Dolly Parton 80 yaşında hayata veda etti.

25 Ağustos'ta aramızdan ayrılan ve Country müziğin en büyük ikonlarından biri olarak tanınan Dolly Parton, onlarca yıla yayılan kariyerinde yalnızca şarkılarıyla değil, sinema ve televizyon dünyasındaki performanslarıyla da iz bıraktı. Kendine özgü mizahı, güçlü ekran enerjisi ve doğal oyunculuğuyla kamera karşısında farklı karakterlere hayat veren Parton, özellikle 1980’li yıllarda müzik dünyasındaki başarısını sinema perdesine de taşıdı.

Oyunculuk kariyerindeki büyük çıkışını 1980 yapımı 9 to 5 ile gerçekleştiren Parton, Jane Fonda ve Lily Tomlin ile başrolleri paylaşırken canlandırdığı Doralee Rhodes karakteriyle sinemadaki en unutulmaz performanslarından birine imza attı. Ardından The Best Little Whorehouse in Texas, Rhinestone ve Steel Magnolias gibi yapımlarda komediden drama ve müzikale uzanan farklı türlerde izleyici karşısına çıktı.

Dolly Parton’ın oyunculuk kariyeri, müzikte ulaştığı devasa başarıların gölgesinde kalmış gibi görünse de canlandırdığı bazı karakterler aradan geçen yıllara rağmen hatırlanmaya devam ediyor. Sanatçının kamera önündeki yolculuğuna yakından bakarak kariyerinin en iyi 10 oyunculuk performansını ve bu rollerin neden öne çıktığını bir araya getirdik.

Dolly Parton’ı Oyuncu Olarak Bu Kadar Özel Yapan Ne?

Parton’ın oyunculuğunun en belirgin özelliklerinden biri, sahnedeki güçlü yıldız personasını karakterlerinin önüne geçirmeden kullanabilmesi. 9 to 5’daki Doralee Rhodes’un özgüveni ve komedi enerjisi, Steel Magnolias’daki Truvy Jones’un sıcaklığı ve duyarlılığı onun farklı tonlara uyum sağlayabildiğini gösteriyor.

Parton hiçbir zaman oyunculuğu müzik kariyerinin önüne koymasa da doğal komedi zamanlaması, seyirciyle hızlı bağ kurabilen sıcaklığı ve dramatik anlarda ortaya çıkan samimiyeti sayesinde kendine özgü bir ekran kimliği yarattı. Özellikle 9 to 5, Steel Magnolias ve The Best Little Whorehouse in Texas Dolly Parton’ın yalnızca bir müzik yıldızı değil, kamera karşısında da güçlü bir anlatıcı olduğunu gösteren yapımlar olarak öne çıkıyor.

1. Nine To Five

Karakter: Doralee Rhodes

Parton'ın ilk uzun metrajlı sinema deneyimi olmasına rağmen Doralee Rhodes, kariyerinin tartışmasız en ikonik oyunculuk performansı oldu. Jane Fonda ve Lily Tomlin'le birlikte çalışan Parton; erkek egemen bir iş yerinde patronunun tacizleri ve dedikodularıyla mücadele eden Doralee'yi canlandırdı.

Parton'ın doğal komedi zamanlaması ve sıcaklığı karakterin temelini oluşturuyor. Doralee başlangıçta dış görünüşü nedeniyle küçümsenen biri gibi görünürken hikâye ilerledikçe zekâsı, cesareti ve dayanışmacı yönü ortaya çıkıyor. Parton'ın gerçek hayattaki imajıyla karakter arasında kurulan bilinçli paralellik de performansı daha etkili hale getiriyor. İlk büyük oyunculuk rolünde bu kadar rahat görünmesi, performansın yıllar sonra bile hatırlanmasının önemli nedenlerinden biri.

