Anne Hathaway, Yıldızlararası sonrasında Christopher Nolan'ın yeni projelerinde yer almama nedenini sorguladığını açıkladı. Ünlü oyuncu, yönetmenle yeniden bir araya geldiği The Odyssey filmi öncesinde yaşadığı tereddütleri ve set deneyimlerini paylaştı.
Anne Hathaway, Pazartesi günü katıldığı "Late Night With Seth Meyers" programında, 2014 yapımı "Interstellar" filminden sonra Christopher Nolan tarafından yönetilen üç filmde kadroya dahil edilmemesinin kendisinde kısa süreli bir endişe yarattığını itiraf etti. Oscar ödüllü "Oppenheimer" yönetmeniyle iş birliği 2012 yılında "Kara Şövalye Yükseliyor" ile başlayan Hathaway, bu süreçteki çalışma ilişkisine dair samimi açıklamalarda bulundu.
Yönetmenle ilk iş birlikleri ve araya giren süreç
"Çok şanslıydım çünkü 'The Dark Knight Rises'ı 20’li yaşlarımın sonundayken çektim ve sonra biliyorsunuz, o filmde olduğuma hala inanamadığım 'Interstellar'ı yaptık. O filmi çok seviyorum, çok güzel." diyen Hathaway, Nolan ile geçirdiği ilk yılları büyük bir şans olarak nitelendirdi. "Interstellar" sonrasında Christopher Nolan; "Dunkirk", "Tenet" ve "Oppenheimer" filmlerini Hathaway kadroda yer almadan yönetti; oyuncu ise bu durumu esprili bir şekilde fazla düşündüğünü dile getirdi.
Uzun süren sessizlik ve yeniden gelen telefon
"Ve sonra benim içinde olmadığım bir sürü film çekti. Ben de 'Umarım uzaydayken yanlış bir şey söylememişimdir' diye düşündüm. Ama birbirimizi görüyorduk, her şey yolundaydı ve sonra evet, o telefonu aldım. Geri dönmem için arandım." sözleriyle Hathaway, yönetmenle arasındaki bağın kopmadığını belirtti. Seth Meyers ise Nolan’ın ünü ve kendisiyle çalışma talebinin yoğunluğu göz önüne alındığında, aynı oyuncularla tekrar çalışmasının tatmin edici bir durum olduğunu ifade etti.
The Odyssey ve setteki duygusal bağ
Hathaway, Cuma günü vizyona girecek olan ve Penelope karakterini canlandırdığı "The Odyssey" filminde Matt Damon ve Tom Holland ile başrolleri paylaşıyor. Üçüncü çocuğuna hamile olan oyuncu, setteki atmosfere dair, "Onun setinde olmak harika bir deneyim çünkü kendisi ne kadar zeki ve o zihin ne kadar muazzam ise kalbi de bir o kadar güçlü. Özellikle 'The Odyssey'de filmi zihniyle inşa ettiğini ve oradayken kalbiyle yönettiğini hissettim. Bu tek kelimeyle muhteşemdi." ifadelerini kullandı.
Yorumlar (0)