Arkeologlar 1974 yılında Li dağının eteklerinde bir köylünün bulduğu kilden asker üzerine tarihin en büyük keşiflerinden birini yaptılar. Toprağın demir barındıran yapısından dolayı buldukları on binlerce askerden oluşan orduya içinde demir bulunan kırmızımsı toprak demek olan “Terra Cotta” ordusu adını verdiler. Mumya serisinin son filmi ise bu kilden askerlerin ve taştan bir mumyanın etrafında oluşturulmuş.
Esasında mumya denildiği zaman birçoğumuzun aklına Mısır mezarlarında yatan özel bezlere sarılmış zombiden bozma yaratıklar gelir. Fakat bu film bu bakış açısını bir nebze olsun değiştirmeye çalışıyor. Yine de standart mumya figürüne alışmış olanların film boyunca zorlanacaklarını ve serinin iki filminden farklı bir hikayeye hazırlıklı olmalarını söylemekte fayda var. Çünkü hikayemiz bu sefer Çin’de geçiyor ve bu sefer mumyamız Terra Cotta adı verilen bu killi toprakla kaplanmış durumda.
Mumya serisinin her filminde olduğu gibi bu filmde de eğlendirmek elzem bir unsur olarak kendisini gösteriyor. Pek tabii Mumya filminin hikâye ve karakter ağı diğer iki filmde olduğu gibi örülmüş. Temel olarak bir mumyamız var, onun canlanmasından menfaati olan ve de olmayan iki grup var. Mumyanın canlanmaması için onun başında nöbetçi olan birileri var. En sonunda da esas karakterlerimiz huzura teşrif ediyor. Her üç filmde de görüp görebileceğiniz bütün konu bu olguların üstüne kurulmuştur.
Oyunculuk açısından Brandon Frasier bu tip filmlerin aranılan adamı olduğunu göstermiş durumda. Fakat gözlerimiz Rachel Weisz’i çok aradı. Zira Maria Bello Evelyn’in o meraklılığını ve heyecanını istenilen düzeyde sergileyememiş. İlk iki filmde ki karakterden daha aristokrat daha soğuk bir evelyn figürü izledik. Bir söz de Luke Ford için söylemek lazım. Oyuncunun bir şeyler bekler gibi bir hali var. Sinema tabiriyle role girmeyi başaramamış. 20 dakika farkla iki sahne arasında çok keskin değişiklikler var. İkinci filmden sonra geçen 10 yılda ne olduğunu bilemiyoruz; Fakat ikinci filmde ki küçük O’Connell kadar dahi kararlı bir karakter çizememiş.
Filme girerken işte evet Jet Li var beklentisiyle girmemek lazım. Çünkü standart dövüş tekniklerinden, kungfu ya has beklentilerden ve kendisine has aksiyondan eser olmadığı gibi, filmin büyük bir kısmında da, kendisini modellenmiş bir taş mumya olarak seyrediyoruz.
Bu filmde bahsedilen efsanenin nereden duyulduğunu çok merak ettim. Zira efsaneler çoğunlukla belirli bir zaman üzerine kurulur. Ne o orduyu kilden yaptıran imparator, filmdeki Huan’dır, ne de Çin Seddi düşmanlara güç gösterisi olarak yapılmıştır. Standart tarih bilgisi olan her insan o Seddin Türk akınlarını durdurmak için yapıldığını bilir.
Mumya filminden eğlencelik olması dışında bir şey beklememenizi tavsiye ederim. Görsel efektler açısından Mumya geleneğini sürdürüyor. Özellikle yeni mumyamızın yeni güçlerini göstermesi açısından keyif verici bir tecrübe; fakat asla bir Mumya ve Mumya Dönüyor filmi kadar başarılı değil. Hatta araya kadar sıkıntıdan patlamanız da olası. Fakat çölün ortasında kazı yaparken birden karlı dağlara çıkmak, çok güçlü özellikleri olmasına rağmen pasif kalmış bir mumya görmek, birden ortaya çıkan yetilerle aksiyondan aksiyona atlamak için birebir. En azından senaryosunu hayal gücünü çorba etmiş bir elden çıkan bir senaryoda, sinemadan kafanız allak bullak çıkmanız sağlanmış oluyor. Yani kafanızı dağıtmak için ideal.
yorum yazmak istiyorum.satırlarca ama yazarların umurunda değiliz sanırım.neden yapılan yorumlara cevap verilmiyor?her yoruma değil ama en azından kayda değer yorumlara fikir alış-verişi bakımından yorum yazılması güzel olurdu.böylece yazısına yorum yaptığımız kişi bizi yanlış anlamamış,biz de 'yanlış anladığımız' cümleleri,sözcük gruplarını daha iyi öğrenebiliri.
kritikteki görüşlere katılmıyorum. bence bir b türü film için hayli doyurucu ve zengin. yönetmen değişikliği ve büyük bütçe filmin iyi yanı. jet li'nin kötü performansı ve mario bello'nun weizs'in yerini dolduramaması ise en büyük eksisi.
mumyanın bu filminde, bence konuyu değiştirmeleri çok iyi olmuş.eğer film gine imhotep,akrep kral ve mısır piramitleri üçlemesinin arsında geçşeydi film insanları çok bayardı ve izlenme oranını düşüre bilirdi..filmin görsel efektleri harika daha geliştirmişler kaliteyi ve gine bol bol komedi,korku,macera var.izlemenizi tavsiye ederim..yalnız filmin eksik noktasından biride rachel weisz'in filmde rol almaması olmuş.herkeze iyi sehirler..
