Ceren Benderlioğlu Filmografi
Anadolu Selçuklu Devleti'nin en güçlü hükümdarlarından Sultan Alaaddin Keykubat dönemini konu alan ''Aşk ve Taht'', devletin altın çağında yaşanan siyasi gelişmeleri, saray entrikalarını, taht mücadelelerini ve büyük aşk hikayelerini ekranlara taşıyor. Tarihi olayları dramatik bir kurgu ile buluşturan dizi, dönemin askeri başarılarını, diplomatik hamlelerini ve saray yaşamını merkezine alıyor.
Yönetmen koltuğunda Yağmur Taylan ve Durul Taylan'dan oluşan Taylan Biraderler'in oturduğu dizinin senaryosu ise Serdar Özönalan, Hasan Erimez, Özlem Atasoy ve Melek Yalçın tarafından kaleme alınıyor. Tarihi atmosferi güçlü prodüksiyonuyla dikkat çeken Aşk ve Taht, Anadolu Selçuklu Devleti'nin ihtişamını ve dönemin karakterleri arasındaki güç mücadelelerini izleyiciyle buluşturmayı hedefliyor.
Avukat Tuğçe, sevgilisi Furkan tarafından terk edilir. İşleri de kötü gidince, problemli müvekkili Erdem’i kurtarması karşılığında Furkan’ı geri getirmeyi kabul eder. Ancak işler planlandığı gibi yürümez.
Çocuk yaşta yetim kalan Eşref (Çağatay Ulusoy), yalnızlığın etkisiyle suç dünyasına adım atmış ve zamanla yeraltı örgütlerinin lideri olmuştur. Yetimler, onun için kaybettiği ailesinin yerine koyduğu kardeşleridir; ancak bu aile, suç dünyasının ortasında varlığını sürdürmektedir. Bir yanda yeraltı örgütlerinin başında olmanın getirdiği ağır sorumluluk, diğer yanda ise hep arzuladığı huzuru bulma çabası, Eşref'in yaşamını şekillendirir. Beklenmedik bir anda karşısına çıkan Nisan (Demet Özdemir), onu tahmin edilemeyecek bir rüzgârın içine sürükler.
Cem (Halit Ergenç), çocukluk travmaları sebebiyle aşka inanmaz ve aşk denilen hastalığı iyileştiren "Aşk Hastanesi"nin perde arkasında bulunan kişidir. Ama aşkın gücüne inanan Hazal (Funda Eryiğit), Cem'in bütün inançlarını ve hayatını tepetaklak edecektir.
Metin ve Hande uzun bir ilişkinin ardından evlenip kısa süre sonra boşanmışlardır, ancak bu durumu ailelerinden gizlemişlerdir. Kalp hastası olan Hande’nin annesi Leman aniden eve gelince, ikili gerçekleri saklamak zorunda kalır.
Torun sevdası ile yanıp tutuşan Hacer’in iki kızı vardır. Büyük kızı Hayat boşanıp yanına yerleşmiştir. Küçük kızı Hediye ise evlidir ama boşanma kararı almak üzeredir.
Eşini genç yaşta kaybeden Kemal, iki kızı Ceren ve Beren ile birlikte yaşamaktadır. Kızlarının bir gün evlenip evden ayrılacağını düşünerek hayatına bir kadın almayı kafasına koyar.
Adli katip memurluğundan emekli olmuş ve Beyoğlu'nda yaşamını sürdüren 65 yaşındaki Agah Beyoğlu'na Alzheimer başlangıcı tehşisi konulmuştur. Unutmanın bir fırsat olduğunu fark eden Agah, yıllarca planladığı bir cinayeti işlemeye karar verir.
Oyuncaklar Ülkesinde yaşayan dünyalar güzeli bez bebek NANA 100. yaş gününde gerçek bir insan olmayı diler. Baş peri Kulina ve dostları, Nana’nın bu dileği karşısında çok şaşırırlar; nasıl olur da bir oyuncak büyü yeteneklerini ve ölümsüzlüğünü kaybetmek pahasına insan olmak isteyebilir?Nana eski sahibi minik Yağmur’un yanında güvende olacağını hisseder. Kulina’nın sihirli ekranından dünyada olanları izleyip Yağmur’un kendisine çok ihtiyacı olduğunu da görünce, kararı kesinleşir.Küçücükken annesini kaybetmiş olan Yağmur 7 yaşındadır. Bir zamanlar babalarının bakıcısı olan Makbuş, şimdi ona ve abisi Rüzgar’a hem bakıcılık, hem de annelik yapmaktadır. Ama Makbuş’un evdeki konumu, Yağmur’un babasıyla evlenmeye çalışan sinsi Simge yüzünden tehlikededir. Makbuş’u, Selim’le evlenmek için önündeki en büyük engel olarak gören Simge ne yapıp edip onu bakım evine yatırmaya kararlıdır.Makbuş’un ara ara yaptığı küçük dalgınlıkları Selim’e hayati tehlikeler olarak yansıtmaya çalışan Simge, daha da ileri giderek Makbuş’a tuzaklar kurmaya başlar. Sonunda kendini çocuklar ve Selim için bir tehlike olarak görmeye başlayan zavallı yaşlı kadın, kendi isteğiyle huzur evine gitmeye karar verir. Yağmur ve abisi Rüzgar Makbuş’un Simge’nin hain planlarından dolayı bu halde olduğunu hissederler ama bir şey yapamayıp, bir mucizenin Makbuş’u kurtarması için dua ederler.Çocukların duaları kabul olur ve Nana’nın tekrar Yağmur’un oyuncağı olarak eve gelişi her şeyi değiştirir. Nana bir sene boyunca o evde kalacaktır ve sonra insan olacaktır ama ancak periler kurulunun şartlarını yerine getirdiği takdirde.
Dizi, 1970'lerdeki üniversite öğrenci olaylarıyla başlar. Sağ ve sol görüşlere uzak bir arkadaş çevresinden gelen Yurdanur (Özge Özberk), olaylar sırasında bir kaza kurşunuyla en yakın arkadaşına veda eder. Çıkan büyük kargaşada uzanan tek yardım elini örgüt üyesi solcu bir genç olan Mehmet Eroğlu (Mehmet Ali Nuroğlu) uzatır. Bu iki genç, dönemin siyasi olayları fonunda karşı konulmaz bir aşkla birbirlerine aşık olurlar. Ancak, Yurdanur'un sağ görüşlü babası Dinçer Bey ve annesi Sema bu ilişkilerine bir engel olmaya çalışırlar.