Robert Ford isimli bir genç Jesse James'in çetesine katılır. Batının efsanevi kanun kaçağına karşı kızgın olan Robert'in bir amacı vardır, batının en hızlı silahını susturmak!
filmin konusunun dayandığı gerçeklik hakkında bir fikrim yok fakat dönemin yansıtılması adına başarılı bir görsellik söz konusu, brad pitt bu tarz bir role iyi uyum sağlamış ve açıkcası bende yakıştırdım, filmin uzun olması seyirciyi asıl anlatılmak istenenden kopartma sınırına gelsede western hayranlarının ilgiyle izleyebileceği bir yapım olmuş diye düşünüyorum...
jesse james rolünde brad pitt, her ne kadar james’in o dönem imajına uyan liderliğini ve karizmasını kolayca aktarsa da ne yazık ki mesele james’in iç çatışmalarına geldiğinde biraz fazla bariz ve abartı bir oyunculuk sergiliyor ve karaktere duyabileceğimiz herhangi bir sempatiyi azaltıyor. diğer yandan egzantrik tanımını yeni boyutlara taşıyan, yılın en kompleksli karakteri robert ford rolünde casey affleck, kariyerinin en başarılı performansına imza atıyor. özellikle robert ford’un jesse james ile olan benzerliklerini sıraladığı uzun monolog sırasında affleck’in mimiklerine ve vücut diline dikkat edin. abisi ben’in yönettiği gone baby gone ve jesse james ile yılın en iyi iki performansını gösteren casey, yıllardır pek önemseyemediğim affleck ailesine yeni bir bakış açısı edinmemi zorunlu kılıyor.ünlü oyuncularının ötesinde filmin asıl yıldızı görüntü yönetmeni roger deakins. kilometrelere uzanan panoramik “resim”lerinin yanında insan figürüne getirdiği olabildiğince titiz ışıklandırması, yılın görsel bakımdan en hayret uyandıran filmini ortaya koyuyor. filmin her karesi kağıda basılarak sinematografi müzelerine gururla asılabilir.son olarak belirtmem gerekir ki jesse james, 3:10 yuma gibi kolayca tavsiye edebileceğim bir film değil. baştan sona tutarlı ritmine rağmen olabildiğince yavaş ilerleyen, hikayesini ilerletmekte uzun zaman alan bir film. bu yüzden filmlerinde hız ve aksiyon arayan seyircinin koltuğunda kıvranmasına sebep olacaktır. fakat terence mallick’in görselliklerine ve anlatım ritmine, ve 70’lerin robert altman’ının karakter tariflerine hayran seyircinin sinema salonlarına koşması, tavsiyem.
ron hansen’ın romanından uyarlama olan bu filmde ben karşımda bambaşka bir brad pitt buldum.filmin hemen öncesinde kapışmayı görmüş olmaman dolayı diyorum bunu.jesse james hakkında birkaç metin okudum.roman tam anlmıyla gerçek değil bize sunduğu sedece olmuş olabilirle biten cümlelerden ibaret.bazı kaynaklarda jamesin anlatıldığına göre gerçektende korkak ford tarafında öldürülemeyeceği yaziyo yani jamesin böyle bir adamın silahından çıkan kurşunun kurbanı olacağı düşüncesi mantıksız gelebilir fakat araştırılıyorki bu konuda ihtimallerin ötesine geçebiliyor.jesse jamesi geçip ben filme dödüğümde filmde ahım şahım yanlar göremdim bütçesininde düşük tutulduğunu zannediyorum yani uçsuz bucasız bozkırlar atlar 1800 ün evleri silahlar kısacası wester kokan herşey ama filmi sahip olduğu konunun kurtardığı görüşündeyim.gerisinde oyunculuğa diyecek lafım kalmıyo.aslında akrabalık ilişkilerine baktığımda jamesin amcasımış yeğenlermiş onun kuzeni bunun abisi biraz sıkıcı olmuş vede kafa karıştırıcı ama bunuda romandan uyarlama olmasına veriyorum.kendimce karakter tahlili(bana düşen kısımdan) yaptığım vakit jesse