Filmin konusu:

İş hayatının tekdüze ve yıpratıcı temposunda, otoriter patronları Frank Hart’ın bitmek bilmeyen baskılarına ve cinsiyetçi tavırlarına maruz kalan üç iş kadını, artık sabırlarının sonuna gelir. Başrollerini Jane Fonda, Lily Tomlin ve Dolly Parton’ın paylaştığı bu klasik komedi, ofis hiyerarşisine karşı başlatılan mizahi bir isyanı konu alıyor. Dabney Coleman tarafından canlandırılan zorba patronlarından kurtulmak isteyen üç asistan, kontrolü ele geçirmek için beklenmedik ve riskli bir planı devreye sokarlar. Yönetmen koltuğunda Colin Higgins’in oturduğu yapımda, Sterling Hayden, Elizabeth Wilson ve Henry Jones gibi isimler de geniş oyuncu kadrosunda yer alarak olayların gelişimine eşlik ediyor. Kadınların iş dünyasındaki mücadelesini ve dayanışmasını mizahi bir dille ele alan Nine To Five, ofis hayatının adaletsizliklerini absürt bir intikam hikâyesine dönüştürüyor. Patricia Resnick ve Colin Higgins’in kaleminden çıkan senaryo, karakterlerin hayallerindeki adil çalışma ortamını kurma çabalarını eğlenceli bir tempoda sunuyor.

2. Çelik Manolyalar

Karakter: Truvy Jones

Parton'ın dramatik oyunculuk açısından en güçlü çalışmalarından biri. Louisiana'daki bir güzellik salonunun sahibi Truvy, filmin kadın karakterlerini bir araya getiren merkezi figürlerden biri.

Parton burada gösterişli bir yıldız performansı vermek yerine güçlü oyuncu kadrosunun parçası olmayı tercih ediyor. Truvy'nin mizahının arkasındaki empatiyi ve hayat tecrübesini küçük mimikler ve diyaloglarla hissettiriyor. Sally Field, Shirley MacLaine, Olympia Dukakis, Daryl Hannah ve Julia Roberts gibi isimlerin bulunduğu kadro içinde performansının doğal kalabilmesi ayrıca dikkat çekici.

Filmin konusu:

1980'li yıllarda Louisiana'da yaşayan bir grup kadının bazı sorunları vardır. Kiminin kocası ölmüştür, kimi depresiftir, kimi daha evlenememiştir bile. Böylelikle bu kadınlar giderek kendilerini dedikodunun dayanılmaz çekiciliğine kaptırırlar. Dedikodu bu kadınların en iyi yaptığı şeydir. Dışarda başka insanlarda arayıp da bulamadıkları birçok şeyi kendi aralarında ve bu küçük güzellik salonunda bulurlar.

3. Teksas'ta Şenlik

Karakter: Mona Stangley

Parton'ın Burt Reynolds ile başrolü paylaştığı müzikal komedide Mona Stangley, Teksas'taki Chicken Ranch adlı genelevi yöneten güçlü ve pragmatik bir kadın.

Rol, Parton'ın oyunculuk ve müzikal kimliğinin belki de en dengeli birleşimlerinden birini sunuyor. Mona'nın özgüveni ve gösterişli tarafının yanında kırılganlığını da gösterebiliyor. Reynolds'la kurduğu kimya sayesinde romantik sahneler filmin duygusal merkezini oluştururken Parton'ın "I Will Always Love You" performansı da karakterin hikâyesini güçlendiriyor.

Filmin konusu:

Teksas’ın en meşhur mekanlarından biri olarak ün salan Chicken Ranch adlı genelev, uzun yıllardır bölge halkı tarafından kabullenilmiş bir işletmedir. Mekanın sahibi Mona Stangley ile kasabanın şerifi Ed Earl Dodd arasındaki yakın ilişki, bu düzenin sorunsuz bir şekilde devam etmesini sağlamaktadır. Dolly Parton ve Burt Reynolds’ın başrollerini paylaştığı yapımda, bu alışılmış düzen beklenmedik bir dış müdahale ile sarsılır. Popüler televizyoncu Melvin P. Thorpe’un bir anda Chicken Ranch’i hedef tahtasına oturtmasıyla işler karışır. Dom DeLuise’in canlandırdığı Thorpe’un başlattığı bu karalama kampanyası, sadece işletmenin varlığını değil, Ed ve Mona’nın geleceğini de büyük bir tehlikeye atar. Teksas'ta Şenlik, toplumsal baskı ile kişisel ilişkiler arasında kalan karakterlerin bu süreçte verdikleri mücadeleyi konu alıyor.

4. Sevimli Cüceler Cino ve Jülyet

Karakter: Dolly Gnome

Kendisinin bahçe cücesi versiyonunu seslendirdiği küçük ama oldukça eğlenceli bir rol.

