Vizyon sahibi sinemacı Tim Burton (“Batman”, “Charlie and the Chocolate Factory”) ile Oscar ve Altın Küre adayı Johnny Depp (“Charlie and the Chocolate Factory/Charlie’nin Çikolata Fabrikası”, “Pirates of the Caribbean/Karayip Korsanları” üçlemesi) yeni drama-gerilim “Sweeney Todd: Fleet Sokağı’nın Şeytan Berberi”nde bir araya geldi. Efsanevi söz yazarı-besteci Stephen Sondheim’ın ödüllü müzikal başyapıtına dayanan film, zorlayıcı ve orijinal bir vizyona sahip.
Depp, haksız yere hapse gönderilen, ve sadece bu acımasız ceza için değil, karısı ile kızına olanların üzücü sonuçları için de intikam yemini eden Benjamin Barker’ı, Helena Bonham Carter ise onun saplantılı ölçüde kararlı suç ortağı Bayan Nellie Lovett’ı canlandırıyor.
“Bu yapıma adım atarken stüdyo yöneticilerine, ‘Beyler, bu filmde çok fazla kan olacak’ dedim” diyen yönetmen Tim Burton, belli ki böylesine çarpık bir hikayenin Bayan Lovett’ın ünlü turtalarından biri kadar kanlı olması gerektiğini anlamıştı; ne de olsa, Sweeney Todd hakikaten dehşet verici bir karakterdi. Her ne kadar bazıları onun asla var olmadığını iddia etse de, diğerleri 18. yüzyılın Fleet Sokağı’ndaki efsanevi “Şeytan Berberi”nin tam hikayesini belgelediler.
Tim Burton müşterilerinin boğazını kestikten sonra pastane sahibi Bayan Lovett’la birlikte cesetlerin etlerini öğüterek, halkın bayıla bayıla yediği etli turtalar hazırlayan seri katil berber Sweeney Todd’un hikayesini cici bir şekilde sunuyor. ‘Sweeney Todd’ baştan sona bir keyif yolculuğu: Korkutucu, muazzam komik ve melodik açıdan heyecan verici. Depp de tek kelimeyle şahane. Aktör oyunculuk ile şarkıcılık arasındaki farkı ortadan kaldırıp, bu iki beceriyi filmi dört dörtlük kılacak şekilde bütünleştiriyor.
Burton’ın sansasyonel çalışması ‘Sweeney Todd’, Sondheim’ın son derece güçlü ve heyecanlı müziği eşliğinde, hem kanlı, samimi ve epik, hem de korkutucu ve yürek parçalayıcı. Burton gerçekten vizyon sahibi bir sinemacı; görüntü yönetmeni Dariusz Wolski, marifetli kostüm tasarımcısı Colleen Atwood ve yapım tasarımcısı Dante Ferretti’nin katkısıyla bir müzikalin sinemaya aktarımı konusunda yeni yüksek standartlar getiriyor. Burton’ın kanı kullanışı pek gerçekçi değil. Ama sahnelerde büyük ölçüde şiddet var. Film trajik seyrini sürdürürken, Burton müthiş bir zafere imza atıyor. Her yeri kanla kaplı Sweeney nihayet duygularıyla yüzleşiyor ve Depp karakterin acı dolu yüreğini ortaya çıkartıyor. Bu nefes kesici güzellik ve dehşet anı çok çarpıcı ve büyüleyici.
Azılı Katil “Sweeney Todd”un Gerçek Yaşam Öyküsü
Sweeney Todd’un 1748’de ipek işçiliği yapan, yoksul ve alkolik bir çiftin tek çocuğu olarak doğduğuna inanılıyor. O dönemde Londra’da hastalık, kirlilik, ve ahlaksızlık kol gezmektedir. Genç Todd bir değirmende anne babasıyla birlikte çalışarak büyür. Anne babası gizemli bir şekilde ortadan kaybolur ve Todd, henüz 14 yaşında, küçük bir hırsızlıktan tutuklanıp Newgate Hapishanesi’ne gönderilir; bu aslında insaflı bir ceza olarak görülür çünkü çoğu çocuk hırsız suçları yüzünden asılmaktadır.
