Toprağın Çocukları

Toprağın Çocukları (2012) afişi Facebook'ta Paylaş
Ekle
6.8
/ 10
221 oy

14 Eylül 2012

DramTarihPolitik

Dilşah özdinç

96 kullanıcının favori filmi

Film Özeti

Film Köy Enstitülerinin hikayesini konu almaktadır. 1935’lere gelindiğinde Türk halkının en büyük yoksunluklarından biri de eğitimdir. Savaştan henüz çıkmış ve ayağa kalkmaya çalışan bir ülkenin çocukları, yoktan var etmeyi öğrenirler. Cumhuriyet düşü bir Rönesans gibi eğitimle, insan devrimini gerçekleştirecektir. Mustafa Kemal Atatürk, Hasan Ali Yücel, İsmail Hakkı Tonguç insan devrimi ışığının eğitimde olduğunu düşünürler. Yüzde sekseni okuma yazma bilmeyen insanlardan oluşan bir ülkenin, mutlak ve sarsılmaz birliğinin yegane temeli eğitimdir. Bu temel hep birlikte atılacaktır ki sağlam olsun. İşte Köy Enstitüleri bu temelin kendisi olarak düşünülmüş, savaştan çıkmış bir halkın genç çocukları, genç öğretmenleri ve ustaları geriye muazzam bir miras bırakmak için büyük bir mücadele vermiştir.Kemal kendi köyünde bağnazlığa, ayrımcılığa karşı eğitimle savaş verir. Tüm acılarına rağmen çocuklarını gönderdiği köy enstitüsünde ise İsmail Hakkı Tonguç komünizm suçlamalarıyla çarpışmaktadır. Dönemin politikaları, II Dünya Savaşı'nın etkileri, Turancı gençlik gibi nedenlerle enstitülerin bağımsız ve üretken yapısı kırılmak istenir. Bir çingene kızı olan Karika ise çingene olduğu için vatandaş bile sayılmaz. Köylü, Karika’yı ve ailesini istemez. Aybike, Tatar bir kız çocuğudur. On üçünde evlendirilir. Henüz on üçünde iken bakımından sorumlu olduğu Kerim’le kendini anne hisseder. Bu özel bağ ikisinin de enstitüye gelmesiyle daha da güçlenir. Savaş biter. Çok partili rejime geçilir. İsmail Hakkı Tonguç görevinden alınır. Hasan Ali Yücel istifa eder. Enstitüler tek tek kapanmaya başlar. Fakat kapanan kapıları genç enstitülüler açmaya çalışmaktan asla vazgeçmezler.

Devamı
Gizle
Filmi Ekleyen fays
Popüler Yorumlar
gocer_murat61 (Figuran) | 21 Mayıs 2013, 23:28

Kampı saldırıya uğrayan Çingene kızı Karika, Köy Enstitüsü öğrencisi Cevher tarafından kurtarılır ve İsmail Hakkı Tonguç’un da yardımı ile Enstitü içinde koruma altına alınır. Bu durumdan rahatsız olan köy halkının Çingenelerin Enstitüden çıkartılmasını istemesi üzerine bölge komutanı Necip, Enstitü Müdürü Kemal Öğretmen’i gözaltına alır.

0
+10
galipay (Amatör) | 21 Ağustos 2011, 04:25

çok özet olarak köy enstitülerinni anlamı bence orada okuma şansını elde eden şansli kişilerden birisi olarak diyebilirimki şudur:davul zurna kültüründen gelen anadolu çocuklarına vivaldi ,mozart,shopen,rahmaninow  dinleme imkanını sağlayan bir egitim kurumu....

2
+7
Tüm yorumlar (88)
CONVAYNE (Artist) | 03 Nisan 2014, 11:53

Benim dedem bundan sıkça bahsederdi o yıllarda öğrenci olduğunu anlatırdı söylediği şey ise öğretmenlerinin yaptığı Sovyet Rusya ve komünizm propogandasından ötürü artık dayanamayıp öğretmenlerini dövdüklerini derdi ki kendisi ezelden CHP lidir, bizi birleştiren Atatürktü bizi bizden ayırmalarına müsade etmeyin derdi. Bu bakımdan aklıma iki söz geldi biri Ateş olmayan yerden duman çıkmaz diğeri ise Anlatana değil Yaşayana sor. Özetinden ve fragmanımdan anladığım kadarıyla da yine yanlı ve ideolojik bir film yapmışız; ne zaman ki hem ülke olarak hem de Türk sineması olarak İdeolojik çıkarları için bu milletin dini, milli duygularını yada özetde olduğu gibi Atatürk`ü kullanan sağcısına solcusuna prim vermekten vazgeçip onları uzaklaştırırız o zaman herşey yoluna girmeye iyi olmaya başlar.

Cevap Yaz
-1
+1
seko7356 (Profesyonel) | 08 Mart 2014, 15:58

Film belli bir ideoloji çerçevesinde yapılmış bunu baştan kabul etmek lazım. Müge Boz görüntü olarak role çok uygun bir seçim olmuş ancak oyunculuğu için aynı şeyi söylemek maalesef biraz zor. Diğer oyuncular ve müzikler ise gayet iyi.
Günümüz eğitim sistemine baktığımda bu okulların kapatılmasının yanlışlığını anlıyorum. Bir ülkenin halini geleceğini okullarından görebiliriz. Durumumuz ortada maalesef.
Tartışmalı konuya gelecek olursak ise tarihimizden çıkardığım şey bizi ne kadar çok korkutmuşlar. Komünizmle mücadele adına vatan elden gidiyor din elden gidiyor diye çığırtkanlık yapılıp durmuş (hala yapılıyor gerçi de) bu kadar kolay gidiyorsa elden ayrıca gitsin. Eşitlik, özgürlük, adalet istemek ne zaman bu kötü şeyler oldular bilmiyorum.
Günümüzde ise köy enstitüleri keşke hala var olsa gibi söylemlere ise katılmıyorum. (Belki birkaç tane olabilir.) Çünkü ülkenin çok büyük bir bölümü şehirlerde yaşıyor. Şehir enstitüleri kurulabilir ama. Bazı insanların gerçekten ihtiyaçları var.
Puanım: 8

Cevap Yaz
0
2
meltemcetinel (Amatör) | 03 Mart 2014, 14:38

Son yıllarda izlediğim en anlamlı filmlerden biriydi. Özellikle günümüzün şartları göz önüne alındığında keşke hala var olsalar dediğimiz karakterlerle örülü bir film.

Cevap Yaz
0
1
stanbul77 (Figuran) | 22 Ocak 2014, 01:34

Akılla ,Cehaletin savaşı.
1950'den beri ülkemizin üzerine, bir kara gölge gibi çöken cehaleti ve barbarlığı anlatan bir film .

BUGÜNÜ düşünerek , son 12 yılı düşünerek izlenmesi gereken bir film.

Cevap Yaz
-1
+1
ilkay008 (Artist) | 20 Aralık 2013, 03:23

Filmin anlattığı konu bence çok güzel işlenilmiş köy enstitüleri hakkında hiç bir bilgim yoktu çok güzel anlatılmış tarihi merak edenlere tavsiye ederim izleyin.

- Bugünün katili de bir zamanlar bebekti, katilleri değil bebekten katil yaratan karanlığı aydınlığa kavuşturmadan göreviniz bitmeyecektir...

Cevap Yaz
0
2
Görüşleriniz