Türkiye'nin sinema sitesi Sinemalar.com

Vedat Türkali

Fatmagül\'ün Suçu Ne Sezon 1 Bölüm 2 Fragman
Vedat Türkali profil resmi Facebook'ta Paylaş
Ekle
7.7/ 10
12 oy
8 kullanıcının favorisi

Vedat Türkali

Türkiye

13 Mayıs 1919

27 Ağustos 2016

Biyografisi

Abdulkadir Pirhasan, eserlerinde kullandığı adıyla Vedat Türkali (1919-2016) yazar, senarist ve yönetmen. 20. Yüzyıl Türk Edebiyatı'nın en önemli temsilcilerinden biridir.

1919'da Samsun'da doğan Türkali, 1942'de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun oldu. Bir süre edebiyat öğretmeni olarak görev yapmış, 1951'de sol siyasi eylemleri nedeniyle hapse girmiş ve 7 yıl hapis yatmıştır. 1960'da Dolandırıcılar Şahı adlı filmle birlikte senaristlik yapmaya başlayan Türkali, 60'lı ve 70'li yıllarda 25'ten fazla filmin senaryosuna imza atmıştır. 1965'te Karanlıkta Uyananlar filmiyle Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Senaryo ödülünü kazanmıştır. Aynı yıl Sokakta Kan Vardı filmini yönetmiştir. 1974'te yazdığı Bir Gün Tek Başına adlı romanla Milliyet Yayınları Roman Yarışması'nı kazanmıştır. Dönemin çok tartışılan filmlerinden olan ve yıllar sonra dizi olarak yeniden çekilen 1986 yapımı Fatmagül'ün Suçu Ne? senaryosu da ona aittir. Son kitabı Bitti Bitti Bitmedi, 2014'te basılmıştır. Ömrünün son yıllarına dek hem edebiyat, hem de siyasi eylemler içinde yer almıştır.

Vedat Türkali, 27 Ağustos 2016 günü tedavi gördüğü Yalova Devlet Hastanesi'nde çoklu organ yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetti. 1 Eylül günü Teşvikiye Camii'nde kılınan namazın ardından Zincirlikuyu Mezarlığı'nda defnedildi. 1942'den 2013'teki ölümüne dek Merih Pirhasan'la evli kalan Türkali'nin 1944 doğumlu kızı Deniz Türkali oyuncu, 1951 doğumlu oğlu Barış Pirhasan ise yönetmen, senarist ve şairdir. Ayrıca şarkıcı Zeynep Casalini'nin de dedesidir.

Devamı
Gizle

Katkıda Bulunduğu Son 8 Yapım

Hepsini Göster
Tüm yorumlar (1)
Avatar
siwan-perwer (Profesyonel) | 6 Temmuz 2010, 17:03

Salkım salkım tan yelleri estiğinde Mavi patiskaları yırtan gemilerinle Uzaktan seni düşünürüm İstanbul Binbir direkli Halicinde akşam Adalarında bahar Süleymaniyende güneş Hey sen güzelsin kavgamızın şehri Ve uzaklardan seni düşündüğüm bugünlerde Bakışlarımda akşam karanlığın Kulaklarımda sesin İstanbul Ve uzaklardan Ve uzaklardan seni düşündüğüm bugünlerde Sen şimdi haramilerin elindesin İstanbul Plajlarında karaborsacılar Yağlı gövdelerini kuma sermiştir. Kürtajlı genç kızlar cilve yapar karşılarında Balıkpazarında depoya kaçırılan fasulyanın Meyvesini birlikte devşirirler Sen şimdi haramilerin elindesin İstanbul Et tereyağı şeker Padişahın üç oğludur kenar mahallelerinde Yumurta masalıyla büyütülür çocukların Hürriyet yok Ekmek yok Hak yok Kolların ardından bağlandı Kesildi yolbaşların Haramilerin gayrısına yaşamak yok Almış dizginleri eline Bir avuç vurguncu müteahhit toprak ağası Onların kemik yalayan dostları Onların sazı cazı villası doktoru dişçisi Ve sen esnaf sen söyle sen memur sen entellektüel Ve sen Ve sen haktan bahseden Ortaköyün Cibalinin işçisi Seni öldürürler Seni sürerler Buhranlar senin sırtından geçiştirilir İpek şiltelerin istakozların ve ahmak selameti için Hakkında idam hükümleri verilir Haktan bahseden namuslu insanları Yağmurlu bir mart akşamı topladılar Karanlık mahzenlerinde şehrin Cellatlara gün doğdu Kardeşlerin acısıyla yanan bir çift gözün vardır Bir kalem yazın vardır Dudaklarını yakan bir çift sözün vardır Söylenmez Haramiler kesmiş sokak başlarını Polisin kırbacı celladın ipi spikerin çenesi baskı makinesi Haramilerin elinde Ve mahzenlerinde insanlar bekler Gönüllerinde kavga gönüllerinde zafer Bebeklerin hasreti içlerinde gömülü Can yoldaşlar saklıdır mahzenlerinde Boşuna çekilmedi bunca acılar İstanbul Bulutların ardında damla damla sesler Gülen çehreleri ve cesaretleriyle Arkadaşlar çıktı karşıma Dindi şakalarımın ağrısı Bir kadın yoldaş tanırdım Bir kardeş karısı Hasta ciğerlerini taşıdığı çelimsiz kemikli omuzları Ve hüzünlü çehresiyle bebelerini seyrederdi Cellatlara emir verildiği gün haramilerin sarayında Gebeliğin dokuzuncu ayında Aç kurtların varoşlara saldırdığı Tipili bir gece yarısı Sırtında çok uzak bir köyden indirdi Otuzbeş kiloluk sırrımızı Zafer kanlı zafer kıpkırmızı

Cevap Yaz
0
2
Görüşleriniz