Katiller ve sahtekarların arasında yaşayan Todd, iddialara göre, hapishane berberi olan eski mahkum Elmer Plummer’ın çırağı olur. Berberler bazı cerrahi uygulamalar da yaptıkları için, Todd berberliğin yanı sıra, anatominin bazı yönlerini, ve geriye yatmış durumdaki müşterinin cebini boşaltmayı da öğrenir. Bu yetenekler serbest kalmasından sonra ona büyük fayda sağlar, ama açgözlülüğü, kıskançlığı ve dizginlenemeyen öfkesi genç adama baskın geldiği için cinayetler başlar.
Todd çok geçmeden Fleet Sokağı 186 numarada St. Dunstan Kiliesi’nin yanı başında bir dükkan açar. Kilisenin altında cemaat üyelerinin gömülü olduğu unutulmuş yeraltı tünelleri ve mezarları bulunmaktadır. Todd hizmetlerinin reklamını yapmak için, vitrinine kavanozlar içinde dişler, saçlar ve kan koyar. Odanın tam ortasındaysa en dahiyane ve sinsi aracı durmaktadır: Berber koltuğu.
Anlatılana göre, Todd suçlarını gizlemek için zeminde 360 derece dönebilen bir tuzak kapı yaratır. Her iki tarafına da bir berber koltuğu monte edilen bu kapı, bir kol sayesinde, müşterinin ağırlığının da yardımıyla ters dönmekte ve müşterinin kafa üstü bodrum zeminine çakılmasını sağlamaktadır. Panel kapı turunu tamamladığında, boş berber koltuğu tekrar yerine döner. Ardından, Todd hızla aşağı koşar ve düşüş başaramadıysa, müşteriyi öldürmek için usturasını kullanır. Todd daha sonra müşterinin üzerindeki değerli şeyleri alır ve cesedi St. Dunstan’ın altındaki bedenlerin yanına saklar. Bu plan bir süre işe yarasa da, cinayetler sürdükçe, Todd’un cesetleri saklayacak yeri kalmaz.
Bu arada, Todd paragöz dul Margery Lovett’la tanışır. Genç adam Bayan Lovett’a kendi dükkanına yer altı tüneliyle bağlı Bell Yard’da turta dükkanı açtıktan sonra, ikili sevgili ve suç ortağı olurlar. Todd cerrahi yeteneklerini cesetleri parçalamakta kullanır ve etlerini turtalarda kullanılmak üzere Bayan Lovett’a verir. Derilerini ve kemiklerini ise kilisenin yer altı mezarlığına saklar.
Todd’un kana susamışlığı artarken, Bayan Lovett’ın turta işi de hızla ivme kazanır, ta ki St. Dunstan Kilisesi’nin altında bir taşkın olana kadar. Yetkililer araştırma yaparlar ve çok geçmeden bir çok kayıp adamı orada buldukları çürümüş cesetlerle eşleştirirler. Yeraltında bir dizi kanlı ayak izi Todd’un dükkanından Bayan Lovett’ınkine uzanmaktadır. İşte o zaman halk arasında isteri baş gösterir.