Parton'ın ayırt edilebilir Tennessee aksanı ve neşeli enerjisi animasyon karakterine hemen kişilik kazandırıyor. Ekranda fiziksel olarak bulunmadan yalnızca sesiyle kendi yıldız personasını mizaha dönüştürmesi, ses oyunculuğundaki yeteneğini gösteriyor.

Filmin konusu:

Sevimli Cüceler Cino ve Jülyet, bahçe cücelerinin gizli ve sihirli dünyasının kapılarını aralarken, William Shakespeare’in ölümsüz eserine eğlenceli ve modern bir yorum getiriyor. İki komşu bahçe arasındaki bitmek bilmeyen rekabetin tam ortasında kalan Cino ve Jülyet, tıpkı isimlerini aldıkları ünlü aşıklar gibi büyük engellerle karşı karşıya kalır. Plastik pembe flamingoların ve kıyasıya süren çim biçme makinesi yarışlarının gölgesinde, bu genç çiftin aşkı iki düşman tarafı bir araya getirmeye çalışır. James McAvoy ve Emily Blunt’ın seslendirmeleriyle hayat bulan baş karakterlere, Michael Caine, Maggie Smith, Jason Statham ve Ozzy Osbourne gibi isimlerin yer aldığı zengin bir kadro eşlik ediyor. Elton John’un müzikleriyle renklenen hikâyede, yönetmen Kelly Asbury bizi cücelerin dünyasındaki bu amansız savaşın içine davet ediyor. Cino ve Jülyet, her şeye rağmen mutluluğu yakalayıp bahçelerindeki bu kavgaya son vermeyi başarabilecek midir?

5. Herkesin Sevgilisi

Karakter: Shirlee Kenyon

Shirlee Kenyon yanlışlıkla Chicago'daki bir radyo programında psikolojik danışman olarak çalışmaya başlayan, ancak hiçbir profesyonel eğitimi bulunmayan dobra bir kadındır.

Karakter Parton'ın doğal ekran kişiliğine son derece uygun. Shirlee'nin insanlarla konuşma biçimindeki samimiyet, Parton'ın performansını yapay olmaktan çıkarıyor. James Woods ile karşılıklı sahnelerinde romantik komedi ritmini başarıyla taşıması da filmin güçlü taraflarından.

Filmin konusu:

Dürüst ve dobra kişiliğiyle tanınan Shirlee Kenyon, küçük kasaba hayatını ve erkek arkadaşını geride bırakarak yeni bir başlangıç yapmak üzere Chicago’ya doğru yola çıkar. Şehirde bir tesadüf eseri radyo kanalındaki bir dert dinleme programına konuk sunucu olarak katılan Shirlee, doğal tavırlarıyla kısa sürede herkesin dikkatini çeker. İstasyon yönetimi onun bu yeteneğini fark ederek işe alsa da dinleyicilerin karşısına "Doktor" unvanıyla çıkması konusunda ısrar eder. Dolly Parton’ın hayat verdiği Shirlee’nin popülaritesi arttıkça, geçmişindeki sırları merak eden yerel bir gazeteci gerçeği gün yüzüne çıkarmak için peşine düşer. James Woods’un canlandırdığı hırslı muhabir, Shirlee’yi yakından takip ettikçe kendisini beklenmedik bir aşkın içinde bulur. Griffin Dunne, Michael Madsen ve Teri Hatcher gibi isimlerin de kadrosunda yer aldığı Herkesin Sevgilisi, samimiyetin ve yalanların iç içe geçtiği eğlenceli bir hikâye sunuyor.

6. Christmas on the Square

Karakter: Ruby Diamond

Parton bu Netflix müzikalinde melek Ruby Diamond rolünde izleyici karşısına çıktı.

Performans tamamen Parton'ın yıllar içinde oluşturduğu iyimser ve masalsı persona üzerine kurulu. Ruby'nin görevi insanlara umut ve merhameti hatırlatmak ve Parton karakterin bu yönünü abartılı müzikal atmosferle uyumlu biçimde oynuyor. Filmin gerçekçilikten çok modern bir Noel masalı olması da onun teatral oyunculuk tarzına alan açıyor.

