Arthur C. Clarke'ın klasikleşmiş bilimkurgu eseri Childhood's End, insanlığın kozmik evrimini ve uzaylı bir türün rehberliğinde şekillenen geleceğini konu alıyor. Syfy kanalının 2015 yılında üç bölümlük bir minidizi olarak ekrana taşıdığı yapım, orijinal metnin temel taşlarını modern bir anlatımla izleyiciye sunarken eleştirmenler arasında farklı görüşlerin oluşmasına neden oluyor.
Arthur C. Clarke'ın 1953 tarihli "Childhood's End" (Çocukluğun Sonu) romanı, bilimkurgu türünün bugüne kadar ürettiği en nitelikli eserlerden biri olarak kabul ediliyor. Kitap, insanlığın evrenin enginliğinde daha büyük bir rol oynamaya yazgılı olduğu ve bu yolda özel bir uzaylı bakıcı türü tarafından yönlendirileceği bir gelecek öngörüyor. Yakın bir gelecekte, insanların roket teknolojisiyle agresif bir şekilde ilgilenmeye başladığı bir dönemde başlayan hikaye, "Overlords" (Hükümdarlar) adı verilen bir türün dünyanın büyük şehirleri üzerinde aniden belirmesini konu alıyor. Kendi uzay araçlarından yaptıkları duyuruyla, insanların kendilerini yok etme noktasına geldiğini belirten bu canlılar, dünya altyapısının kontrolünü ele alacaklarını bildiriyorlar. Hükümdarlar, insanlık 50 yıl boyunca barış ve ön yargısız bir uyum içinde yaşamadan kendilerini fiziksel olarak göstermeyi reddediyor.
İnsanlığın evrimi ve hükümdarların gerçek yüzü
Clarke, Hükümdarların görünüşünü nihayet açıkladığında, insanlığın neden 50 yıllık bir hazırlık sürecine ve yargısız bir tutuma ihtiyaç duyduğu netleşiyor; çünkü bu varlıklar esasen kanatlı iblislere benziyorlar. Hükümdarlar, insanlığı barış ve refahın hâkim olduğu yeni bir altın çağa doğru iterek çalışmalarını sürdürüyor ve bir anlamda insanları "Star Trek" evreninde görülen ütopyayı yaşamaya zorluyorlar. Hükümdarların sinsi bir niyetle hareket ettiği düşünülebilse de durum çok daha karmaşık bir yapı sergiliyor. Dünyayı fethetmek veya insanları tüketmek gibi bir amaç gütmeyen bu varlıklar, aslında insanların psişik, insan dışı bir türe evrilmesini sağlamak için orada bulunuyorlar. İnsanlığın sonunu getiriyor olsalar da bu durum, insanların artık dahil edildiği devasa ve kapsayıcı bir kozmik zekaya hizmet etmelerinden kaynaklanıyor; böylece insanlığın çocukluk dönemi sona eriyor.
Minidizi uyarlaması ve oyuncu kadrosu
Syfy kanalı, 2015 yılında bu romanın üç bölümden oluşan dört saatlik bir minidizisini yayınlayarak orijinal metne sadık bir uyarlama ortaya koyuyor. Kitabın "yakın gelecek" zaman dilimini güncelleyen dizi, bunun dışındaki unsurları büyük ölçüde koruyor. Yapımda, Dünya Gözetmeni olarak seçilen Karellen karakterini Charles Dance canlandırırken, Hükümdarlar tarafından insanlığın temsilcisi olarak seçilen çiftçi Ricky rolünde Mike Vogel yer alıyor. Hükümdarların iyilikseverliğini gösteren bir şekilde öldürülüp yeniden diriltilen Milo karakterine Osy Ikhile hayat veriyor. Yael Stone, uzaylıların yeni mesihlere dönüşmesinin kurumsal Hristiyanlık için ne anlama geldiğini sorgulayan ve Hükümdarların tanrısal planlarından ruhsal olarak sarsılan bir kadını oynuyor. "Star Trek: Deep Space Nine" dizisinden tanınan Colm Meaney ilk bölümde kısa bir süre görünürken, ikinci bölümde Julian McMahon kadroya dahil oluyor.
Eleştirmenlerin yapım hakkındaki farklı görüşleri
Romanın okurları, hikayedeki insan karakterlerin olayların akışını değiştiremeyen birer figür olduğunu biliyor; çünkü bu karakterler yalnızca Hükümdarların planlarına tanıklık etmek zorunda kalıyorlar. Minidizinin sonu, insanlık için hem çok iyi hem de çok kötü sonuçlar doğuran bir finalle izleyiciyi karşılıyor. Bir tür olarak çok şey kazanılsa da mevcut benliklerin alışılmış özerklikten ve statükodan vazgeçmesi zorlayıcı bir süreç olarak sunuluyor. Bazı insanlar Hükümdarların etkisinden kaçmaya çalışsa da sonunda herkesin büyümesi gerektiği mesajı veriliyor. Eleştirmenlerin diziye yönelik tepkileri ise farklılık gösteriyor; Den of Geek yazarı John Saavedra özel efektleri ve Syfy'ın böyle prestijli bir işi başarmasını överken, tempo sorunlarına dikkat çekiyor. RogerEbert.com yazarı Brian Tallerico ise uyarlamayı Clarke'ın temalarını "cansız bir şekilde işlemekle" eleştirerek dizinin gerekli dramatik aciliyetten yoksun olduğunu belirtiyor. Buna rağmen yapım, Syfy'ın geçmişteki düşük bütçeli yaratık filmleri imajından sıyrılıp gerçek bilimkurguya yönelmesi açısından önemli bir adım olarak görülüyor.
Yorumlar (0)