Todd olaysız bir şekilde tutuklanır, ama yetkililer Bayan Lovett için Bell Yard’a geldiklerinde, turta müşterileri hem cinayetleri hem de kurbanlardan bazılarının etlerini yediklerini öğrenmişlerdir. Kalabalık kadını hemen oracıkta linç etmeye yeltenir, ama Lovett çabucak Newgate Hapishanesi’ne götürülür. Orada intihar etmeden önce, kendisinin ve Todd’un karanlık işlerini itiraf eder. Todd ise mahkemeye çıkartılır, suçlu bulunur ve sonunda asılır. Sweeney Todd’un toplamda 160’tan fazla insanı öldürdüğüne inanılmaktadır.
kesinlikle duygularıma ve düşüncelerime tercüman olan bir haber kritik. filmde çok fazla kan var, çok fazla kıyım var ama bunlar insanı rahatsız etmiyor. çünkü intikam almak gibi yüce bir amaç var. evet yüce bir amaç demekle abartmış olabilirim ama filme kendinizi öyle kaptırıyorsunuz ki sizin de tek amacınız swenney todd'un intikam alması oluyor. ayrıca efsanevi söz yazarı-besteci stephen sondheim’in hazırlamış olduğu müzikler harika filmi çok zevkli ve heyecanlı kılıyor. bir de kostümler var tabi; colleen atwood çok başarılı bir iş çıkarmış.
tim burton herzaman olduğu gibi mükemmel yönetmenliğini konuşturmuş diyebilirim.müzikal olma kısmında insanların önyargılı ve olumsuz eleştirilerine katılmıyorum kesinlikle.gerek herzamanki fiks oyuncu kadrosu,karanlık atmosferi kendi benliğini içine kattığı karakter betimlemeleriyle herzaman olduğu gibi en sevdiğim yönetmen diyebilmekten çekinmediğim olağanüstü yönetmen yapımı.lütfen piyasa kurbanı olan pumkinjacki kurtaralım piyasa kurbanı etmeyelim!!! lütfen tım burton'u özümseyelim!!! vincent adlı animsayonu hakkında bilgi edinelim izleyelim.gothic atmosferini yansıtma ve ele alma sebeplerini ele alalım içten içe hayal dünyası çok ileri çok kaliteli bi yönetmen ve gerçekten bu eseride çok başarılı.müzikal seven sevmeyen herkez konusundan etkilenecektir.ayrıca artık toplum olarakta müzikal kulağımızı zevklerimizi biraz olsun geliştirelim arkadaşlar.
kritik çok güzel yazılmış,yalnız müzikal sevmeyenler yada denemememiş olanlar gitmemeli,çoğunluk beğenmedi,ben türk insanına bu tarz filmlerin hitap etmediğini,genelimizin müzikal sevmediğini düşünüyorum.ben çok daraldım,ı feel johanna!içimi kıydı:) müzikal severlere iyi seyirler.
film çok duygusal ve güzel bir filmdi ancak gerçek hikayesi o kadar da insani duygularla cinayetlerin yapılmamış olduğunu gösteriyor.nefret daima kötüdür ben kendimden çok şey buldum bu filmde ve öfkenin büyümesi insanı bir canavar haline sokabilir hayatını mahveder herkesin örnek alması gerekn bir film bence.herifleri nasıl da doğradı deyip kahkahalar atarak izlenecek bir film değil kanlı sahneler son derece ürkütücü ve görsel bir şölen niteliğindeydi ama filmi tüyleriniz diken diken olmadan asla terkedemezsiniz.öldürülen insanlar yüzünden değil ama ölen duygular yüzünden.johnny depp her zamanki gibi muhteşem oynamış.bence ondan daha iyi kimse bu ruhu yansıtamazdı.çok farklı çok ilginç bir adam o yakından tanımayı çok isterdim.
slm arkadaşlar ben filmi izledim gerçekten izlenmeye değecek bir film tim burton un eline sağlık ayrıca johnny depp bence oscarlık bi performans sergilemiş bu yüzden de oscar a aday gösterildi.ben müzikal sevmem ama bu film gerçekten süper izlenmesi gereken bir film
'Sweeney Todd': Kana ve Müziğe Susayanlar İçin
Vizyon sahibi sinemacı Tim Burton (“Batman”, “Charlie and the Chocolate Factory”) ile Oscar ve Altın Küre adayı Johnny Depp (“Charlie and the Chocolate Factory/Charlie’nin Çikolata Fabrikası”, “Pirates of the Caribbean/Karayip Korsanları” üçlemesi) yeni drama-gerilim “Sweeney Todd: Fleet Sokağı’nın Şeytan Berberi”nde bir araya geldi. Efsanevi söz yazarı-besteci Stephen Sondheim’ın ödüllü müzikal başyapıtına dayanan film, zorlayıcı ve orijinal bir vizyona sahip.
