Avrupa televizyon sektöründe reklam gelirlerinin azalmasıyla içerik satışlarında sert düşüşler yaşanırken, Venedik Film Festivali'nde sergilenen yapımlar uzun süreli alkışlarla ödül sezonuna dair güçlü sinyaller veriyor. İngiltere'de yayıncıların harcamaları pandemi öncesi seviyelere gerilerken, uluslararası pazarda Fransız içeriklerine olan talebin son on yılın en düşük seviyesine inmesi sektördeki ekonomik daralmayı gözler önüne seriyor.

Uluslararası film ve televizyon dünyasındaki gelişmeleri aktaran Jesse Whittock, 11 Eylül kurbanlarının 25. yıl dönümünde anıldığı haftada Avrupa televizyon sektöründen gelen karamsar verileri paylaşıyor. Fransa'nın kültür kurumu CNC, içerik satışlarının son on yılın en düşük seviyesine gerilemesi üzerine acil bir sempozyum düzenleme kararı alırken, televizyon reklam gelirlerindeki düşüşün program bütçelerini ve dolayısıyla yurt dışı satışlarını doğrudan etkilediği görülüyor. Diğer ülkelerde dijital platform yatırımları bu kaybı kısmen telafi etse de Fransa'da benzer bir tablonun oluşmadığı rakamlara yansıyor.

Ekonomik veriler ve sektörel değişimler

Fransa'da 2025 yılı için uluslararası satışlar bir önceki yıla göre %21.6 oranında azalarak 164.2 milyon avroya gerilerken, ortak yapım yatırımları %18.7 düşüşle 87.7 milyon avro seviyesinde kalıyor. Birleşik Krallık cephesinde ise Pact tarafından açıklanan yıllık veriler, sektör gelirlerinin 3.8 milyar sterlin ile tarihin en yüksek ikinci seviyesine ulaştığını gösterse de bu başarının arkasında küresel dijital platformlara olan bağımlılığın arttığı gerçeği yatıyor. İngiliz yayıncıların harcamaları 2 milyar sterlinin altına inerek pandemi öncesi seviyelere gerilerken, Pact CEO'su Nigel Warner bu durumun küçük ve orta ölçekli bağımsız yapımcılar üzerinde baskı oluşturduğunu belirtiyor.

Venedik ve Toronto film festivalleri

Venedik Film Festivali'nde sanatsal direktör Alberto Barbera, Martin McDonagh imzalı "Vahşi At Dokuz" filmini ödül sezonunun favorileri arasında gösterirken, Lee Chang-dong’un "Possible Love" ve Robert Pattinson’ın başrolünde yer aldığı "Primetime" yapımlarının da dikkat çektiğini vurguluyor. Festivalde Yuval Abraham ve Rachel Szor'un "NAZA" adlı belgeseli 25 dakikalık bir alkışla rekor kırarken, Florian Zeller'in "Bunker" filmi 16 dakika boyunca ayakta alkışlanıyor. Alex Gibney'in Elon Musk hakkındaki belgeseli de izleyicilerden büyük ilgi görürken, etkinlik yarın düzenlenecek ödül töreniyle sona eriyor ve gözler Toronto Film Festivali'ne çevriliyor.

Haftanın öne çıkan kısa haberleri

İspanyol yazar Mercedes Ron, Amazon MGM Studios ile yaptığı anlaşma kapsamında on adet kitabının filme dönüştürüleceğini duyururken, İngiltere'de Henry Mountbatten-Windsor ve Meghan Markle ile kraliyet ailesi arasında yeni bir gerginlik yaşanıyor. Netflix, Toronto'daki dünya prömiyeri öncesinde Avustralya yapımı "2.6 Seconds: Death in the Outback" belgeselinin küresel haklarını satın alırken, BBC Studios Fiction ise Sarah Waters'ın bugüne kadar uyarlanmamış tek romanı olan "The Paying Guests" üzerine çalışıyor. Ayrıca Venedik'te doksan yaşındaki Oscar ödüllü oyuncu Ellen Burstyn'e Yaşam Boyu Başarı dalında Altın Aslan ödülü takdim ediliyor.

Yorumlar (0)

avatar