Sira-Kimde

Giriş - Üye Ol
Anasayfa > Son Durak > Kritik
Kritik

Sıra Kimde?

Son Durak

1993 senesinde bir derginin hikâyeler sayfasında şu yazıyla karşılaşmıştım; Arkadaşlarıyla uçak yolculuğu yapacak olan bir genç ailesinin yoğun baskıları ve itirazları sonucu gidememiş, üzüntüden odasına kapanıp uyumuştu. Gecenin ilerleyen saatlerinde havalanan uçak kısa bir süre sonra düşmüştü. Ailesi bu haberi televizyondan öğrendiğinde şok geçirmiş ve bu iyimi kötümü olduğu belli olmayan haberi çocuklarına vermek için odasına girip uyandırmaya çalışmıştı fakat kendisinin de uykusunda can verdiğini görmüşlerdi… Bu hikâyeyi okuduğumda etkilendiğim kadar nasıl bir duygu olduğunu çözmeye bile cesaret edemediğim konuyu orada kapatmıştım, ta ki Son Durak isimli filmi izleyene kadar…

2000 yılında New Line Cinema tarafından yapımı gerçekleştirilen Final Destination (Son Durak) isimli film oyuncu kadrosunda hiçbir ünlü barındırmıyordu ve yönetmenin henüz ilk deneyimiydi. Bu önyargı oluşturmaya müsait tabloya rağmen film tam bir ipucu ve teori hazinesiydi ve bu hazinenin keşfedilmesi için 98 dakika verilmesi yeterliydi.