Depp, haksız yere hapse gönderilen, ve sadece bu acımasız ceza için değil, karısı ile kızına olanların üzücü sonuçları için de intikam yemini eden Benjamin Barker’ı, Helena Bonham Carter ise onun saplantılı ölçüde kararlı suç ortağı Bayan Nellie Lovett’ı canlandırıyor.
“Bu yapıma adım atarken stüdyo yöneticilerine, ‘Beyler, bu filmde çok fazla kan olacak’ dedim” diyen yönetmen Tim Burton, belli ki böylesine çarpık bir hikayenin Bayan Lovett’ın ünlü turtalarından biri kadar kanlı olması gerektiğini anlamıştı; ne de olsa, Sweeney Todd hakikaten dehşet verici bir karakterdi. Her ne kadar bazıları onun asla var olmadığını iddia etse de, diğerleri 18. yüzyılın Fleet Sokağı’ndaki efsanevi “Şeytan Berberi”nin tam hikayesini belgelediler.
Tim Burton müşterilerinin boğazını kestikten sonra pastane sahibi Bayan Lovett’la birlikte cesetlerin etlerini öğüterek, halkın bayıla bayıla yediği etli turtalar hazırlayan seri katil berber Sweeney Todd’un hikayesini cici bir şekilde sunuyor. ‘Sweeney Todd’ baştan sona bir keyif yolculuğu: Korkutucu, muazzam komik ve melodik açıdan heyecan verici. Depp de tek kelimeyle şahane. Aktör oyunculuk ile şarkıcılık arasındaki farkı ortadan kaldırıp, bu iki beceriyi filmi dört dörtlük kılacak şekilde bütünleştiriyor.
Burton’ın sansasyonel çalışması ‘Sweeney Todd’, Sondheim’ın son derece güçlü ve heyecanlı müziği eşliğinde, hem kanlı, samimi ve epik, hem de korkutucu ve yürek parçalayıcı. Burton gerçekten vizyon sahibi bir sinemacı; görüntü yönetmeni Dariusz Wolski, marifetli kostüm tasarımcısı Colleen Atwood ve yapım tasarımcısı Dante Ferretti’nin katkısıyla bir müzikalin sinemaya aktarımı konusunda yeni yüksek standartlar getiriyor. Burton’ın kanı kullanışı pek gerçekçi değil. Ama sahnelerde büyük ölçüde şiddet var. Film trajik seyrini sürdürürken, Burton müthiş bir zafere imza atıyor. Her yeri kanla kaplı Sweeney nihayet duygularıyla yüzleşiyor ve Depp karakterin acı dolu yüreğini ortaya çıkartıyor. Bu nefes kesici güzellik ve dehşet anı çok çarpıcı ve büyüleyici.
Azılı Katil “Sweeney Todd”un Gerçek Yaşam Öyküsü
Sweeney Todd’un 1748’de ipek işçiliği yapan, yoksul ve alkolik bir çiftin tek çocuğu olarak doğduğuna inanılıyor. O dönemde Londra’da hastalık, kirlilik, ve ahlaksızlık kol gezmektedir. Genç Todd bir değirmende anne babasıyla birlikte çalışarak büyür. Anne babası gizemli bir şekilde ortadan kaybolur ve Todd, henüz 14 yaşında, küçük bir hırsızlıktan tutuklanıp Newgate Hapishanesi’ne gönderilir; bu aslında insaflı bir ceza olarak görülür çünkü çoğu çocuk hırsız suçları yüzünden asılmaktadır.
