Türkiye'nin sinema sitesi Sinemalar.com

Uçan Süpürge’de Öteki Tarih hikayeleri

Uçan Süpürge’de Öteki Tarih hikayeleri
8 Nisan 2010

Kültür Bakanlığı ve Başbakanlık Tanıtma Fonu’nun katkılarıyla düzenlenen 13. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali, 6-13 Mayıs 2010 tarihleri arasında Ankara’da gerçekleşecek. Festival, bu sene Almanya’dan Yeni Zelanda’ya, Meksika’dan Filistin’e 28 ülkeden, 95 yönetmenin toplam 100 filmini sinemaseverlerle buluşturacak.

 

13. yaşını kutlayan Festivalin teması, “Kötülük”. “O kötü, ya sen?” sloganıyla yola çıkacak Festival, kadınlara atfedilen kötülüğün hem hayatta hem de sinemada nasıl karşılık bulduğunu programına aldığı filmleriyle olduğu kadar söyleşileriyle de sorgulayacak.

 

Kötülüğün ‘Öteki Tarih’i

 

Festival; ötekileştirilerek, yok sayılarak “kötülük”e maruz bırakılmış kimlikler için de bir bölüm hazırladı. Resmi tarih dersleri ve kitaplarında öğretilen tekyönlü ve eksik bilgileri, ötekileştirilmiş, saklanmış ve yok sayılmış öykülerin kahramanlarının izinde yeniden ‘okumayı’ amaçlayan, anlatılmayanları anlatan “Öteki Tarih” bölümünde dört film seyirciyle buluşacak.

 

Nezahat Gündoğan’ın üç yıllık çalışmasının sonucunda çektiği İki Tutam Saç - Dersim\'in Kayıp Kızları (2010) filmi 1938\'de Dersim\'de yaşanan katliamın ardından asker ailelerine verilen \"kayıp kızlar”ın öyküsünü anlatıyor. Hepsi o dönemde devlet tarafından kayda alınmış ve kaybolduğu sanılan, özellikle rütbeli asker ailelerine evlatlık verilen bu kız çocukların izini süren belgesel, Ankara’da ilk kez 13. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nde gösterilecek.

 

Bölümün bir diğer “kayıp” hikayesi Berke Baş’tan geliyor. Uzun metraj bir birinci şahıs belgeseli olan Nahide’nin Türküsü (2009), yönetmenin Ermeni olan anneannesi Nahide ve memleketi Ordu’nun konuşulmayan tarihi üzerine bir film. Anneannesinin yaşamını keşfe çıkan yönetmen Berke Baş, bu süreçte onun etnik kökenini de açığa çıkartıyor ve Ordu’nun Ermeni sakinlerinin hikâyelerinin içinde buluyor kendini.

 

30. yılında 12 Eylül hikayeleri

 

Geçen sene “Kadınlardan 12 Eylül Mektupları” başlıklı mektup sergisi düzenleyen Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali, 30. yılında askeri darbenin izlerini halen taşıyan hikayelerden ikisini seyirciyle buluşturuyor. Bunlardan Meltem Öztürk ve Hülya Karcı’nın yönettikleri Eylül Çocukları (2009), Güneş, Emek, Ebru, Savaş ve Hasan’ın, bir sonbahar günü, hayatlarını bilinmeze dönüştüren postal sesleriyle uyanıp, yerlerinden yurtlarından edilişlerini anlattıkları bir belgesel. Belki de ilk kez 12 Eylül’de çocuk olanların tanıklıkları bir filmde belgeleniyor.

 

Filiz Işık Bulut’un yönettiği kurmaca kısa film Sesler (Deng, 2009) ise yine o dönemde Diyarbakır 5 No’lu Cezaevi’ne komşu bir gecekonduda geçiyor ve Cezaevi’nden yükselen çığlıkların ev halkının gündelik yaşamı üzerindeki etkisini, yankısını çok sarsıcı bir dille anlatıyor.

 

Gösterimlerin Ankara Goethe Enstitüsü’nde (Alman Kültür Merkezi) ücretsiz gerçekleşeceği “Öteki Tarih” bölümünde ayrıca, ötekileştirilerek, yok sayılarak gizlenmeye çalışılan saklı tarih üzerine bir de söyleşi yapılacak.

Tüm yorumlar (0)

Avatar
Görüşleriniz