Görüyorum ki benden uzun süredir
haber alamamışsın! Vizyona giren filmlerden ve en son gelişmelerden anında haberdar olmak ister misin? İzin Ver Daha Sonra
Türkiye'nin sinema sitesi Sinemalar.com

Sahtekar: Kadın Olmak!

30 Ocak 2009

1928 yılında Los Angeles kentinde Christine, yöneticilik de yaptığı telefon santralından acil bir telefon alır. İstemeyerek de olsa işine gider. Herşey rutin gibi görünmektedir. Her zamanki gibi işten çıkacak, oğluyla beraber söz verdiği sinemaya gideceklerdir. Ama işler hiç de düşündüğü gibi gitmez.

Sıradan gibi görünen gün aniden bir kabusa dönüşür. Oğlu evde yoktur, kaybolmuştur. Polise derdini anlatmaya çalışır. Önüne önce prosedürler, daha sonraysa ilgisiz polis teşkilatı set çeker. Zaman ilerlemektedir ve çocuk yoktur.

Bir süre sonra olayı halkın gözünde kendini aklamak için bir firsat gibi gören Los Angeles polisi, Christine\'e başka bir çocuğu kendi çocuğu diye zorla kabul ettirir. Çocuğun kendi çocuğu olmadığını iddia eden kadının sıradan hayatı bir anda kabusa dönüşür.

“Sahtekar” filminin ana hatlarıyla konusu bu. Filmin nerdeyse gerçek olamayacak kadar tuhaf ve ilgi çekici bir konusu var. İnsan zorla başka bir çocuğun bir anneye kabul ettirilmesi meselesine şaşıp kalıyor. Ama filmde anlatılan herşey gerçek. Sırf bu yüzden bile film insanı derinden sarsıyor.

Ortada sahip olduğu tek önemli varlığı oğlu olan bir kadının dramı var.  Üstelik bizimki gibi ailevi değerlere önem veren toplumlarda böylesi dramların insanda bıraktığı etki çok daha sarsıcı oluyor.Bunun yanında filmin tek derdi bir annenin dramInı anlatmak degil.

Toplumdaki farklı sorunların altını çizen ve buna uygun farklı anlatımlarla konusunu ayakta tutan bir film "Sahtekar". Yalnız yaşayan ve çalışan bir anne olarak sunulan “Christine”, kendi dramıyla uğraşırken erkek egemen kültürün duvarlarına bir bir toslamaya başlıyor. İşte patronları kadın yönetici olarak başarısına şaşarken, polis teşkilati sahte çocuğu reddetmesini, onun özgür hayatına bağlıyor.

İşler öyle bir noktaya geliyor ki; Christine polise karşı gelmeye cüret etmis diğer uyumsuz kadınlar ve akıl hastalarıyla beraber bir tımarhaneye kapatılıyor. Film bizi burada tekrar erkek egemen sisteme ve onun kolluk gücü polise karşı gelmiş başka uyumsuz kadınlarla karşı karşıya getiriyor.

Christine kayıp çocuğunu bulmaya calışırken farkında olmadan bağnaz bir toplumla ve yozlaşmış devlet otoritesiyle çarpışmaya başlıyor. Filmin gizliden gizliye böyle bir feminist dili var. Ama “Sahtekar” filminde herşey belli bir ölçü içinde anlatılıyor. Bir taraftan feminist bir dil tutturulurken, bir diğer yandan aile olmanın ne kadar özel birşey olduğunun altı çiziliyor.

Bütün bunlara ek olarak film öylesine özenle çekilmiş ki,  3 saate varan süresine rağmen temposundan hiç birşey kaybetmiyor. Kah dram halini alıyor, kah kaybolan çocukların akibetini öğrendiğimiz anda yönünü polisiyeye çeviriyor.

Türkiye ile belirli paralellikler kurulabilecek bir yozlaşma hikayesi gibi de algılanabilecek "Sahtekar", kesinlikle sezonun önemli filmlerinden biri. Filmde herşey cok ölçülü ve zarif. Oyunculuklardan, dönem atmosferini yakalamadaki başarısına kadar herşey filmde dört dörtlük. Anjelina Jolie “Christine” rolünde son derece inandırıcı ve etkileyici. Belki bir başyapıt değil ama Clint Eastwood sinemasının olgun ve çarpıcı bir meyvesi. Herkese şimdiden iyi seyirler….

Tüm yorumlar (17)

Avatar
JenGarner (Star) | 24 Mayıs 2010, 20:53

çok güzel bir yazı olmuş ellerinize sağlık. bende izlerken zaman zaman tüylerim diken diken oldu. gerçek olmasıda ayrıca sarsıcı birşey

Cevap Yaz
0
0
sinemanyak45 (Efsane) | 1 Kasım 2009, 23:39

cok guzel ve etkıleyıcı bır elestırı olmus.herseyı acıkca ablatıyor ztn elestırı.kesınlıkle ızlenmesı gereken bır fılm.okdar gercekcı anlatılmıs kı.olaganustu bır fılm.ve benım ıcın bır basyapıt.benı gercekten cok etkıledı.o donemde bunların yasanması ve bunları bırılerının yasaması cok acı verıcı bısey.akıl hastanesı ve polıs teskılatının boyle davranması sok verıcı bır seydır.

Cevap Yaz
0
0
blackrock (Figuran) | 23 Ağustos 2009, 13:11

gerçekten filmin önemli noktalarına değinilmiş yazıda. eski zamanların canlandırıldığı filmleri zaten severim ve sahtekar ın kurgusu oyunculukları kostümler mekanlar çok iyiydi izlemek isteyen varsa kesinlikle izlesin beklentilerinin üstünde çıkıcaktır.

Cevap Yaz
0
0
cinex (Artist) | 10 Mayıs 2009, 15:32

Bir anne ile çocuğunun inanılmaz bağını anlatıyor film. Kadınlardaki annelik hislerinin ne kadar gerçekci olduğununda ispatı. "Bir anne çocuğunu bilmez mi?" Oldukça duru, yaşanmış bir dram ve inanılmaz bir mücadele, filmin bütün karelerine işlemiş. Şayet hayatta pes etme noktasına gelmişseniz, size tavsiyem Sahtekar'ı izledikten sonra Will Smith'in Umudunu Kaybetme filmini seyretmeniz. Sonuç olarak "asla kavga başlatmayın, ama bitirin."

Cevap Yaz
0
0
britdygm (Amatör) | 2 Nisan 2009, 15:00

Kesinlikle mükemmel bir filmdi. Herkes izlemeli...

Cevap Yaz
0
0
Görüşleriniz