Katiller ve sahtekarların arasında yaşayan Todd, iddialara göre, hapishane berberi olan eski mahkum Elmer Plummer’ın çırağı olur. Berberler bazı cerrahi uygulamalar da yaptıkları için, Todd berberliğin yanı sıra, anatominin bazı yönlerini, ve geriye yatmış durumdaki müşterinin cebini boşaltmayı da öğrenir. Bu yetenekler serbest kalmasından sonra ona büyük fayda sağlar, ama açgözlülüğü, kıskançlığı ve dizginlenemeyen öfkesi genç adama baskın geldiği için cinayetler başlar.
Todd çok geçmeden Fleet Sokağı 186 numarada St. Dunstan Kiliesi’nin yanı başında bir dükkan açar. Kilisenin altında cemaat üyelerinin gömülü olduğu unutulmuş yeraltı tünelleri ve mezarları bulunmaktadır. Todd hizmetlerinin reklamını yapmak için, vitrinine kavanozlar içinde dişler, saçlar ve kan koyar. Odanın tam ortasındaysa en dahiyane ve sinsi aracı durmaktadır: Berber koltuğu.
Anlatılana göre, Todd suçlarını gizlemek için zeminde 360 derece dönebilen bir tuzak kapı yaratır. Her iki tarafına da bir berber koltuğu monte edilen bu kapı, bir kol sayesinde, müşterinin ağırlığının da yardımıyla ters dönmekte ve müşterinin kafa üstü bodrum zeminine çakılmasını sağlamaktadır. Panel kapı turunu tamamladığında, boş berber koltuğu tekrar yerine döner. Ardından, Todd hızla aşağı koşar ve düşüş başaramadıysa, müşteriyi öldürmek için usturasını kullanır. Todd daha sonra müşterinin üzerindeki değerli şeyleri alır ve cesedi St. Dunstan’ın altındaki bedenlerin yanına saklar. Bu plan bir süre işe yarasa da, cinayetler sürdükçe, Todd’un cesetleri saklayacak yeri kalmaz.
Bu arada, Todd paragöz dul Margery Lovett’la tanışır. Genç adam Bayan Lovett’a kendi dükkanına yer altı tüneliyle bağlı Bell Yard’da turta dükkanı açtıktan sonra, ikili sevgili ve suç ortağı olurlar. Todd cerrahi yeteneklerini cesetleri parçalamakta kullanır ve etlerini turtalarda kullanılmak üzere Bayan Lovett’a verir. Derilerini ve kemiklerini ise kilisenin yer altı mezarlığına saklar.
Todd’un kana susamışlığı artarken, Bayan Lovett’ın turta işi de hızla ivme kazanır, ta ki St. Dunstan Kilisesi’nin altında bir taşkın olana kadar. Yetkililer araştırma yaparlar ve çok geçmeden bir çok kayıp adamı orada buldukları çürümüş cesetlerle eşleştirirler. Yeraltında bir dizi kanlı ayak izi Todd’un dükkanından Bayan Lovett’ınkine uzanmaktadır. İşte o zaman halk arasında isteri baş gösterir.
Todd olaysız bir şekilde tutuklanır, ama yetkililer Bayan Lovett için Bell Yard’a geldiklerinde, turta müşterileri hem cinayetleri hem de kurbanlardan bazılarının etlerini yediklerini öğrenmişlerdir. Kalabalık kadını hemen oracıkta linç etmeye yeltenir, ama Lovett çabucak Newgate Hapishanesi’ne götürülür. Orada intihar etmeden önce, kendisinin ve Todd’un karanlık işlerini itiraf eder. Todd ise mahkemeye çıkartılır, suçlu bulunur ve sonunda asılır. Sweeney Todd’un toplamda 160’tan fazla insanı öldürdüğüne inanılmaktadır.
14 Şubat 2008