Türkiye'nin sinema sitesi Sinemalar.com

Pier Paolo Pasolini

Salò, or the 120 Days of Sodom (1975) fragmanı
Pier Paolo Pasolini profil resmi Facebook'ta Paylaş
Ekle
7.5/ 10
46 oy
36 kullanıcının favorisi

Pier Paolo Pasolini

İtalya

5 Mart 1922

2 Kasım 1975

Biyografisi

Pasolini tanıdıkları aracılığıyla bir yerlere gelmektense kendi işini kendi bulmaya karar verdi ve Cinecitta\'nın en alt basamaklarında senaryo editörü olarak çalışmaya başladı, bu arada kitaplarını çeşitli yayınevlerine yolluyordu.
Pasolini\'nin sahip olduğu yoğun Friuli miti yavaş yavaş yerini Roma varoşlarının düzensiz çehresine bıraktı, artık onun hayatı buydu. Sancılı bir doğum gibi bu kez de Roma lümpen proletarya miti ortaya çıkıverdi.

Bu ilk iki-üç yılda tadı bambaşka bir dünyaya alıştım. Ağır sorumluluklarla vücudumu terbiye ettim. Tamamen duygulardan arınmış, vücuden güçlü olmam gereken bir dönemdi. Bir zamanlar duygusuz bulduğum için nefret ettiğim şarkılar gibi. Tamamen mekanik, Hristiyanlığın acıma ve yardım etme özelliklerinden arınmış, bencilliğin vuku bulduğu bir form. Kuzeyde, manevi değerlerin yerini sertlik, utanç, saygı, öfke gibi değerler aldı, içinizdeki sevgiden uzaklaşmak mümkündü. İnsan ilişkilerindeki dengeyi, etki-tepki kanunları almıştı. Tamamen irrasyonel, tutkularla yönlendirilmiş bu insanların yanında geçer akçe sadece fiziki güç ve sosyal statüydü.

Pasolini, Anna Banti ve Roberto Longhi\'nin \'Paragone\' dergisi için İtalyan diyalektleriyle yazılmış şiir antolojileri hazırlıyordu ve ilk romanı \'Raggazi di vita\'nın ilk bölümü de yine bu dergide yayımlandı. İtalyan radyosundan Angioletti, onu edebiyat programları yapmak için davet etti. En zor Roma yılları artık yavaş yavaş geride kalıyordu.

1954\'te Roma\'nın burjuva mahallelerinden Monteverde Vecchio\'ya taşındı ve en önemli diyalekt şiir seçkisi \'La meglio gioventu\'yu yayımladı.
1955 yılında ilk romanı \'Raggazi di vita\' nihayet yayımlandı. Okuyucular ve eleştirmenler kitabı çok beğendi, ancak resmi edebiyat çevrelerinin yaklaşımı olumsuzdu. Kitabı bayağı bir zevkin ürünü, muzır ve adice diyerek yorumladılar. İçişleri Bakanlığı hem yazar hem yayımcı hakkında dava açtı, kitap toplatıldı. Ancak mahkeme kitabı beraat ettirdi ve suça teşvik eden bir unsur bulunmadığını açıkladı. Kitap raflardaki yerini tekrar aldı.
Yine aynı dönemde, Pasolini pek çok iftiraya maruz kaldı ve ucuz gazetelerin üçüncü sayfalarının gözdesi oldu. Hakkında uydurulan suçlar, hırsızlığa yardım ve yataklık, silahlı soygun gibi çok çeşitliydi.

1957 yılında, Fellini\'nin La notti di cabiria (Kabirya geceleri) filminin diyalekt kullanılan bölümlerini yazdı. Filmin jeneriğinde ismi, Bolognini, Rosi, Vaccini ve Lizzani ile birlikte senarist olarak yer aldı. 1960 yılında Il gobbo filminde aktör olarak ilk rolünü oynadı.

Ölümü: 1975\'te sahilde ideolojik ve dini görüşleri nedeniyle feci halde dövüldükten sonra kafasının üzerinden arabayla geçilen cesedi bulundu

Devamı
Gizle

Katkıda Bulunduğu Son 8 Yapım

Hepsini Göster
Popüler Yorumlar
BatesNorman (Profesyonel) | 30 Haziran 2015, 18:01

Aykırı fikirlerin, aykırı sinemanın artık görülemeyecek yüzü.Çünkü filmlerindeki faşizanları eleştirmesi yüzünden canice katledildi.Ama onun sanat harikası eserlerini yok edemediler.O yaşamı boyunca dışlandı.Yeri geldi Mussolini faşizanlığına karşı herkes susuyorken o konuştu ve medya tarafından yerle bir edildi.Yeri geldi ateist ve eşcinsel kimliğini saklamadı.İnsanların özgür olduğunu ve istediği dini-cinsiyeti seçebileceğini belirtti.Hor görüldü.Yeri geldi burjuvaziyi ve zengiler ile fakirler arası gelir dağılımını eleştirdi.Filmleri yakıldı. Peki bu adam susmalı mıydı ? Susanların ve şakşaklıyanların hepsi tarihe karıştı ama Pasolini halen unutulmadı.