yazınızın tamamına katılıyorum.bir sinema sever ve oyuncusu olarak,aynı düşünceleri paylaşıyorum... olayları ve sahneleri,görsel efekleri ve kurgulamayı doğru açıdan bakarak ,irdeliyerek, izleyiciye yol gösteriyorsunuz...bu bence önemli bir görev...filmi karalamak değil,doğru yaklaşımla analiz etmek bizimde ,sinemaya nasıl baktığımızın bir göstergesidir..elinize sağlık...
geçen hafta izledim filmi biraz mecburiyetten izlemek zorunda kalmıştım çok hewesli diildim açıkçası ama izledikten sora iyki izlemiş dedim.efekler dendiği gibi çok iyi.filmin hiçbiyerinde sıkılmadım hem eğlendirio azcık gerio:)sürüklüyo kısacası.izlenmeye değer.hernekadar jet li'ye olan sempatim azalsada genede değer:)
bayağı güzel bir yazı olmuş filme gidecektim gitmeyeceğim.artık dvd sini bekler öyle izlerim diye düşünüyorum.ilk iki mumya yı çok sevmiştim.burada bu geleneğin bozulmasına üzülüyorum doğrusu.
Taştan “Mumya” Olur Mu?
Arkeologlar 1974 yılında Li dağının eteklerinde bir köylünün bulduğu kilden asker üzerine tarihin en büyük keşiflerinden birini yaptılar. Toprağın demir barındıran yapısından dolayı buldukları on binlerce askerden oluşan orduya içinde demir bulunan kırmızımsı toprak demek olan “Terra Cotta” ordusu adını verdiler. Mumya serisinin son filmi ise bu kilden askerlerin ve taştan bir mumyanın etrafında oluşturulmuş.
Esasında mumya denildiği zaman birçoğumuzun aklına Mısır mezarlarında yatan özel bezlere sarılmış zombiden bozma yaratıklar gelir. Fakat bu film bu bakış açısını bir nebze olsun değiştirmeye çalışıyor. Yine de standart mumya figürüne alışmış olanların film boyunca zorlanacaklarını ve serinin iki filminden farklı bir hikayeye hazırlıklı olmalarını söylemekte fayda var. Çünkü hikayemiz bu sefer Çin’de geçiyor ve bu sefer mumyamız Terra Cotta adı verilen bu killi toprakla kaplanmış durumda.
Mumya serisinin her filminde olduğu gibi bu filmde de eğlendirmek elzem bir unsur olarak kendisini gösteriyor. Pek tabii Mumya filminin hikâye ve karakter ağı diğer iki filmde olduğu gibi örülmüş. Temel olarak bir mumyamız var, onun canlanmasından menfaati olan ve de olmayan iki grup var. Mumyanın canlanmaması için onun başında nöbetçi olan birileri var. En sonunda da esas karakterlerimiz huzura teşrif ediyor. Her üç filmde de görüp görebileceğiniz bütün konu bu olguların üstüne kurulmuştur.
Oyunculuk açısından Brandon Frasier bu tip filmlerin aranılan adamı olduğunu göstermiş durumda. Fakat gözlerimiz Rachel Weisz’i çok aradı. Zira Maria Bello Evelyn’in o meraklılığını ve heyecanını istenilen düzeyde sergileyememiş. İlk iki filmde ki karakterden daha aristokrat daha soğuk bir evelyn figürü izledik. Bir söz de Luke Ford için söylemek lazım. Oyuncunun bir şeyler bekler gibi bir hali var. Sinema tabiriyle role girmeyi başaramamış. 20 dakika farkla iki sahne arasında çok keskin değişiklikler var. İkinci filmden sonra geçen 10 yılda ne olduğunu bilemiyoruz; Fakat ikinci filmde ki küçük O’Connell kadar dahi kararlı bir karakter çizememiş.
Filme girerken işte evet Jet Li var beklentisiyle girmemek lazım. Çünkü standart dövüş tekniklerinden, kungfu ya has beklentilerden ve kendisine has aksiyondan eser olmadığı gibi, filmin büyük bir kısmında da, kendisini modellenmiş bir taş mumya olarak seyrediyoruz.
Bu filmde bahsedilen efsanenin nereden duyulduğunu çok merak ettim. Zira efsaneler çoğunlukla belirli bir zaman üzerine kurulur. Ne o orduyu kilden yaptıran imparator, filmdeki Huan’dır, ne de Çin Seddi düşmanlara güç gösterisi olarak yapılmıştır. Standart tarih bilgisi olan her insan o Seddin Türk akınlarını durdurmak için yapıldığını bilir.
Mumya filminden eğlencelik olması dışında bir şey beklememenizi tavsiye ederim. Görsel efektler açısından Mumya geleneğini sürdürüyor. Özellikle yeni mumyamızın yeni güçlerini göstermesi açısından keyif verici bir tecrübe; fakat asla bir Mumya ve Mumya Dönüyor filmi kadar başarılı değil. Hatta araya kadar sıkıntıdan patlamanız da olası. Fakat çölün ortasında kazı yaparken birden karlı dağlara çıkmak, çok güçlü özellikleri olmasına rağmen pasif kalmış bir mumya görmek, birden ortaya çıkan yetilerle aksiyondan aksiyona atlamak için birebir. En azından senaryosunu hayal gücünü çorba etmiş bir elden çıkan bir senaryoda, sinemadan kafanız allak bullak çıkmanız sağlanmış oluyor. Yani kafanızı dağıtmak için ideal.
PremierGrup
06 Ağustos 2008