Karanlığın Kapatamadığı Huzursuzluk: Midsommar Eleştirisi

24.07.2019 11:56

26 Temmuz 2019 vizyon tarihli Midsommar (Ritüel), ilk uzun metraj çalışması Hereditary ile adını sinemaseverlere ezberleten Ari Aster’ın son filmi. Filmde Dani ve Christian çiftinin çıktığı bir yolculuk ile şekillenen bir hikayeye ortak oluyoruz. İlişkileri aslında çok da iyi gitmeyen bu çift, Dani’nin Christian’ın arkadaşları ile çıktığı bir yolculuğa ‘’kendi kendisini davet etmesi’’ ile birlikte kendisini İsveç’te küçük bir köyde bulur. Dani zor bir dönemden geçmektedir ve grup ile birlikte tatile çıkması ona iyi gelecektir… Köyde sadece doksan yılda bir kere gerçekleşen bir yaz festivaline katılan grup, ilk başta atmosferden ve festivalden çok etkilenir. Ancak bu seremoninin herkes ile paylaşılmayan bir tarafı vardır ve masmavi gökyüzü altında bu eğlenceli kutlamanın rahatsız edici tarafı açığa çıkmaya başlar…

 

Hereditary filmi, son yıllarda korku sinemasında psikoljik öğeleri en başarılı biçimde kullanan yapımlardan bir tanesiydi. M. Knight Shyamalan’ın 2016 yapımı Split gibi başka filmlerde de psikolojik rahatsızlıklar gerilim ve korku öğeleriyle harmanlanmıştı ancak Aster’ın yorumu diğerlerine göre daha inandırıcı ve samimi gözüküyor. Midsommar, ana karakter Dani’nin rahatsızlığı ile bizi karşı karşıya bıraksa da aslında bu durumun hikayede ne kadar önemli bir rol oynadığını Dani’nin hikayesi tamamlanana (ve film bitene) kadar tamamen anlayamıyoruz. Bu haliyle Aster bu temayı işlemekte ve hikayeyi fazla belli etmeden bu temanın etrafında şekillendirmekte iyi bir iş çıkarmış. 

 

Filmdeki karakterler aslında çok da kendine has özellikler barındırıyor gibi gözükmüyorlar ancak ana karakterler Dani ve Christian’ın ilişkisi ve sorunları izleyiciye güçlü ve özgün bir başlangıç noktası sağlıyor. Yan karakterler için ise aynı şeyi söylemek pek de mümkün değil, açıkçası Aster onlar için böyle bir çaba göstermiş mi onu da bilemiyoruz. Christian’ın arkadaş grubu tipik bir erkek bölüğü olarak sunuluyor. Bunun yanı sıra İsveç’teki köyün sakinlerinin alışılmadık ve rahatsız edici davranışlarının nedeni ve karakter motivasyonları üzerinde de fazla durulmuyor. Bunun ne kadar istemli bir karar olduğu tabi ki tartışmaya açık bir konu.

 

Midsommar, özgün hikayesini yine kendine has bir biçimde işliyor ve filmi beğenip beğenmeyeceğiniz de aslında bu işleyiş tarzı ile ne kadar barışık olduğunuza bağlı. İsveç’teki küçük köye gidildikten sonra tanıştığımız folklorik öğelerle tanımlanan dünya ile ilgili ise fazla detaya girilmemiş. Yani her karakterin motivasyonunu anlatmak ya da bütün ritüellerin nedenini açıklamak yönetmenin ilgilendiği bir şey değil. Bununla birlikte hikaye ana karakterler Dani ve Christian’ın ruh halleri ve yaşadıkları üzerinden işleniyor ve aslında bu çiftin ayrılıkları üzerinden ahlaki soruları ele alıyor. Filmin görüntü yönetmenliği ise gerçekten üst düzey, öyle ki yabancı basında Ari Aster için ‘’yeni Kubrick’’ benzetmesi yapanlar bile var. Kamera kullanımı ve görüntü yönetmenliği açısından gerçekten yenilikçi bir yapım Midsommar. Hipnotik ve vahşi sahneler ile olayların gelişimini izlerken bir yandan da - farklı açılardan - psikolojik ağırlığı yüksek, zor bir ilişki hikayesine ortak oluyoruz ve tam da bu durum hoşunuza gidecek gibi gelmiyorsa Midsommar’a gitmeden önce bir kere daha düşünmeniz gerekebilir.  

 

---------------Uyarı: Eleştirinin bu kısmı Midsommar filmi ile ilgili sürpriz bozan detaylar (SPOILER) içerir.----------

 

Filmin başlangıcında Dani ve Christian’ın ilişkisine göz atıyoruz ve Dani’nin kırılgan psikolojisinin Christian için ilişkiyi zor bir hale getirdiğine şahit oluyoruz. Christian’ın arkadaş grubu Dani ile ayrılması gerektiğini söylüyor ancak Dani ailesini kaybetmenin trajedisi ile baş başa kalınca Christian onu da yanlarına almaları gerektiğini düşünüyor. Burada aslında Christian Dani’ye karşı ‘’cani’’ bir tutum sergilemiyor ancak onu bir ‘’fazlalık’’ olarak görüyor, Dani bu noktada Christian’ın hayatını zorlaştıran bir etmene dönüşüyor. Bu düşünce ve duygular aslında Dani’nin birlikte yolculuk ettiği arkadaş grubunun tamamına ait. Ancak İsveç’e geldikten sonra Dani, ritüelleri gerçekleştiren topluluğun içine çekiliyor ve esas çatışma bu ritüellerden kaçabilmek ya da kaçamamak üzerine değil, Dani’nin bu topluluğa katılıp katılmaması üzerine kuruluyor. Bir anda ‘’fazlalık’’ olan Dani, grubun geri kalanının ‘’değersiz’’ olarak tanımlandığı bir ortama dahil olabilmenin olasılığını tartmaya başlıyor. Filmin en özgün yanı aslında ilişkiler ve ortam ile şart değişikliği üzerinden herkesin aklına gelebilecek ahlaki sorunları işlemesi.

 

------------------------------------------------------SPOILER SONU-----------------------------------------------------  

 

Midsommar, beğenin ya da beğenmeyin izledikten sonra daha önce izlediğiniz korku-gerilim filmlerinden farklı bir şey syrettiğiniz duygusunu size yaşatacak bir yapım. Ancak vahşi ritüeller ve karakter psikolojisi üzerinden şekillenen gerilim hikayeleri ilginizi çekmiyorsa ya da nefesinizi tutup ‘’acaba kurtulacaklar mı?’’ sorusu ile izleyeceğiniz bir yapım arıyorsanız Midsommar sizin için doğru film olmayabilir. Midsommar, Ari Aster’ın çektiği ikinci uzun metraj olsa da yönetmenin tarzı artık net bir biçimde tanımlanmış diyebiliriz. Kalıpların dışında bir gerilim filmi arıyorsanız ve bir karakterin geçirdiği değişimler üzerinden ilerleyen bir hikaye kulağınıza güzel geliyorsa Midsommar’a bir şans vermenizi öneririz. Bunun yanı sıra folklor öğelerinin gerilim filmlerinde kullanımı hoşunuza gidiyor ve bunu başarılı bir biçimde gerçekleştiren başka bir yapım arıyorsanın 1973 yapımı ‘’The Wicker Man’’ sizi mutlu edebilecek bir yapım.