Lanterns dizisi geleneksel süper kahraman kalıplarını yıkarak izleyiciyi gerçekçi bir cinayet gizeminin tam merkezine çekmeyi hedefliyor. DC Evreni'nin yeni yapımı olan dizi, Green Lantern efsanesini kırsal bir atmosferde geçen karanlık ve sürükleyici bir polisiye hikayesine dönüştürüyor.

Lanterns dizisinin yürütücü yapımcısı ve ortak yaratıcısı Chris Mundy, yapımın temel amacının izleyicinin bir süper kahraman dizisi izlediğini unutacak kadar hikayeye odaklanmasını sağlamak olduğunu belirtiyor. Yapımın tonunu belirlerken yönetmen James Hawes ile yaptıkları görüşmelere değinen Mundy, fantastik unsurların gerçek dünyada nasıl bir karşılık bulacağı üzerine titizlikle çalıştıklarını ifade ediyor.

Yapımın gerçekçi atmosferi

Dizinin yaratıcı ekibi, uçma gibi süper kahraman elementlerinin dünyayla ve çevredeki insanlarla olan ilişkisini sorgulayarak her detayın "gerçekmiş gibi" hissettirmesini amaçlıyor. Chris Mundy, yönetmen James Hawes ile yaptığı ilk görüşmede uçma sahnelerinin nasıl çekileceğinin projenin gidişatı açısından belirleyici bir unsur olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullanıyor: "Bu tamamen bir goldü. James Hawes ile yönetmenlik hakkında ilk konuştuğumda Londra'daydı, bu yüzden Zoom üzerinden görüştük ve hepimiz bunu yapmak istediğimiz tarzda uyuşmuş gibiydik. Söylediği ilk şeylerden biri, 'Uçma meselesini konuşmalıyız' oldu. 'Uçmanın nasıl olacağına bağlı olarak bunu yönetip yönetmeyeceğimi bilmiyorum, anlıyor musun?' dedi. Biz de her şeyin dünyanın bir parçasıymış gibi hissettirmesini istedik. Tamam, eğer bu gerçekten oluyorsa, nasıl işler? Yerle ve etrafındaki insanlarla ilişkisi nedir?"

Hikayenin karanlık tonu ve oyuncu kadrosu

True Detective tarzında bir gizem gerilimi olarak tanımlanan dizi, Green Lantern Hal Jordan rolünde Kyle Chandler ve öğrencisi John Stewart rolünde Aaron Pierre'i bir araya getiriyor. Karakterlerin Nebraska'nın kırsal Rushville kasabasında dünya dışı bir gizemi çözmeye çalıştığı yapım, DC Evreni'nde şimdiye kadar görülen işlerden ton olarak ayrışıyor. Daha karanlık temaları ve şiddet unsurlarını ön plana çıkarmaktan çekinmeyen dizi, Green Lantern yüzüğünün bir iPhone gibi şarj edilmesi gerektiği sahnelerle süper kahraman öğelerini gündelik hayatın bir parçası haline getiriyor. Marvel dünyasında görülen kostümlü hayranların aksine, Lanterns evrenindeki vatandaşlar Hal Jordan'ın Dünya'nın "koruyucusu" olmasına pek aldırış etmiyor ve bir gizemi çözme konusunda yerel bir polisin neden aynı derecede iyi iş çıkaramayacağını sorguluyor.

Yaratım sürecindeki titiz detaylar

Fantastik bir unsuru gerçek bir hikaye anlatmak için kullanmanın zorluklarına dikkat çeken Chris Mundy, dünyayı hipergerçekçi kılmak yerine doğal hissettirmek için yoğun bir mesai harcadıklarını belirtiyor. Mundy, projenin mutfağındaki süreci şu sözlerle anlatıyor: "Eğer fantastik bir elementi olan bir şey yapacaksanız ama gerçek bir hikaye anlatmaya çalışıyorsanız, bu durum 'Eğer gerçekten var olsaydı aslı neye benzerdi?' sorusuna dönüşüyor. Hipergerçekçi olmak yerine, anlıyor musunuz? Yani her şey çok bilinçliydi. Demek istediğim, dünyanın her küçük detayı, görünüşü, hissi ve dokusu hakkında hayal bile edemeyeceğiniz kadar çok toplantı yaptık." Başrollerini Kyle Chandler ve Aaron Pierre'in paylaştığı Lanterns dizisi, şu anda HBO Max platformu üzerinden izlenebiliyor.

Yorumlar (0)

avatar