Türkiye'nin sinema sitesi Sinemalar.com

Pablo Rosso İle Röportaj

Pablo Rosso İle Röportaj
12 Nisan 2010

Yaratıcı sürecin kalbinde Jaume Balaguero ve Paco Plaza olmasına rağmen, [REC]  serisine özgün görünümünü kazandıran ve filmde büyük emeği olan Pablo Rosso’yu; [REC]  serisinin görüntü yönetmenini unutmamak gerekir.

 

İlk [REC]  ‘in gözle görülür başarısını ve ortaya koyduğu iddialı görselliği göz önünde bulundurduğunuzda, bu devam filmine yaklaşımınız nasıl oldu? Biraz daha gösterişli olmakla birlikte aynı filmi yeniden yapıyor olmaktan korkmadınız mı?

 

[REC]  özgür bir deneyim oldu. Dili filmi çektikçe gelişmeye başladı. Halk ne göreceğini bilmiyordu. Hem seyirci hem bizim için yeni bir deneyim oldu. [REC] 2 ‘de ise tam tersi: devamını görecek olan seyirci ne izleyeceğini açıkça biliyor (herkes başka bir şey beklemesine rağmen..) Filmin devamında seyirciyi kandıramazdık, ‘[REC]  ruhu’ndan vazgeçemezdik, fakat aynı şeyi de yapamazdık.
[REC] ruhu ve yenilik isteğini bir arada dengeleyebildiğimizi düşünüyorum. İlk film teknik güç üzerine kurulmuştu ve hikayenin tek bir gözden takibiyle, tek kamera çekim tekniği kullanılarak çekilmişti. Fakat bu defa, her şeyi 4 ile çarpıyorsunuz.

 

Zoru sever misiniz?

 

Aslında çok büyük zorluk olmadı. Kullanılan farklı kameraların kendi avantajları, dezavantajları var ve bunlardan faydalanmaya çalışıyoruz. En zor olan kuşkusuz binanın ışıklandırma yerleştirmesiydi.. Işık hüzmesi kesildimi kesilmedimi, ve dış çekimlerde geniş açı kameralarda ışık malzemelerini gizlemek neredeyse imkansızdı.
Filmin görünümünü büyük ölçüde belirleyen oyuncuların üzerine düşen dışardaki ışıktı. Oyuncuların tekstlerini ve sahne hareketlerini ezberlemek haricinde ışıkla ilgili kareografi ve belirli direktifleri kusursuz bir şekilde gerçekleştirmeleri gerekiyordu. Örneğin ‘Şu kişinin yüzünü aydınlat ve sonra kolunu indir ki üzerindeki ışık feneri kızın yüzünü aydınlatsın.’ Ayrıca hareketlerinin gerçekçi ve akıcı olması için bunların hepsinin içgüdüsel hale gelmesi gerekiyordu.

 

Her iki filmin görsel stilini nasıl belirlediniz?

 

İki film için de temel aynıydı: inandırıcı ve otantik olması gerekiyordu. Bu noktadan itibaren, 1.filmde (klasik bir gecede evdeki insanların olduğu bir bine) ve 2.sinde (parçalı ışıklı, zombilerin oturduğu bir bina) geri kalanı oluşturuyordu.
Her şey ayrıca kameranın kimde olduğuna ve nasıl taşıdığına da bağlıydı.ilk filmde elinde kamera olan bir gazeteci. İkinci filmde bu omzunda kamera olan bir polis oluyor-az fakat farkedilir bir fark bu.- ve ayrıca polisin kaskına sabitlenmiş bir mini kamera var. Ek olarak gençlerin elindeki klasik bir el kamerası görüntüsü var.

 

İki çekim arasındaki farklar nelerdi?

 

Bence iki çekim arasındaki en büyük fark baskıydı. Ilkinde özgürdük ve işleri kendi yordamımızla yapıyorduk. İkincisinde, seyircilerden büyük bir beklenti olduğunu biliyorduk. Bu nedenle onları hayal kırıklığına uğratmamak için çok daha hazırlıklı ve tetikte bir çekim süreci oldu.