Filmin konusu:

Varlıklı ancak bir o kadar da huysuz bir kadın olan Regina Fuller, babasının vefatından sonra memleketine geri döner. Tek amacı, kasaba halkını evlerinden tahliye ederek araziyi bir alışveriş merkezi geliştiricisine satmaktır. Ancak Noel ruhunun hakim olduğu bu küçük kasabada, eski dostları ve yerel halkla yaşadığı karşılaşmalar Regina'nın planlarını beklemediği bir yöne evirir. Christine Baranski’nin hayat verdiği Regina’nın bu sert tutumu, bir meleğin ve kasabalıların samimiyetiyle kırılmaya başlar. Dolly Parton, Treat Williams ve Jenifer Lewis gibi isimlerin yer aldığı kadronun canlandırdığı hikâye, bağışlamayı ve topluluk olmanın önemini merkeze alıyor. Müzikleri ve şarkı sözleri bizzat Dolly Parton tarafından hazırlanan Christmas on the Square, 14 orijinal besteyle kasabadaki mucizevi değişimi müzikal bir atmosferle işliyor.

7. Wild Texas Wind

Karakter: Lorna Davis

Parton'ın televizyon çalışmalarındaki daha karanlık rollerinden biri. Lorna, müzik kariyerini sürdürmeye çalışırken sorunlu ve şiddet içeren bir ilişkinin içerisinde kalan bir şarkıcıdır.

Parton'ın alışıldık neşeli ekran personasından uzaklaşması performansı önemli kılıyor. Karakterin korkusu ve çaresizliği melodramın sınırlarında dolaşsa da Parton rolün duygusal ağırlığını taşıyor. Özellikle komedi rolleriyle tanınan oyuncunun dramatik kapasitesini görmek açısından değerli.

Filmin konusu:

Wild Texas Wind, bir country müzik şarkıcısının hayatının karanlık bir yöne savrulmasını konu alıyor. Hikâye, genç kadının grubunun yeni menajeriyle aynı eve taşınmasından kısa bir süre sonra başlıyor. Ancak bu yeni başlangıç, menajerin gizemli bir şekilde ölü bulunmasıyla bir trajediye dönüşüyor. Cinayetin ardından baş şüpheli konumuna düşen şarkıcı, kendini karmaşık bir suç ağının ve suçlamaların ortasında buluyor. Dolly Parton’ın başrolü üstlendiği ve hikâyesine de katkıda bulunduğu filmde, ona Gary Busey ve Willie Nelson gibi isimler eşlik ediyor. Ray Benson ve Dennis Letts’in de kadrosunda yer aldığı yapım, müzik dünyasının ışıltılı sahne arkasından mahkeme salonlarına uzanan gerilimli bir atmosfer sunuyor. Country tınılarıyla harmanlanan bu suç draması, sadakat ve ihanet arasındaki ince çizgiyi sorguluyor.

8. Kristal Kovboy

Karakter: Jake Farris 

Parton'ın Sylvester Stallone ile birlikte rol aldığı filmde Jake Farris, kaba saba bir New York taksi şoförünü country yıldızına dönüştürmeye çalışan şarkıcıdır.

Filmin kendisi eleştirmenlerden güçlü karşılık almamış olsa da Parton'ın performansı filmin en canlı unsurlarından biri. Stallone'un bilinçli olarak beceriksiz country şarkıcısını oynadığı sahnelerde Parton'ın reaksiyonları komedinin önemli bölümünü oluşturuyor. Karizması, zayıf senaryo anlarında bile filmi ayakta tutuyor.

Filmin konusu:

Country müzik dünyasının ışıltılı atmosferinde geçen Kristal Kovboy, yetenekli şarkıcı Jake’in özgürlüğü için giriştiği sıra dışı bir mücadeleyi konu alıyor. New York’taki bir müzik kulübüyle olan sözleşmesini bitirmek isteyen Jake, patronunun engeliyle karşılaşınca riskli bir iddiayı kabul eder. Eğer sadece bir hafta içinde Nick adındaki sıradan bir adamı gerçek bir country yıldızına dönüştürebilirse, kulüple olan bağlarını koparabilecektir. Anlatının merkezindeki bu zorlu görevi Dolly Parton üstlenirken, müzikten ve sahne hayatından pek anlamayan, hatta country türünden nefret eden Nick karakterine Sylvester Stallone hayat veriyor. İkilinin arasındaki çatışma ve Nick’in dönüşüm süreci hikâyenin ana eksenini oluşturuyor. Bob Clark’ın yönetmen koltuğunda oturduğu filmin oyuncu kadrosunda Richard Farnsworth ve Ron Leibman gibi isimler de performanslarıyla dramatik yapıya eşlik ediyor. Jake, Nick’in huysuz tavırlarına rağmen onu sahneye hazırlamaya çalışırken, bu imkânsız gibi görünen iddia her ikisi için de beklenmedik bir serüvene dönüşüyor.

