J.J. Abrams'ın gizem odaklı sinema anlayışı The great beyond ile geri dönüyor. Başrollerinde Glen Powell ve Jenna Ortega'nın yer aldığı yapım, yönetmenin kendine has tarzını bilim kurgu ve fantezi unsurlarıyla birleştiriyor.

Günümüz sinemasının en heyecan verici isimlerinden biri olarak kabul edilen J.J. Abrams, yeni projesiyle kariyerindeki riskli ancak dikkat çekici bir geleneği canlandırmaya hazırlanıyor. Alias ve Lost gibi kült dizilerle televizyon dünyasında adını duyuran yönetmen, kariyerinin erken safhalarında büyük bir potansiyel sergiledi. Sinema yolculuğuna Görevimiz Tehlike 3 ile başlayan Abrams, ardından Star Trek evrenini Kelvin zaman çizelgesiyle yeniden başlattı ve Star Wars: The Force Awakens ile bu devasa seriyi yeni bir nesle taşıdı.

Abrams sinemasının özgün kökenleri

Güçlü hikaye anlatıcılığına rağmen Abrams, kariyeri boyunca bugüne kadar yalnızca bir orijinal filme imza attı. Elle Fanning'in başrolünde yer aldığı Super 8, yönetmenin gençlik yıllarında Steven Spielberg için çalışmış olmasından gelen Amblin etkilerini taşıyan ve kişisel bir hikaye olarak öne çıkan başarılı bir yapımdı. Super 8'in hikaye yapısı, Abrams'ın en sevilen çalışmalarında sıkça başvurulan bir şablonu paylaşıyor olsa da bu yapıyı başarıyla sürdürmek yönetmen için yeni filminde bir risk unsuru barındırıyor.

The great beyond ve gizem kutusu konsepti

J.J. Abrams'ın yeni filmi The great beyond, 1 Ekim 2027 tarihinde izleyiciyle buluşacak. Hakkında çok az ayrıntı paylaşılan yapım, bilim kurgu ve fantezi türlerini harmanlayarak merak uyandırıcı bir atmosfer vaat ediyor. Glen Powell, Jenna Ortega ve Emma Mackey gibi isimlerin kadrosunda yer aldığı film, CinemaCon’da gerçekleştirilen ilk sunumunun ardından 2027 yılına ertelendi. Çalışma başlığı "Ghostwriter" olan ve bilim kurgu-fantezi olarak tanımlanan filmin, bilinen dünyanın sınırlarının ötesindeki başka bir dünyayı konu alacağı yönünde iddialar bulunuyor.

Tutarlılık ve izleyici beklentisi

Üretim ve senaryo aşaması büyük bir gizlilikle yürütülen The great beyond, Abrams'ın "gizem kutusu" olarak adlandırılan anlatım tarzına sadık kalıyor. Bu yöntemin en büyük zorluğu ise hikaye sonundaki büyük açıklamanın izleyiciyi tatmin etmeme olasılığı olarak görülüyor. Star Wars devam üçlemesinde Rey’in soyu gibi konuların tutarsız bir şekilde işlenmesi ve Lost dizisinin finaline yönelik eleştiriler, bu tarz hikayelerin sinemada uygulanmasının ne kadar güç olduğunu kanıtlıyor. The great beyond, tek bir filmden oluşması sayesinde bu beklentileri karşılama konusunda daha avantajlı bir konumda bulunuyor.

Yorumlar (0)

avatar