Türkiye'nin sinema sitesi Sinemalar.com

Şüphe: Kedi Fare Oyunu

6 Şubat 2009

1964 yılının New York\'unda St. Nicholas kilisesi ilk siyahi ögrencisini okula kabul eder. Okulu demir yumruğuyla yöneten rahibe Aloysius (Merrly Streep) ise gidişattan memnun değildir. Öğrencilerle beraber rahipler ve rahibelerde de birtakım değisim sinyalleri görülmektedir. Okulu yönetirken deneyimlerine son derece güvenen rahibe Aloysisus, okula yeni atanmış yenilikçi rahip Flynn\'in (Philip Seymour Hoffman) düşüncelerinden hiç hoşlanmaz. İkisi arasında şüpheye dayalı temkinli bir savaş başlar. Savaşın fitili ögrenci tacizi iddiasıyla farklı bir boyut alır. Acaba bu nedensiz bir şüphe yüzünden ortaya atılmış bir iftira mıdır? Ya da rahip Flynn, yenilikçi yüzü ardında bir çocuk tacizcisini mi barındırıyordur?

“Şüphe”, çocuk tacizi gibi bıçak sırtı bir konuyu sürükleyici bir dille anlatırken; ahlak, din, ırkçılık ve muhafazakarlık gibi konuları da tartışmaya açıyor. Klasik bir “iyi -kötü çarpışması” gibi açılan film, bir süre sonra bambaşka bir noktaya varıyor. Film, adı gibi izleyiciyi süphede bırakarak, gelgitli havasıyla seyirciyi sarsmayı başarıyor.

Katı ve ahlakçı anlayışıyla seyircinin şimşeklerini üzerine çeken rahibe Aloysius, kişisel hırsı yüzünden yenilikçi grubu tasfiye etmeye çalışırken, farkında olmadan büyük bir trajedinin kapısını da aralıyor. “Şüphe”, çok önemli şeyler söyleyen ve bunları yaparken yer yer sembollere de başvuran, çok iddialı bir yapım.

Film, olaylar patlak verdiğinde başlayan rüzgardan tutun da, rahibe odasındaki tartışma sırasında patlayan ampullere kadar, ara ara sembollere başvuruyor. Bütün bunlar “Şüphe”yi daha da derinleştirerek, ona şık ve entellektüel bir hava katıyor.

Rahibe Aloysius\'un tacize uğradığı iddia edilen çocuğun annesiyle konuştuğu sahne ise belki de filmi anlamak için en dikkat kesilmemiz sahneleri barındırıyor kendi içinde. Annenin böyle bir olayın yaşanmış olma ihtimaline karşın ısrarla çocuğunu okulda tutmak istemesi, ABD toplumundaki “derin ırkçılığı” yüzümüze çarpması bakımından sarsıcı.

Bir zenci olarak tacize uğrasa da, bu zavallı çocuğun toplumda yer edinebilmesi için tek şansı böylesi bir okuldan mezun olabilmesi belki de. Film bir noktadan sonra hiçbir karaktere sempati duymamıza izin vermiyor. Böyle bir anlatımı tercih edince, yukarıdan bakarak tüm karakterleri yargılamamız daha kolay bir hale geliyor. Neredeyse her karakterin kendi içinde derin şüpheleri ve zaafları var. “Şüphe”, bu açıdan insanı sürekli olarak çok boyutlu düşünmeye zorluyor.

Sezonun en önemli filmlerinden biri olan “Şüphe”, her yönüyle izlenmeyi hakediyor. Meryl Streep ve Philip Seymour Hofmann\'ın  sade ve gösterişsiz oyunculuğu çok başarılı. Ahlaki bir “kedi fare oyunu”nu andıran bu başarılı filmi izlerken tüm sinemaseverlerin keyif alacağı aşikar. Oscar yarışında da iddialı olan filmi herkese tavsiye ederim. Tüm sinemaseverlere iyi seyirler.

 

Tüm yorumlar (4)

Avatar
ahmetkulduk (Amatör) | 7 Mart 2009, 14:17

bu sene en iyi film dalında oscar'a aday olan filmlerin çoğundan daha iyi bir filmdi (revolutionary road da öyle). oyuncuların hepsi üst düzeydi ancak amy adamsdan ayrıca bahsedilmeli bence, başroldeki iki dev oyuncuyla karşılıklı sahnelerde onlardan hiç de aşağı kalmayacak kadar iyi oynamış.

Cevap Yaz
0
0
heyli (Amatör) | 25 Şubat 2009, 18:18

cok büyük umutlarla seyredip hayal kırıklıgına ugradığım bi film,gayet kasvetli gergin bi ortamda cekilmiş olmasından dolayı uzerimde kara bulutlar dolasıo gibi hissettim filmden sonra...Fakat oyunculuk acısından Meryl Streep ve Philip Seymour Hofmann bekleneni gostermişler.Ruhsuz rahibe ve kalender papaz rolleri ancak bu kadar oynanabilirdi,sonuc olarak film sacma sapan bi şekilde bitti...Filmden cıkarılması gereken sonuc bence su oldu bilmeden gormeden kimseyi yargılama bu kadar!!!

Cevap Yaz
0
0
Dory (Figuran) | 10 Şubat 2009, 02:28

Henüz izledim ve gerçekten hoş bi filmdi, izlenmesini tavsiye ederim..:-)

Cevap Yaz
0
0
iktidar-100 (Dublör) | 9 Şubat 2009, 21:20

güzel bir kritik olmuş. yorum yapmak gerekirsefilmin ismi gibi başında sonuna kadar her olayın gidişatını içimizde şüpheyle izliyoruz. her olayda bu duyguyu gerçekten izlerken içinde hissediyor insan. oyuncular için ayrı bir sayfa açmak lazım bence. karakterleri çok başarılı ve gerçekçi canlandırmışlar bence. buradan bir çok oyuncunun oskar almasını bekliyorum. konu ağır ve bazı yerler anlaşılmaz gelebilir bazıları için. ama izlenilmesi gereken güzel filmlerden biri...:))

Cevap Yaz
0
0
Görüşleriniz