james kimseye bir konu hakıında bieşy sormaz herkes korkusundan zaten öter jesse james kimseye sırrını vermez kimseyle gelecek hakkında konuşmaz ama kimsede tutup jesseyi arkasından vuramaz ve kimse jamese yalan söyleyemez yine bu adam acımasızdır yalnızdır katıdır ve zekidir.jamesi james yapanda bu olsa gerek.sonucunda her başlangıcın bir bitişinin olduğunu bu bitişlerinde bizler tarafından forma sokulabileceğini gösteren western görünümlü ihtimallere dayalı ve dramatik bir yapım.izleyeceğiniz.bir beğendiğim noktasıda filmin girişinde konuşam amcamız :)
çok uzun olması biraz sıkıcı gelsede oyunculuklar harika brat pittde bu filmle oscar adaylığı kazanan casey affleckde filmde şok edici sahnelerde duraksayıp şaşırıyorsunuz jesse jamesin öülm sahnesinde ve kuzenini ölüm sahnesinde aslında ölümü charles haketmişti
flim güzeldi ama aklıma hep bir şey takıldı gerçekdende hain oldugundan eminmiyim robert fordun o yaşdaki bi çocugun böle girişimlere girmesi çok doğal korkak ünvanını hak edmiyodu bence yada benmi kötü karakterleri çok mu seviyorum ne :d
bu film için denilebeilecek ilk şey bir anti amerikan rüyasının hikayesini anlatmış olduğudur. jesse james gibi popüler sinemaya defalarca malzeme olmuş bir karakterinin bu defa dramının anlatıldığı bu filmde casey afflek in bakışlarına yerleştirdiği o yılan kadar sinsi şahsiyetsiz yalaka kendine güvenmeyen bakışları nereden bulup da uydurduğunu bilmiyorum ama bu yeteneğe oscar verilmemesi beni üzdü. geçen yıl siklet olarak bu filme yakın duran babilden sonra brad pitt bu yıl da boş geçmemiş ve hem oyunculuğu hem de yapımcılığıyla ortaya son derece şık bir western dramı çıkarılmasında önemli pay sahibi olmuş. son olarak bu filmi farklı yapan en başta da söylediğim gibi amerikan rüyası denilen şeyin aslında hırs şöhret ve para kazanma isteğinden başka bir şeyden ibaret olmadığını anlatmaya çalışması ve bunu yaparken andrew dominik in sinema dilini kullanmış olmasıdır
sözkonusu film ile ilgili önceki yorumumda casey affleck in oscarlarda aday gösterilmediği konusunda verdiğim yanlış bilgi için özürdilerim.en iyi yardımcı erkek oyuncu dalında oscarlara aday gösterilmiş. bu hatamı farkedip beni uyaran büyülürüzgara da teşekkür ederim ayrıca. oscar ödül törenlerinin ciddiyetine gelirsek; tarihi şu an tam olarak hatırlayamayacağım ama ''the lord of the rings: the return of the king'' denilen bir animasyon filminin 11 dalda oscarla ödüllendirilme fiyaskosu yaşandığı o yıldan sonra ben golden globe a daha fazla önem vermeye başladım. düşünsenize o yıl last samurai , the far side of the world , cold mountain ve lost in translation gibi şaheser filmlerin durduğu yerde herkaresi animasyonla gerçekleştirilmiş bir çocuk filmi ödüllere layık görüldü. hem de 11 dalda. ben verilmemeliydi demiyorum verilmeliydi ama en iyi animasyon dalında verilmeliydi ödül. bu saçmalıktan sonra tabi the assassination of jesse james by the coward robert ford filminin oscarlarda ihmal edilmesi bence bu az önce bahsettiğim şeylerden dolayı gayet normal. ve unutmadan o animasyon filminin 3 lü serisinin tekini de görmüş değilim
