‘En iyi film’, ‘en iyi yönetmen’, ‘en iyi yardımcı erkek oyuncu’ ve ‘en iyi uyarlama senaryo’ dallarında Oscar kazanan “İhtiyarlara Yer Yok / No Country For Old Men”, Cormac McCarthy’nin 2003 yılında yayınlanan ve büyük başarı kazanan aynı adlı kitabından beyazperdeye uyarlandı.
Cormac McCarthy’nin yarattığı karmaşık karakterler ve sembolik temalar, eserde öylesine geniş kapsamlıydı ki, kitap sayfalarının gücünü çarpıcı görüntülere ve ilginç diyaloglara dönüştürecek yönetmenin de en az McCarthy kadar zengin bir hayal gücüne ve dehaya sahip olması gerekiyordu.
CormacMcCarthy’nin kaleme aldığı karakterlerin gizemli zekasını ve ruh hallerini beyazperdeye aktarmak için Amerikan sinemasının iki gözde yönetmeni Joel ve Ethan Coen kardeşlerden daha iyisi hayal edilemezdi.
Yönetmenliğe kara mizah klasiği “Blood Simple” ile başlayan, ardından “Raising Arizona”, “Miller’s Crossing”, “Barton Fink”, Oscar ödüllü “Fargo”, “The Man Who Wasn’t There” ve “O Brother Where Art Thou?” gibi en yaratıcı sinema ürünlerini hayata geçiren Joel ve Ethan Coen, “No Country For Old Men”de kendilerine özgü karmaşık, detaylara önem veren ve kimi zaman mizah yüklü bakış açılarını esere yansıtıyorlar. Sonuç ise, karşı konulması mümkün olmayan, hipnotize edici ve aksiyon yüklü bir sinema filmi başyapıtı oluyor.
Hikayenin odak noktasında ters giden bir uyuşturucu ticaretinden geriye kalan milyonlarca doları tesadüfen bulan Llewelyn Moss ile onun peşine düşen birbirinden farklı kişilikte iki adam bulunuyor. Bunlardan birisi psikopat ruhlu katil Chigurh, diğeri ise kasabanın son derece iyi ahlaklı ve temiz yürekli şerifi Bell. Yönetmen koltuğunu paylaşan Coen kardeşler, bu üç karakter arasındaki etkileşimin boyutlarını vurgulamayı oldukça iyi başarıyor.
Şeytana uyma, baştan çıkma, hayatta kalma, gözden çıkarma ve feda etme gibi kavramları öne çıkaran filmin hikayesine bir tutam sevgi ve umut ışığı gibi pozitif öğeler de eklenmiş. Ancak öykü kesinlikle bir “kara mizah” ve oldukça şiddet yüklü ve kanlı sahneler içeriyor. Bu nedenle “No Country For Old Men”in Coen kardeşlerin bugüne kadar yaptığı en şiddet dolu film olduğunu söyleyebiliriz.
Filmin en dikkat çekici özelliklerinden biri de, uyuşturucu dünyasının acımasız ruhunu temsil eden psikopat katil Chigurh rolünde izlediğimiz İspanyol asıllı aktör Javier Bardem’in alkış toplayan performansı. Başarılı performansı ile “En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu” Oscar’ına layık görülen Bardem, filme nitelik kazandıran diğer bir unsur.
Hikayenin odak noktasında, uluslararası uyuştucu ticaretinin yol açtığı kanunsuzluk ortamında, doğru ile yanlış arasında kararsız kalan karakterlerin yer aldığı “No Country For Old Men”, sadece insani dram boyutuyla değil, mizahi boyutuyla da ele alınabilecek bir çalışma.
film seyirciye hitap etmiyor, ben beğenenler kadar ödül alıcak ayrıntı göremedim, şimdiye kadar oskar ödüllü hangi film sinemalarda boş koltuklara oynamış, film adı söylermisiniz, bir romanın giriş,gelişme ve sonuç bölümleri olur, romanın adı içeriğinin başlığıdır bu filmde oda yok. kriteri söylermisiniz acaba ödül almasındaki , hak etmiş diyenler, diğer filmlere saygısızlık yapılmış, beyaz melek ve kabadayı bile bu filmden 1000 kat iyi. bizim babam ve oğlum filmi ne kadar muhteşemki oskar hikaye kalır. bu film oskarı hak etmemiş yada izlemeden hak etmiş yorumları yazmayın, aynen iddia ediyorum izlemeden ödülü hak etmiş diyorsunuz. yada diğer olasılık ben filmden anlamıyorum.
bu filmi dvd de izledim-gerçekten aldığı bütün ödülleri bence haketmiş-çok iyi bir film-severek ve hiç sıkılmadan izledim-izlemeyen varsa izlesin-ısrarla tavsiye ediyorum
tam anlamıyla coen kardeşlere yakışacak bir film.zaten onların büyük hayranıyımdır.filmin aldığı oscar'lar da hiç şaşırtıcı değil doğrusu.henüz seyretmemiş arkadaşlar bence bu filmi fazla bekletmesinler. son zamanlarda seyrettiğim en kayda değer yapım.