 

Platoda birbirinden farklı birçok kamera ile çekim tekniğini nasıl yönettiniz?

 

Çok zor olmadı. Her plan bağlı olduğu kamera ile çekildi. Mini kameraların kasklara yerleştirilmesi gerilla tarzı bir teknik gerektiriyordu. Çünkü bu kadar geniş bir açı ışıklandırmayı gizlemeyi gerektiriyordu.
Daha düşük kalitedeki kameraları almayı tercih ettik. Bunun nedeni de filmin görüntü karakteristiği gereği fazla net olmayan bir doku elde etmekti.

 

İki yönetmenle platodaki hava, ortam nasıldı?

 

Jaume ve Paco ile çalışmak gerçekten keyifliydi. Ayrı ayrı çok iyiler. Bir araya gelince bir şölen, kutlama oluşuyor. Ikisi birlikteyken maksimum kapasitelerini kullanıyor ve kendilerinde olmayanı diğerinden alarak birbirlerini tamamlıyorlar. Çok tuhaf olduklarının farkında olmadan, çekime süper bir ambiyans katıyorlar.

 

Bu 2 filmler neyi ispatlamak ne göstermek istediniz?

 

Formatın öneminin çok göreceli olduğunu anladım. İyi bir fikriniz var ise, geri kalan her şey ikinci planda. [REC] tam bir korku filmiydi. [REC]2 daha çok aksiyonun çok olduğu Rus dağlarını andırıyor. Kesinlikle! (gülüyor) Ve rus dağının vagonu bizi nereye götürüyor görmek için 3 üncü filmi bekliyorum.

 

Teknolojinin gelişmesiyle herkesin herhangi bir film çekebilmesi hakkında ne düşünüyorsunuz?

 

Tekrar, bunu sağlayan fikir. Eskiden film yapmak daha zordu. Günümüzde teknik olarak çok daha kolay. Hepimizin bilmeden elimizde portatif kameralar var. Jaume ile cep telefonuyla bir kısa film çektik. Sonuçta film yapmak kolay fakat iyi bir film yapmak her zaman olduğu gibi zor.

 

Jaume ve Paco 3. Filmi çekmek istiyor gibi görünmüyorlar. Peki ya siz? Yine bu filmin bir parçası olmayı istiyor musunuz?

 

Paco ve Jaume ‘a her zaman bir daha efor sarfedip 3. Filmi çekmeleri gerektiğini söylüyorum. İlkini çekerken, ikincisi olacağını düşünmemişlerdi.ama şimdi 2 ile hikayeye başladıklarına göre, 3 ile bitirmeleri gerektiğini düşünüyorum. Ama son söz onların. Bana kalırsa, 3 ü çıkmak, ardından da son filmi yaparak bütün bu hikayenin nasıl başladığını anlatan bir ‘ilk film’ çekmek çok güzel olurdu.

 

Röportaj: Laurent Pécha

Tüm yorumlar (4)

Avatar
Rocky4 (Figuran) | 25 Şubat 2011, 12:30

bnce 2sininde ayrı gerilim sahneleri vardı ama bncede 2.bana daha güzel geldi

Cevap Yaz
0
0
murat77 (Jön) | 14 Haziran 2010, 19:46

güzel bir reportaj olmuş..üçüncü filmle merakla bekliyorum..

Cevap Yaz
0
0
Konstantinos (Amatör) | 16 Nisan 2010, 23:59

Rec 2 nin ilkinden daha iyi olduguna katiliyorum...bunu dusunduren nokta ise birinci filmin klasik zombili yayilan isirilana gecen tarzda bir sey oldugu gorunumu vardi...bu seferki ise olayi biraz daha genisleterek zombiden ziyade baska seyleri de katarak(Birak katolik reklami da olsa)diger viruslu islerden cok daha iyi oldugunu gosterdi bence

Cevap Yaz
0
0
-DEAN- (Jön) | 12 Nisan 2010, 17:17

walla ben rec 2 yi rec 1 den daha cok beğendim...

Cevap Yaz
0
0
Görüşleriniz