filmi izlemeye başlarken başta brad pitt'in yapımcısı olduğu bu filmin sıradan olabileceğini tahmin etmedim değil.film başlangıçta her ne kadar bilinçaltımda hala bu tereddütle devam ederken 'hiç değilse müziği dinlenmeye değer' bir film deyip kendi kendime gereksiz bir önyargıya düştüm bu filmle ilgili.sonra bu dünyada ve varsa başka dünyalarda görememeyeceğim sadece bu filmde gördüğüm en itici en rahatsız edici en fazla mide bulandırıcı suratı ve o surattan yansıyan aynı iğrençlikteki ifadeyi gördüm. inanın korkak robert ford karakterini hiçkimse hiçbir şahsiyet bu kadar insanı rahatsız edecek kadar mükemmel oynayamazdı. oscarlarda en iyi yardımcı erkek oyuncusu ödülüne aday bile gösterilmemesi bence oscarların ne derece ciddi olmadığı konusunda büyük bir göstergedir. film tek başına kusursuz, hiçbir şekilde konu saptırılmadan gayet orjinal ve müziği ile birebir uyumlu. brad pitt'in canlandırdığı jesse james karakteri tıpkı canlandırıldığı şekilde mi değil mi bilinmez ama filmin sonlarındaki uğradığı o kalleşçe suikast bunun önemini pek de hissettirmiyor. arşiv yapanların mutlaka bulundurması gereken bir film. brad pitt'in de bu yeni performanslarını çok beğeniyorum. oscarın bence de 'doğal olarak'ihmal edebileceği mükemmel bir aktör. mert_rider otmail
cassey affleck robert ford karakteri ile oscara en iyi yardımcı erkek oyuncu dalında adaydı ama, bencede en iyi erkek oyuncu ödülüne bile aday gösterilebilirdi, brad ise aday bile gösterilmedi birileri şu oscar komitesine gününü gösterse iyi olacak:)
ayrıntılara çok fazla önem veren bir film tutkunu olarak beğendiğim ender filmlerden birtanesi.korkak robert ford u casey affelck ten başkası bukadar başarılı oynuyamazdı brad pitt e sanırım hayellerinin filmine hem yapımcılık yapıp hemde o müthiş oyunculuğunu katmış...
şuana kadar o kadar çok film izledim ki sayısını bilmiyorum ve filmlerden çok iyi anlıyorum.bence bu film harika...film tutkunu olan herkezin izlemesi gerekir...
filmin başı sıkıcı gibi gelebilir ama olaylar çok iyi gelişiyor. sahnelere ruhunuzu okşayan müzikler eşlik ediyor.western havasını çok iyi vermişler. filmin sonu çok güzel çok etkilendim. sonunu gördüğümde izlediğime değdiğini anladım. mutlaka izleyin.
ılk olarak muzıklerı muthıs.ınsanı duygulandırıyor. fılm guzeldı. gercek hayattan fılmler benı etkılıyor gercekten. evet bazı ınsanlar eskıyadır ve hırsızdır ama onu o yapan bazı ozellıklerı vardır. eger sen benlıgını ayagının altına alır ve onun ustune cıkmaya calısırsan yerle bır olursun. gercekten oyle. jessı james belkı azılı bır katıl ve hırsızdı ama onu o yapan bır sey vardı. fılm gercekten guzeldı. ızleyın tavsıyemdır...
genelde filmleri birden fazla izleme huyum yoktur. ama bu filmi ikinci kez izlemek istiyorum. çünkü birçok şeyi anlayamadım. tabi bunda iğrenç altyazı çevirisinin etkisi büyük.
uzunluğuna karmaşıklığına rağmen merak uyandırıyor ve sonuna kadar izletiyor.
müziklerini çok beğendim.
film o kadar ayrıntılarla dolu ki ilk başta izleyiciyi sıkıyor. filmin amacını anladıktan sonra film zevk vermeye başlıyor.en önemli olanıda sonu gerçekten iyi bir ders var filmin sonunda.sabırla izlerseniz sonunda karşılığını alacaksınız.kümülüs
evet kardesım aynen oyle. aslında fılmın bası sıkmıyor. ben zevkle ızledım ve muzıklerı muthıstı. brad pıtt bence super oynamıs. brad artık bazı seylerı astı dıye dusunuyorum. ayrıca fılmde ınsan kendı benlıgını ayagı altına alıp onun ustune cıkıp kendını gostermemelı...
Korkak Robert Ford'un Jesse James Suikastı
Sinepedi Katılımcıları