9. Hannah Montana

Karakter: Dolly

Gerçek hayatta da Miley Cyrus'un vaftiz annes olan Parton, dizide Miley Stewart'ın vaftiz annesi olarak kendisinin kurmaca bir versiyonunu birkaç bölüm boyunca canlandırdı. 

Kendi imajıyla dalga geçmekten çekinmemesi bu performansları eğlenceli kılıyor. Abartılı kıyafetleri, büyük saçları ve country yıldızı kimliği bilinçli biçimde komedinin parçasına dönüştürülüyor. Miley Cyrus ile gerçek hayattaki yakınlığının ekrana yansıması da sahnelerde doğal bir aile sıcaklığı yaratıyor.

Filmin konusu:

"Hannah Montana", ağabeyi ve bir söz yazarı olan dul babasıyla birlikte yaşayan sıradan genç Miley Stewart’ın hikâyesini anlatan bir komedi dizisidir. Ama Miley’nin bütün arkadaşlarından sakladığı ikili bir hayatı vardır- o dünyaca ünlü pop yıldızı Hannah Montana'dır. Sahne kişiliğini yaratıcı kostümlerle birleştiren Miley, her iki dünyanın da en iyi yanlarına sahip olabileceğini keşfeder - hem tanınmış bir şarkıcının şöhreti ve serveti hem de gizli kimliğini sır saklayacak en iyi arkadaşları Lilly ve Oliver ile lise eğlencesi.

10. Unlikely Angel

Karakter: Ruby Diamond

Dolly Parton, 1996 yapımı televizyon filmi Unlikely Angelda hayatını kaybettikten sonra cennete giden ancak melek olabilmek için yarım kalan bir görevi tamamlaması gereken Ruby Diamond karakterine hayat veriyor. Ruby, birbirinden uzaklaşmış bir baba ile çocuklarını yeniden bir araya getirmek üzere dünyaya gönderilirken kendisini hem eğlenceli hem de duygusal anların merkezinde buluyor.

Neden bu kadar iyi? Ruby Diamond, Parton’ın doğal sıcaklığını, mizah anlayışını ve müzikal kimliğini aynı karakterde buluşturan rollerden biri. Parton, Ruby’nin gösterişli ve dobra tarafını komedi için kullanırken karakterin aileyi yeniden bir araya getirme çabasındaki şefkatli yönünü de başarıyla yansıtıyor. Oyuncunun kendi yıldız personasına oldukça yakın bir karakteri canlandırmasına rağmen performansını yalnızca karizmasına yaslamaması, Ruby’nin hikâyenin duygusal merkezine yerleşmesini sağlıyor. Unlikely Angel, bu yönüyle Parton’ın sıcak ve samimi ekran kimliğini en iyi yansıtan televizyon çalışmalarından biri olarak öne çıkıyor.

Filmin konusu:

Dolly Parton'ın başrolünde yer aldığı Unlikely Angel, hayatını kaybeden bir country şarkıcısının gökyüzü ile yeryüzü arasındaki sıra dışı hikâyesini konu alıyor. Beklenmedik bir şekilde erken yaşta hayata veda eden kahramanımız, cennete kabul edilmeden önce tamamlaması gereken zorlu bir görevle karşı karşıya kalır. Huzura kavuşabilmesi için dünyaya geri dönmeli ve orada gerçek bir iyilik yaparak kefaretini ödemelidir. Michael Switzer’ın yönettiği filmde, hikâyenin merkezindeki bu ruhsal yolculuğa Roddy McDowall, Allison Mack ve Eli Marienthal gibi isimler eşlik ediyor. Brian Kerwin ve Maria del Mar’ın da dahil olduğu oyuncu kadrosuyla zenginleşen yapım, bir kadının dünyaya ikinci bir şans için dönüşünü ve bu süreçte yaşadığı değişimleri duygusal bir dille aktarıyor. Kendi besteleriyle de yapıma katkı sağlayan Dolly Parton, bu fantastik dramada pişmanlıklar ve iyilik üzerine kurulu bir anlatı sunuyor.