0
6
Tüm yorumlar (8)
Avatar
BatesNorman (Profesyonel) | 30 Haziran 2015, 18:01

Aykırı fikirlerin, aykırı sinemanın artık görülemeyecek yüzü.Çünkü filmlerindeki faşizanları eleştirmesi yüzünden canice katledildi.Ama onun sanat harikası eserlerini yok edemediler.O yaşamı boyunca dışlandı.Yeri geldi Mussolini faşizanlığına karşı herkes susuyorken o konuştu ve medya tarafından yerle bir edildi.Yeri geldi ateist ve eşcinsel kimliğini saklamadı.İnsanların özgür olduğunu ve istediği dini-cinsiyeti seçebileceğini belirtti.Hor görüldü.Yeri geldi burjuvaziyi ve zengiler ile fakirler arası gelir dağılımını eleştirdi.Filmleri yakıldı.
Peki bu adam susmalı mıydı ? Susanların ve şakşaklıyanların hepsi tarihe karıştı ama Pasolini halen unutulmadı.

Cevap Yaz
0
6
Stiks (Profesyonel) | 6 Aralık 2014, 02:56

“Entelektüelliğin hiçbir değeri yok.. Entelektüelliğin hiçbir zaman fazla değeri olmayacak Halkın toplu yargısına göre. Toplama kamplarının kanı bile Memleketimizdeki bir milyon ruhtan Daha net bir yargı çıkartabilmeliydi. Tüm fikirler sahte, bütün tutku yalan birliğini asırlar önce kaybetmiş tüm bilgeliğini, özgürleşmek için değil sadece hayatta kalmak için kullanan bir halkta. Yüzümü göstermem Tek başına ve çocuksu bir ses yükseltmem Tamamen anlamsız. Korkaklık sarmış etrafımızı diğerlerinin zulüm altında öldüğünü görerek, garip bir farklılığa hapsolarak Ölürüm ben de işte ve bu bana çok acı verir.” - Pier Paolo PASOLİNİ

Cevap Yaz
0
3
bluesstar (Dublör) | 26 Ekim 2013, 21:57

Aziz Matyas'a göre incil filmini izledim. Farklı bir bakış açısı ile izlemek keyifliydi tabi.

Cevap Yaz
0
0
evilhazal (Jön) | 26 Nisan 2011, 11:42

milyarlarca yıl yaşayanlar güzelim bir sabaha uyanacaklar Her gün giydikleri giysilerin içinde mutlu sürecek hayatları O giysilerin verdiği ilk sıcaklıkla, ilk terle mutlu yaşayacaklar sadece mutlu! Yalnızca doğmamış olan yaşar! Yaşadığı sürece herşey onun içindir, herşey onunla olmalıdır. Orada duracağım (...) deniz boyunca hayatın yeniden başladığı yerde. Yapayalnız duracağım o eski sahilde Eski kültürlerin kalıntıları arasında Ravenna Ostia ya da Bombay’da hepsi nasılsa. (...) Yavaş yavaş çözüleceğim denizden gelen kesici ışıkta, unutulmuş bir şair ve yurttaş olarak.(yazan:Pasolini-çev
iri:H.A)

Cevap Yaz
0
1
evilhazal (Jön) | 25 Nisan 2011, 22:31

Her günüm benim son günüm Sıcak sabahın taze sesleri Sıcak sabahın şaşkınlığı içinde Ne önemi var içimde saf olmanın Eğer yaşadığım hep son anım ise Ve hayatın bol bol çekiyorsam acısını: işte bu yüzden Yaşıyorum hala hayatı dokunulmamış gibi görmenin mucizesinde Hiç kimse bilemez yaşamdan benim gibi Çocukça zevk almayı ve boşvermeyi Ve hiç kimse benden daha çok zevk duymaz O yaşam denen bakireden bir günah gibi… SONUNU SABAHATTİN ALİYE BENZETTİĞİM BENİM EN SEVDİĞİM MÜTHİŞ BİR SANATÇININ OLMASI GİBİ OLAN DUYARLI YARATICI İNSAN

Cevap Yaz
0
1
Görüşleriniz