Altın Küre'den Akılda Kalanlar

18.01.2010 18:00
Altın Küre'den Akılda Kalanlar

Bu sene 67.si düzenlenen Altın Küre ödülleri nispeten sönük geçen bir ödül töreniyle sahiplerini buldu. Adayların niteliği, yanlış ödüllendirmeler derken, her sene olduğu gibi bu senede aynı nakarat tekrarlanarak gece tamamlandı. Belki bu seneyi farklı kılan tek unsur Haiti\'deki deprem felaketinin yarattığı dehşet ve üzüntüyü kırmızı kurdeleler takarak bizlere anlatmaya çalışan yıldızlar ve yönetmenlerdi. Geçen senelere göre çok iddialı ve ses getiren yapımların yer almadığı gecede, belki de tek sürpriz Avatar\'ın aldığı en iyi film ve en iyi yönetmen ödülüydü.


Henüz izleme fırsatı yakalayamadığımız birçok filmin yarıştığı gecede skandallar yaratan Precious, ünlü oyuncuların arzı endam ettiği müzikal Nine ve Pedro Almadovar\'ın son alameti farikası Broken Embraces\'in (Kırık Kanatlar) tabiri caizse havayı alması bazı sinema yazarlarını kısmen şaşırttı. Ama belki de en ilginci Avatar\'ın Drama dalında en iyi yönetmen ve en iyi film ödülünü almasıydı. Evet film büyük bütçeliydi ve James Cameron önemli bir yönetmendi ama ortalama eleştiriler alan Avatar\'ın görselliği dışında jüriyi etkileyebileceğine kimse inanmamıştı. Netice itibariyle bu seneki filmler enerjiden uzak ve sıradandı. Bu durumda aradan sıyrılan ve ödülleri toplayan da Avatar oldu. Diğer ödül sonuçlarında da herhangi bir sürpriz yoktu. Altın Küre\'den önce birçok ödül töreninde en iyi kadın oyuncu ödülünü alarak küre benim sinyalleri veren Sandra Bullock ya da Inglerious Basterds (Soysuzlar Çetesi) filmindeki hain Alman askeri rolüyle bizleri çok eğlendiren Christopher Waltz\'un aldığı ödüller de kimseyi şaşırtmadı. Drama dalında en iyi kadın Sandra Bullock\'a en iyi yardımcı erkek ödülüyse Christopher Waltz\'a gitti. Artık festivallerin olmazsa olmazı Meryl Streep, komedi dalında aldığ en iyi kadın oyuncu ödülüyle ayakta alkışlanırken, yaptığı mütevazi konuşmayla da herkesin gözlerinin dolmasına neden oldu. Precious filmiyle drama dalında yardımcı kadın oyuncu ödülünü alan Mo\'nique bu bol skandallı ve hüzünlü filme olan ilgimiziyse katladı. AIDS hastası, babası tarafından hamile bırakılmış, obez bir zenci kızın dramını anlatan ve ABD\'de çeşitli tartışmalara neden olan Precious belki de törenin en hararetli filmiydi. Her zaman drama dalında verilen ödüller daha çok ilgi çektiği için, üvey evlat muamelesi gören komedi-müzikal odüllerinde de herhangi bir sürpriz yaşanmadı. Ne Hangover\'ın (Felekten Bir Gece) aldığı en iyi komedi filmi ödülünü ne de Merly Streep\'in en iyi komedi kadın oyuncu ödülünü alması bir şaşkınlık yaşattı. Belki bir miktar şaşırtıcı olan tek ödül Sherlock Holmes ile en iyi komedi-müzikal ödülünü evine götüren Robert Downey Junior oldu. Artık şurası bir gerçek ki, Robert Downey Junior yaşlandıkça kariyerini daha da parlatıyor. Her sene akıllıca karar vererek oynadığı filmlerle hem festivallerin hem de seyircinin kalbine taht kurmuş durumda. En iyi animasyon dalında tartışmasız en güçlü aday olan Up\'ı n ödül alması Dreamworks\'un neredeyse her festival ödülüne demir attığını bizlere tekrar tekrar kanıtladı. Ama işin en ironik tarafı Up\'in sevimli ve hüzünlü bir çizgi film olması dışında bütün ödül bekleyen filmler arasında duygusal derinliği en yüksek olan yapıt olmasıydı. Bütün yıldız oyunculu ve büyük yönetmenli filmlerin arasında bir elmas gibi parlıyordu bu animasyon. Kim bilir Oscar Akademisi Up\'a bir sürpriz yapar ve daha prestijli bir ödül için bu hüzünlü oyuncağa bir şans verir. Bekleyip, göreceğiz. Tüm ödül törenlerinde etrafı ciddiye almadığı izlenimini veren Quentin Tarantino, her zamanki sulu tavırları ve kibirli hareketleriyle ilgi odağıydı. Yaşlanmasına rağmen formundan birşey kaybetmeyen Jeff Bridges\'in vakur ve samimi tavırlarıyla drama dalında en iyi erkek oyuncu ödülü alırken yaptığı konuşma, bu geç gelen ödüle bir serzeniş niteliğindeydi. Gecede hayalkırıklığı ve öfkesini gizlemeyi beceremeyen isimse şühesiz Jason Reitmen\'di. Up In the Air (Aklı Havada) ile eleştirmenleri mest eden Reitman\'in sadece en iyi senaryo ödülünü alan filmine reva görülen muameleye olan öfkesi yüzüne yansımıştı. Şüphesiz Up in The Air Oscar\'larda daha iddialı olacaktır. Gecede en iyi film ve yönetmen dalında en büyük favorilerden biri olan Irak savaşı filmi, Hurt Locker\'in ödülü alamaması sürpriz sayılabilirdi ya da sayılmayabilirdi. Holywood\'daki sayılı kadın yönetmenlerden biri olan Kathryn Bigelow\'un yine Oscar\'larda Avatar\'i altetmesi mümkün olabilir.


Gecenin dedikodu ve kıyafet notlamaları kısmındaysa özellikle kadın oyuncuların hali, tavrı çok eleştirildi. Penelope Cruz\'un aşırı derecede bronzlaşmış hali modacılardan olumsuz not alırken, gecede Nicole Kidman, Halle Berry, Chloe Sevigny ve Drew Barrymore kıyafetleriyle geçer not aldı. Cameron Diaz, Kate Hudson ve Jennifer Aniston ise törenin rüküşleri olarak sınıfta kaldı. Ayakta durmakta zorlanan Mickey Rourke, sürekli sakız çiğneyerek kahkaha atan Robert Downey Junior ise gecenin erkekler klasmanında sınıfta kalanları olarak not edildi. Oscar\'ların habercisi olarak kabul edilen Altın Küreler bu sene sahibini buldu. Bakalım küreler seneye bize sürpriz yapacak mı?