Film, kendisine verilen süreyi boşa harcamaya niyetli olmadığını filmde rol alan ve yapımında rol üstlenen kişi isimlerinin ekrana yansıtıldığı ilk saniyelerde bir uçak yolculuğu olacağına dair ipuçları vererek başlamıştı. Fakat filme geçişte başrol karakterini (Alex) uykusundan uyandıran rüzgârın filmdeki asıl başrol oyuncusu olduğunu anlamak için daha sert esmesini beklemek gerekecekti. Aynı dakikalarda Alex’in başucundaki dijital saatin 1:00 den bire uçuşun numarası olan 1:80 olmasıyla filmin ipucu ve teorilerin yanında tam bir detay fırtınası şeklinde geçeceğinin habercisiydi.
En etkili ipuçları uçağın düşeceği yönündeydi öyle ki havaalanındaki merkezi ses sisteminde dahi uçak kazasında hayatını kaybeden bir sanatçının parçası geliyordu kulaklara ve Alex bunu fark etmekte gecikmemişti, ölümün soğuk nefesi gibi hissettiği rüzgârın da etkisiyle bir şeylerin ters gideceğini iyiden iyiye hissetmeye ve hissettirmeye çoktan başlamıştı.
Uçağa binildiğinde filmden hala ipucu ve detay yağıyordu, ancak bunları yakalamak sağanak yağmurda damlaları yakalamak için avuç açmaya benzemişti. Ve tam bu anda filmin işleyiş altyapısını oturtan sahne geldi ekranlara; Bayan arkadaşlarının isteğini kırmayan Alex iki ön sıraya Tod’un yanına geçti ve önündeki ikram sehpasının vidası kırık olduğunu gördü, bu küçük gibi gözüken detay filmdeki en büyük teorinin dev kanıtı olacaktı bir süre sonra. Film, en dikkatli izleyiciye dahi meydan okuma sahnelerini arka arkaya göndermeye başlamıştı kahramanların uçaktaki oturuş şekilleri gösterilip duruyordu fakat buna uçağın içi sahnesi olan hangi filmde dikkat ediliyordu ki?
Uçağın havalanması ile birlikte beklenen felaket sahnesi de şovuna başladı örneklerinden farklı olarak oturduğu koltuklarıyla beraber uçaktan düşen Paris yolcuları göründü ve büyük bir patlama gerçekleşti. Filmin ilk çeyreği final sahnesi gibiydi fakat bir anda bayan arkadaşlarının Alex’ten yerini istemeleri sahnesine geri dönüldü. Bu noktaya dahi çok dikkat edilmesi gerektiğini daha sonra uygulamalı olarak göstermeye hazırlanıyordu film ve ayrıca meydan okumasını “beni bir kere izlemeniz yeterli olmayacak tarzıyla” ikiye katladı.
Buraya kadar toplanan ipuçları ve detayların teoriye dönüşme vakti gelmişti Alex’in yerinden fırlayıp Tod’un yanındaki ikram sehpasının vidasını kontrol etmesi ve kırık çıkmasıyla beraber “Bu Uçak Düşecek” diye bağırması bir oldu.
Uçak yolculuğu yapacak olan herkesin aklından bile geçirmek istemediği fakat düşünmeden de edemediği bu düşünceyi uçağın içinde bağırarak tekrarlamanın uluslar arası kurallarda cezası uçaktan indirilmekti fakat değişik şekillerde uçaktan inmek zorunda kalan diğer karakterlerinde hayatının değişeceği yine düşünülmüyordu. Yolcu + Mürettebat sayısı 294 olması gereken Uçuş 180 den 7 kişi kalkıştan hemen önce inmişti bu 7 kişiden bazıları kendi isteğiyle bazıları değişik faktörlerden dolayı inmek zorunda kalmıştı ve bu faktörler dahi filmi izleyenler için ilerleyen dakikalarda bir sürpriz olarak bekliyordu. Bekleme salonuna geçildiğinde Alex’e diğer karakterler sinirin ağır bastığı değişik duygularla bakıyorlardı, fakat bu bakışların ortasında uçak büyük bir patlamayla infilak edip bekleme salonun camları patlayınca tüm duygular birbirine girmişti. Bu noktada izleyicinin kendini uçaktan inenlerin yerine koymaması imkânsızdı. Bu durumda ne düşünülmesi ve nasıl hareket edilmesi gerekirdi? Bir yanda tüm arkadaşları parçalanan uçakla yere doğru düşerken diğer yandan o uçaktan inmiş olmanın mutluluğu yaşanabilir miydi?
Soru işaretleri çoğalmadan içeri fbi ajanları girdi onlarında kendilerine göre teorileri olduğu açıktı ve sorgulama sahneleri başladı. İlk sorgulanan Alex’ti  ve bir numaralı şüpheli olduğu gibi uçağın düşmesinden sorumlu tutuluyordu fakat kendiside 6 kişinin hayatını kurtardığını düşünüyordu uçak düşmeden birkaç dakika önce Carter’la  kavga ettiğinde ona keşke sende uçakta olsaydın demişti. Polisler bunu ona yönelttiğinde olacağını sanmıyordum dedi ve o zaman neden indin gibi tokat türü bir soruyla karşılık alıyordu. Diğer tüm sorgulananlar uçaktan inişlerine sebep olan kişileri düşünmekten başka bir cevap veremiyordu. Filmin henüz nasıl şekilleneceği hala belli değildi ki önce Tod ve hemen arkasından Terry esrarengiz bir biçimde öldü fakat bu sahneler en ince ayrıntısına kadar izleyiciye sunuluyordu, filmin konusu ancak Alex’in haberleri izlerken uçağın düşüş sebebine dair krokiyi görmesi ve uçaktaki oturuluş sırasını üst üste koyması ile anlaşılabildi. Ve Alex’ten ikinci büyük teori geldi; ölümün bir tasarımı vardı ve o bu tasarımı bozmuştu fakat tasarım yarım bıraktığı işi bitirmekte kararlıydı.(Tam bu noktada baştaki hikaye ye tekrar dikkatinizi çekmek istiyorum…) Alex sırada kimin olduğunu biliyordu fakat bundan başka elinden ne gelebileceğini bilemiyordu, izleyici bundan sonra bir aksiyon fırtınası bekliyordu ölüm sınır tanımaksızın tasarımını bozan 7 kişiyi ortadan kaldıracaktı. Sıra atlama olayı ve Carter’ın teorisi olan kendi kendini öldürme fikrinin suya düşmesi pek etkili olamasa da bu sahneler oldukça detaylı bir şekilde tasarlandı ve müthiş bir göz zevki sundu. Tüm ölümlerden önce ölümün soğuk nefesinin rüzgar etkisi de güzel bir detaydı. Alex’in final sahnesine yaklaşırken sırayı karıştırması ve olayı uykusunda gördüğünü aslında koltuk değiştirmediğini hatırlamasıyla sıranın Clear’da olduğunu anlaması hafızaları zorlamakla birlikte ayrı bir renk katıyordu filme. 
Film bu noktaya gelene kadar kendisine çok geniş kapsamlı bir konu ve seri olma şansı yarattı, kendisine gereken sadece insanların toplu olarak hareket ettiği mekânlar seçmek ve tasarımı uygulamaktı. Tabi ki bu filmi onlardan ayıran özelliği ilk olması sebebiyle konunun bu kadar ipucuna rağmen kolay kolay anlaşılamaması olacaktı. Fakat bu teorinin üzerine çekilecek ikinci bir filminde çok enteresan olacağı kesindi, zaten filmin sonu buna kapıyı ardına kadar açarak Clear’ı hayatta bırakıyordu.
Sonuç olarak başladığı andan itibaren gözlerin bir dakika bile olsun başka tarafa bakamamasını sağlayan göz kırpış anında dahi bir detayın kaçabileceği kritiği yazılırken filmin ilk 20 dakikasını olduğu gibi yazdırmak zorunda bırakan müthiş bir yapım Son Durak..

