Karlovy Vary Film Festivali’nde bir araya gelen ünlü yapımcılar Mollye Asher ve Greg Shapiro, sektörün geleceğine dair iyimser öngörülerini paylaştı. Harold & Kumar serisinin dördüncü filminin yolda olduğunu müjdeleyen Shapiro, genç nesil sinemacıların sektörü canlandıracağına inandığını belirtti.
Karlovy Vary Uluslararası Film Festivali’nin (KVIFF) 60. edisyonu kapsamında düzenlenen KVIFF Endüstri Günleri, Nomadland yapımcısı Mollye Asher ve A House of Dynamite yapımcısı Greg Shapiro’nun "planlı bir portföy oluşturma sanatı" üzerine gerçekleştirdiği söyleşiyle sona erdi. Greg Shapiro, kariyerindeki zıt projeler arasındaki benzerliklere değinerek dinleyicileri şaşırtan bir karşılaştırma yaptı. Harold & Kumar serisi ile Ölümcül Tuzak filmlerinin benzer zamanlarda vizyona girdiğini hatırlatan Shapiro, "Herkes şaşkınlık içinde, 'Nasıl olur da hem çok düşük seviyeli osuruk şakaları içeren bir keş komedisi olan Harold & Kumar’ı, hem de çok yüksek fikirli ve yoğun bir savaş filmi olan The Hurt Locker’ı yapabilirsin?' diye soruyordu" ifadesini kullandı. Kendi zihninde her iki yapımın da aslında benzer filmler olduğunu düşündüğünü belirten yapımcı, "Düşük seviyeli keş komedilerini de seviyorum, yüksek seviyeli savaş filmlerini de; benim için bu sadece sevdiğim bir şey üzerinde çalışmaktı" dedi.
Harold & kumar serisi geri dönüyor
Serinin hayranlarını heyecanlandıran bir gelişmeyi paylaşan Shapiro, dördüncü Harold & Kumar filminin senaryosunun şu an yazım aşamasında olduğunu açıkladı. "Herkes geri dönüyor, umarım yakında çekimlere başlarız" diyen yapımcı, geçmişte oyuncu seçimlerinde stüdyolarla yaşanan perde arkası mücadelelere de değindi. Bazı yönetmenlerin istemediği oyuncuların filme dahil edildiğini ve bu kişilerin bazen harika sürprizlere dönüştüğünü anlatan Shapiro, "Filmler bir tavizler dizisidir. Çoğu zaman en heyecan verici şeyler bir tavizden doğar" değerlendirmesinde bulundu. Bazen bir sosyal medya yıldızının oyuncu kadrosuna dahil edilmesinin yönetmen vizyonuna aykırı olsa bile izleyiciler tarafından çok sevilebildiğini belirten Shapiro, bazen stüdyonun haklı çıkabildiğini ancak genellikle film yapımcılarının haklı olduğunu sözlerine ekledi.
Genç neslin sinema ekosistemine etkisi
Arka Odalar ve Obsesyon gibi yapımların son dönemdeki başarısının iyimserliğini artırdığını ifade eden Shapiro, Z kuşağının yine Z kuşağı için film yapmasının gençleri sinema salonlarına geri döndürebileceğine inanıyor. Bu durumun sağlıklı bir ekosistem yarattığını düşünen yapımcı, işlerin gidişatı konusunda kendisini "garip bir şekilde olumlu" hissettiğini vurguladı. Sektördeki yapımcı sesinin önemine dikkat çeken Mollye Asher ise tür ne olursa olsun yönetmen odaklı projelere odaklandığını ve özgün seslerin her türlü mülahazanın üzerinde olduğunu belirtti. Kariyerinin başlarında Nick Nolte’nin asistanlığını yapan Shapiro, bu dönemi kendi "film okulu" olarak nitelendirirken, Nolte’nin "oyuncunun yönetmene hizmet etmesi" yaklaşımının kendisine çok şey kattığını paylaştı.
Yapay zekanın gelecekteki rolü
Yönetmen Chloé Zhao ile Nomadland filmindeki iş birliğine değinen Asher, Zhao’nun ne istediğini bilen ancak gerektiğinde esneklik gösterebilen yapısını övdü. Nomadland için beklediklerinden daha büyük olan 5 milyon dolarlık bütçeyi yönetirken zorlandıklarını ve bütçenin altında kalarak çalışanlara çok iyi ödemeler yaptıklarını hatırlatan Asher, yapay zekâ teknolojisi hakkındaki görüşlerini de paylaştı. Yapay zekanın geleceğini ve onu kullanacağını belirten Asher, "Ben sadece iyi filmler yapmak istiyorum. Genç sinemacılar konusunda çok heyecanlıyım. Eğer bir devrime ihtiyacımız varsa, o devrim oradan gelecek" dedi. Shapiro da yapay zekâ şirketleriyle çalıştığını ancak teknolojinin insan faktörünü asla tamamen ortadan kaldıramayacağı sonucuna vardığını, denklemin insan katmanının her zaman kalıcı olacağını ifade etti.
Yorumlar (0)