ömrümde gördüğüm en berbat filmdi... bu filme oscar veren zihniyeti ayakta alkışlıyorum !...
hele hele bir bitiş sahnesi var geçiniz efendim...
adamın kolu kırılıyo ambulans sesi geliyor yürüyerek olay yerinden uzaklaşıyor...
adamın karısını öldürdümü o belli değil
esas oğlan öldükten sonra daha filmi uzatmanın alemi neydi çünkü kalan kısım bomboştu...
siz hiç çıplak bir adamı sınır kapısından geçirirmisiniz
bir adam seri cinayetler işleyecek elinde kocaman bir silah ve tüple onu polis yakalamayacak :) şehrin göbeğinde hemde :)
medikalden ilaç v.s. almak için benzişn deposunu patlatıyor mağazaya giriyor millet panik bir o değil biri dahi sormazmı ona orda ne işsin sen diye :)
dakikalarda akıntıda derede yüz köpek ağzına geldiği anda silahın çalışsın o kadar suyun içinde kalmasına rağmen :)
kamyonetteki adama saatler sonra gecenin bir yarısı su götürmek nedemek ?
koca kamyonet son hızla gidecek ve adamı vuramayacak yada yakalamayacak :)
yolda polis arabasıyla seni biri durdurcak kafana birşey dayıyacak elinde tüp adama gıkını çıkarmayacaksın...
bumu beğendiğiniz film bumu oscar alan film kalsın kalsın son yıllarda bunun kadar mantıksız bir film gelemez sanırım vizyona
bu filme oscar veren juri ya filmden anlamıyor yada bu sene çekilen filmler bundan daha kötü. yada ben sinemadan anlamıyorum. sadece piskopat katilin markette yaptığı konuşma piskopatlık, film ödül alıcak kalitede değil, kendinizi kandırırsınız. akıl oyunları,müfreze,guguk kuşu bunlar senaryosuyla oyunculuğuyla muhteşemdi ama bu film baştan sona seyredilmesine rağmen ödül alıcak kalitede değil, yönetmeninde ne varmış,senaryoda ne var,hep adamları öldürüyor amerikan şerifi sadece konuşuyor filmi soğutuyor , birde bitiş sahnesi süper kötü. bu filme oscar ödülünü layık gören jüriyi kınıyorum, filmin ihtiyarlarla ne alakası var biri bana anlatsın. filmde 2 ihtiyar var konunun bunlarla ilgisi yok.
ben bu filmi 2. sefer izliyorum..bence film muhteşem.şöyle bir durum var yaş ortalamasının yorumlarına bakılınca farklı yorumlar çıkıyor..ben 28 yaşındayım ve film muhteşem aksiyon ve heyecan lı.kendinizi oyuncuların yerine koyup heyecanlandığınız dakikalar olacak.kesinlikle izleyin...begenmeyen beni eleştirsin.sevgilerlee
benim son zamanlarda izlediğim en güzel ve en özgün filmlerden biriydi..evet belki tam olarak belli bi konu üzerinde yoğunlaşılmamıştı ama karakterler tek kelimeyle harikaydı..bi insanın nasıl basit bi konudan nasıl bi belaya sürüklendiğini gayet iyi anlatmıştı.javier bardem her zamanki gibi yine süperdi..ve film başrol oyuncusu iyi adamın ölmesi,hatta üstüne üstlük çok sıradan bi şekilde ölmesiyle sonlandığı için klasikten hoşlanan ve aynı sonları binlerce kez izlemekten bıkmamış arkadaşlarımızı hüsrana uğrattı tabi..farklı ve eski amerikan filmlerine hasret kalmışlar için ideal..
o kadar oscar aldığına göre kaliteli diye düşünüyor insan. daha izlemek nasip olmadı. merak ettim açıkçası. aldığı ödüllerin hatrına filmi izlemek lazım. film sektöründe genelde hedef kitle 18-28 yaş arası. bu film ise yaşlı bir kesime hitap ettiğinden yapımcılar büyük olasılıkla bu kadar ödül alabileceğini kestirememişlerdir.
