermant88 Kullanıcısının Avatarı
yorumu oylayın:(3) kişi
Çevrimdışıermant88, söylemiş
Yorum Puanı: 4.33, Tarih: 29.08.2007 01:47
izlediğim bu filmle kritiği bağdaştıramadım çünkü bu 3lü zamanda kopmalar o kadar çok ki izleyen bir bağlantı bulamıyor bunlar bazen oluyor demişsin ama ben bir kere daha seyredince fark ettim ki çokca. ikinci olarak filmin ana fikrinin ne olduğunu anlamak biraz zor kaynağa mı ulaşmak, kaynağa mı geri dönmek, bir de bu üç zaman nasıl birbirine bağlantılı tekrar doğuş mu kasdediliyor. bu ikilemlerimi açıklarsanız sevinirim. eğer bu noktalar seyirciye doldurması için bırakılmışsa biraz garip çünkü seyirci, senarist mi yoksa izleyici mi? görsellik ve çekimler konusunda ise seninle kesinlikle aynı fikirdeyim harika. yorumlarının devamını diliyorum.
Bu yoruma cevap verilmemiş - Cevap ver
nevazen Kullanıcısının Avatarı
yorumu oylayın:(4) kişi
Çevrimdışınevazen, söylemiş
Yorum Puanı: 5.00, Tarih: 27.08.2007 23:57
filmdeki görüntüler resmen beni büyüledi.izlemenizi öneririm.
Bu yoruma cevap verilmemiş - Cevap ver
mustafasenyaz Kullanıcısının Avatarı
yorumu oylayın:(4) kişi
Çevrimdışımustafasenyaz, söylemiş
Yorum Puanı: 4.75, Tarih: 19.06.2007 13:50
atilla dorsay ın beğendiği filmler beş parmağı geçmez, film o kadar kötü bir film değil öncelikle. bu adam yaşlandı artık ne dediğini bilmiyor bence...
Bu yoruma cevap verilmemiş - Cevap ver
i-just-wanna-live Kullanıcısının Avatarı
yorumu oylayın:(8) kişi
Çevrimdışıi-just-wanna-live, söylemiş
Yorum Puanı: 4.25, Tarih: 28.05.2007 22:13
bu filme sinemalar dergisinde atilla dorsay bi yorum yazmıştı. ve beklediği ama iyi çıkmayan fantastik aşk hikayeleri içierisinde en kötüsü olduğunu söylemişti. ben çok değerli eleştirmen olan atilla dorsay'ın bu yorumundan sonra fazlasıyla kararsız kaldım.
Bu yoruma 4 cevap yazılmış - Cevap ver
dimswart Kullanıcısının Avatarı
yorumu oylayın:(6) kişi
Çevrimdışıdimswart, cevap yazmış
Yorum Puanı: 4.67, Tarih:28.05.2007 22:37
valla genelde bir filmi değerlendirirken atiilla dorsay'ın o film hakkında söylediklerinin tam tersini düşünürüm ve çoğu zaman bu şekilde değerlendirdiğimde yanılmam... o filmi çok överse hayatta izlemem, bir filmi yerde yere vurmuşsa büyük ihtimalle çok seveceğim süper bir filmdir...
project-mayhem Kullanıcısının Avatarı
yorumu oylayın:(9) kişi
Çevrimdışıproject-mayhem, cevap yazmış
Yorum Puanı: 4.89, Tarih:29.05.2007 12:28
atilla dorsay en sevdiğim yazarlardan biridir. ama tabi insanın tüm zevkleri aynı olmuyor. dikkat ettim, üstad böyle türlü yönlerden sıradışı, hatta deneysel filmlerden haz etmiyor. mesela, köşesinde "eternal sunshine" da berbat, çok kötü demişti zamanında.
dimswart Kullanıcısının Avatarı
yorumu oylayın:(6) kişi
Çevrimdışıdimswart, cevap yazmış
Yorum Puanı: 4.50, Tarih:29.05.2007 14:12
evet o günden sonra böyle bir karar almıştım bende zaten... adını şimdi hatırlayamadığım bir kaç film içinde benzer eleştiriler yapmıştı...
darkfriairs Kullanıcısının Avatarı
yorumu oylayın:(6) kişi
Çevrimdışıdarkfriairs, cevap yazmış
Yorum Puanı: 3.33, Tarih:05.06.2007 18:22
atilla dorsay iyi demiş, filmi iki veya üç bölüm olarak seri halinde yapsalardı, fantastik dünyayı iyi tanıtsalar methedilecek bi rfilm ortaya çıkardı. ayrıca tek film olarak çok sığ kalmış...
musinart Kullanıcısının Avatarı
yorumu oylayın:(9) kişi
Çevrimdışımusinart, söylemiş
Yorum Puanı: 4.33, Tarih: 28.05.2007 20:39
bu film ancak bu kadar layıkıyla sözcüklere dökülebilir...ki bu siteye kayıt olduğumdan beri kayıtlı her filme yorum yapıyorum ancak bu filme yazdığım yazıda esas yorumumu ikinci seyredişe sakladığımı belirtmiştim...çünkü gerçekten de ilk seyredişte aldığım şiirsel lezzeti sözcüklere dökememiştim...ancak görüyorum ki emre arkadaş bu zoru başarıp cesaretle filmin kritiğini yapmış; iyi de yapmış...eline sağlık emre şahin :)
Bu yoruma cevap verilmemiş - Cevap ver