Diego Luna Saraybosna Film Festivali’nde kariyerine ve yeni yönetmenlik projesine dair önemli açıklamalarda bulundu. Meksikalı sanatçı hem "Andor" dizisiyle kazandığı küresel başarıyı hem de göçmenlik konusuna odaklanan yeni filmi "Ashes" ile sinematik yolculuğunu paylaştı.
Meksikalı oyuncu, yönetmen ve yapımcı Diego Luna, dördüncü yönetmenlik denemesi olan "Ashes" filminin açık hava gösterimi ve düzenlediği ustalık sınıfı programı arasında Saraybosna Film Festivali’nde izleyicilerle buluştu. Alfonso Cuarón imzalı "Y Tu Mama Tambien" ile çıkış yaptıktan sonra Steven Spielberg, Harmony Korine ve Gus Van Sant gibi isimlerle çalışan Luna, Bosna Hersek'in başkentini ilk kez ziyaret ederken bu tür festivalleri sinemayı farklı bağlamlara sahip insanların perspektifinden görmek için büyük bir fırsat olarak nitelendirdi.
Bosna ve Meksika izleyicileri arasındaki benzerlikler
Bosna ve Meksika izleyicileri arasında belirgin benzerlikler olduğunu ifade eden Luna, Disney+ platformunda yayınlanan "Star Wars" yan dizisi "Andor"daki başrolüyle yerel hayran kitlesinden yoğun ilgi gördü. Sanatçı, festival kapsamında bu yıl onur ödülü niteliğindeki "Saraybosna’nın Kalbi" ödülünü alan isimlerden biri oldu. Yönetmenlik koltuğuna geçme kararını baba olmasına bağlayan Luna, kendi hikayelerini anlatma isteğini şu sözlerle dile getirdi: "Bir oyuncu olarak her zaman başkasının bakış açısı için oradasınız, ancak baba olduğumda bu yolculuk üzerine ve kendi oğulluk deneyimim üzerine düşünmek istemeye başladım."
Göçmenlik teması ve toplumsal farkındalık
Dünya prömiyerini bu yılın başlarında Cannes Film Festivali’nde yapan ve Brenda Navarro’nun romanından uyarlanan "Ashes", annesinin Madrid’e kaçmasından sekiz yıl sonra İspanya’da yeni bir hayata başlayan Anna Diaz’ın canlandırdığı genç bir Meksikalı kadının hikayesini odağına alıyor. Luna, "Göçmenler hakkında konuştuğumuzda, onların geride bıraktıkları hakkında düşünmüyoruz" diyerek konunun insani boyutuna dikkat çekti.
Kayıtsızlık ve toplumsal adalet üzerine düşünceler
Yapımın göçmenlerin omuzlarında taşıdıkları yüklerle ilgili olduğunu vurgulayan Luna, vatandaşlar olarak genellikle dikkat etmedikleri unsurlara odaklanan bir film yapma gerekliliğini paylaşan bir ekiple çalışmaktan mutluluk duyduğunu belirtti. Luna, toplumsal meselelere yaklaşımını şu sözlerle tamamladı: "Dünya çok adaletsiz çünkü kayıtsız kalma eğilimindeyiz. Eğer herkesin yolculuğunun farkında olsaydık, burası yaşamak için çok daha güzel bir yer olurdu."
Yorumlar (0)