Murat SÜNTER
27 Ağustos 2007

20 kişi eklemiş
Yorumlar (7)
Kritiğe Yorum Yaz
alpgonzales Kullanıcısının Avatarı
yorumu oylayın:(0) kişi
Çevrimdışıalpgonzales, söylemiş
Yorum Puanı: oylanmamış, Tarih: 17.06.2008 20:54
helal olsun sana hocam oturup yazmışsın falan çok hoşuma gitti bir sinema sever olarak aslında sadece bu açıdanda bakmamak lazım ama neyse,kendine iyi bak
Bu yoruma cevap verilmemiş - Cevap ver
diablocazador Kullanıcısının Avatarı
yorumu oylayın:(3) kişi
Çevrimdışıdiablocazador, söylemiş
Yorum Puanı: 4.00, Tarih: 25.09.2007 23:33
zekice planlanan cinayet ve ölümlerin oldugu her film ilgi çeker bu film de bu konuda bi efsane...
Bu yoruma cevap verilmemiş - Cevap ver
chavo Kullanıcısının Avatarı
yorumu oylayın:(7) kişi
Çevrimdışıchavo, söylemiş
Yorum Puanı: 4.43, Tarih: 11.09.2007 10:40
son durak sinema tarihinde deil ama dediğin gibi eleştirmenler ve seyirci gözünde kült haline gelmiştir ama sadece ilk filmi...zaten kült film demek yeni bir konuyu yepyeni yöntemlerle seyirciye sunmak ve onu memnun etmektir...son durak bnu gayet iyi başarıyor ve böyl bir konu bildiğim kadarıyla daha önce hiçbir filmde yoktu...bu yazı için murat sünter'i gerçekten tebrik etmek gerekir..keyifle okuduğum bir yazıydı...filmde kesfedemediğim birkaç detayı hatırlamamı sağladı..ilk işim bu aksam gidip izlemek olacak...ama filmi izlemeyenler için sakıncalı olabilir..
Bu yoruma cevap verilmemiş - Cevap ver
morkelebek Kullanıcısının Avatarı
yorumu oylayın:(6) kişi
Çevrimdışımorkelebek, söylemiş
Yorum Puanı: 4.33, Tarih: 01.09.2007 20:09
ya herkes yani eleştirmenler çığlık ve son durak serisi için oldukça kült diyo çığlık konusunda katılıyorum ama son durak konusunda katılmıyorum acıkcası ben heyecanlanarak izledim ve beğendim kritiği de çok hoş olmus tebrikler
Bu yoruma cevap verilmemiş - Cevap ver
truth Kullanıcısının Avatarı
yorumu oylayın:(4) kişi
Çevrimdışıtruth, söylemiş
Yorum Puanı: 4.00, Tarih: 31.08.2007 13:28
filmi sadece banyodaki boğulma sahnesine kadar izlemiştim.utanarak söylüyorum çok korkmuştum.fikrine sağlık yazın güzel olmuş.korkumu yenebilirsem izlemeye çalışacağım.
Bu yoruma cevap verilmemiş - Cevap ver
mustafasenyaz Kullanıcısının Avatarı
yorumu oylayın:(7) kişi
Çevrimdışımustafasenyaz, söylemiş
Yorum Puanı: 4.43, Tarih: 31.08.2007 08:52
biri bana dur bu uçacak düşecek, arabanı park et hissediyorum çok feci bir kaza olacak dese, hiç düşünmeden dinlerim. ve deli muamelesi yapmam herhalde. aklıma birden bu durumda nasıl davranırdım sorusu geldi ilk cümlelerini okurken. güzel kritik olmuş, emeğine sağlık.
Bu yoruma cevap verilmemiş - Cevap ver
NakloV Kullanıcısının Avatarı
yorumu oylayın:(10) kişi
ÇevrimdışıNakloV, söylemiş
Yorum Puanı: 4.50, Tarih: 29.08.2007 17:57
kritik için teşekkürler.filmin özetini ayrıntılı bir şekilde belirtmişsiniz.bu durum filmi henüz izlemeyenler için pek iyi olmasa da:) izleyenler için filmi ayrıntılı olarak hatırlamalarına yardımcı oluyor.son durak filmi özellikle de 1.si benim de beğendiğim filmlerden birisidir.izlerken hiç sıkmayan bir konusu vardır.hala izlemeyen arkadaşlar varsa izlemelerini tavsiye ediyorum pişman olmayacaklardır.
Bu yoruma cevap verilmemiş - Cevap ver