filmiden çıkan sorulara buyrun cevaplarını siz verin (parantez içi ipucları)
soru bir :
lıewelyn karısını katil sizce öldürdü mü? (ayakkabısına bakması)
soru iki :
şerif filmin sonun da lıewelyn öldürüldüğü otel odasında katil neredeydi.. (kapı kolunundaki gölge)
soru üç:
lıewelyn kim öldürdü...(otelden kaçan meksikalılar)
soru dört:
parayı kim aldı... (birinci soruya bağlı)
soru beş:
en önemlisi sizce şerif lıewelyn öldürüldüğü otel odasında katili orada olduğunu anladımı? (o sahneden hemen sonra gittiği yaşlı adama sorduğu sorular )
soru altı:
katil araba kaza sahnesini sebebi (ayna, bisiklet süren çoçuklar)
soru yedi:
lıewelyn karısının annesin filmdeki rolü (meksikalı adamın yardım etmesi)
İhtiyarlara Yer Yok, Oscar’a Yer Çok!
‘En iyi film’, ‘en iyi yönetmen’, ‘en iyi yardımcı erkek oyuncu’ ve ‘en iyi uyarlama senaryo’ dallarında Oscar kazanan “İhtiyarlara Yer Yok / No Country For Old Men”, Cormac McCarthy’nin 2003 yılında yayınlanan ve büyük başarı kazanan aynı adlı kitabından beyazperdeye uyarlandı.
Cormac McCarthy’nin yarattığı karmaşık karakterler ve sembolik temalar, eserde öylesine geniş kapsamlıydı ki, kitap sayfalarının gücünü çarpıcı görüntülere ve ilginç diyaloglara dönüştürecek yönetmenin de en az McCarthy kadar zengin bir hayal gücüne ve dehaya sahip olması gerekiyordu.
CormacMcCarthy’nin kaleme aldığı karakterlerin gizemli zekasını ve ruh hallerini beyazperdeye aktarmak için Amerikan sinemasının iki gözde yönetmeni Joel ve Ethan Coen kardeşlerden daha iyisi hayal edilemezdi.
Yönetmenliğe kara mizah klasiği “Blood Simple” ile başlayan, ardından “Raising Arizona”, “Miller’s Crossing”, “Barton Fink”, Oscar ödüllü “Fargo”, “The Man Who Wasn’t There” ve “O Brother Where Art Thou?” gibi en yaratıcı sinema ürünlerini hayata geçiren Joel ve Ethan Coen, “No Country For Old Men”de kendilerine özgü karmaşık, detaylara önem veren ve kimi zaman mizah yüklü bakış açılarını esere yansıtıyorlar. Sonuç ise, karşı konulması mümkün olmayan, hipnotize edici ve aksiyon yüklü bir sinema filmi başyapıtı oluyor.
Hikayenin odak noktasında ters giden bir uyuşturucu ticaretinden geriye kalan milyonlarca doları tesadüfen bulan Llewelyn Moss ile onun peşine düşen birbirinden farklı kişilikte iki adam bulunuyor. Bunlardan birisi psikopat ruhlu katil Chigurh, diğeri ise kasabanın son derece iyi ahlaklı ve temiz yürekli şerifi Bell. Yönetmen koltuğunu paylaşan Coen kardeşler, bu üç karakter arasındaki etkileşimin boyutlarını vurgulamayı oldukça iyi başarıyor.
Şeytana uyma, baştan çıkma, hayatta kalma, gözden çıkarma ve feda etme gibi kavramları öne çıkaran filmin hikayesine bir tutam sevgi ve umut ışığı gibi pozitif öğeler de eklenmiş. Ancak öykü kesinlikle bir “kara mizah” ve oldukça şiddet yüklü ve kanlı sahneler içeriyor. Bu nedenle “No Country For Old Men”in Coen kardeşlerin bugüne kadar yaptığı en şiddet dolu film olduğunu söyleyebiliriz.
Filmin en dikkat çekici özelliklerinden biri de, uyuşturucu dünyasının acımasız ruhunu temsil eden psikopat katil Chigurh rolünde izlediğimiz İspanyol asıllı aktör Javier Bardem’in alkış toplayan performansı. Başarılı performansı ile “En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu” Oscar’ına layık görülen Bardem, filme nitelik kazandıran diğer bir unsur.
Hikayenin odak noktasında, uluslararası uyuştucu ticaretinin yol açtığı kanunsuzluk ortamında, doğru ile yanlış arasında kararsız kalan karakterlerin yer aldığı “No Country For Old Men”, sadece insani dram boyutuyla değil, mizahi boyutuyla da ele alınabilecek bir çalışma.
07 Mart 2008