Türkiye'nin sinema sitesi Sinemalar.com

Altın Portakal’da tempolu günler

Altın Portakal’da tempolu günler
11 Ekim 2010

Festivalin ikinci günü Atatürk Anıtı’na çelenk konulmasıyla ve Yeşilçam emekçilerinin mezarlarının ziyaret edilmesiyle başladı. Uluslararası film yarışmasında jüri üyeliği yapmak üzere Antalya’ya gelen ünlü yönetmen Emir Kusturica, gelen tepkiler üzerine jüri üyeliğinden çekildiğini ve ülkesine döneceğini açıkladı.

 

Sanatçılardan saygı duruşu...

 

Antalya Büyükşehir Belediyesi\'nin desteğiyle Antalya Kültür Sanat Vakfı (AKSAV) tarafından düzenlenen 47. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin ikinci gününde, Yeşilçam sanatçıları, Antalya Ulusal Yükseliş Anıtı\'nı ve Yeşilçam emektarlarının mezarlarını ziyaret etti.
Aralarında Şemsi İnkaya, Şerif Sezer, Ayten Uncuoğlu, Menderes Samancılar, Coşkun Göğen, Sümer Tilmaç, Süleyman Turan, Engin Evin ve Yılmaz Köksal\'ın da bulunduğu oyuncular, Cumhuriyet Meydanı\'ndaki anıtın önünde yapılan 1 dakikalık saygı duruşunun ardından Belediye Bandosu eşliğinde İstiklal Marşı\'nı okudu.
Sinemanın emektarları anıldı
Daha sonra aralarında Sümer Tilmaç, Coşkun Göğen ve Engin Evin ve Ali Dal gibi isimlerin bulunduğu sinema sanatçıları, festivalin fikir babaları ve uygulayıcıları Dr. Avni Tolunay ve Behlül Dal, Türk sinemasının ‘kötü adamı’ Hayati Hamzaoğlu ve bir kaza sonucu genç yaşta hayatını kaybeden yapımcı/sunucu Boran Kaya\'yı mezarları başında andı.

 

Kusturica jüri üyeliğinden çekildi

 

Altın Portakal’da jüri üyeliği yapmak üzere Antalya’ya gelen dünyaca ünlü yönetmen Emir Kusturica bir basın toplantısı düzenleyerek kendisine yönelik eleştirilere yanıt verdi. Kusturica, jüri üyeliğinden çekildiğini ve ülkesine döneceğini açıkladı. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın kendisini Bursa Festivali’nde öperek ve kucaklayarak karşıladığını anlatan ünlü yönetmen, tavır değişikliğinin altında siyasi nedenlerin yattığını söyledi. Bakan Ertuğrul Günay için Türkçe ‘düşman’ ifadesini kullanan Kusturica, “Kendisini düşman olarak görüyorum çünkü bunu hak ediyor. Kültür Bakanı (bu adam bunları yaptı) derse sokaktaki insan beni vurmaya kalkabilir” diye konuştu.

 

Kusturica’nın eleştirilerinin hedefinde, kendisinin festivale katılışını gerekçe Antalya’ya gelmeyeceğini açıklayan yönetmen Semih Kaplanoğlu da vardı. Kusturica, Kaplanoğlu için, “Eğer insanlığa karşı işlenen suçlara çok karşıysa neden Ermeni soykırımından söz etmiyor, neden Irak Savaşı karşıtı kampanya yapmadı. Böylece duyarlılığını bütünlemiş olurdu” diye konuştu.

 

“Meseleyi fazla abartıyorsunuz demedim”

 

Üniversite öğrencileriyle yapmayı planladığı atölye çalışmasını da iptal etmekten üzüntü duyduğunu ifade eden Emir Kusturica “Çevrenizde onlarca koruma varken ders veremezsiniz. O yönetmen ya da Bakan yapsın atölye çalışmasını, belki daha iyi yaparlar” dedi.

 

Sanatçı duyarlılığını “Hayatını insanlığa pencereler açmak için adamış bir insan herhangi bir suçu destekliyor olamaz” sözleriyle ifade etmeye çalışan ünlü yönetmen, Bosna Savaşı’nda tecavüze uğrayan Boşnak kadınlarla ilgili olarak “Meseleyi lüzumundan fazla abartıyorsunuz” demediğini, bu sözlerin maksatlı olarak uydurulduğunu ileri sürdü. Yaptıklarıyla değil yapmadıklarıyla eleştirildiğini söyleyen ünlü yönetmen bunu “Grotesk bir tavır” olarak niteledi. Kusturica kendisini tek bir kelimenin; ‘antiemperyalist’ kelimesinin tanımladığını söyledi.
Ünlü yönetmen, önümüzdeki ay çıkacak 17 hikayeden oluşan otobiyografisini ilk okuyan kişinin Boşnak bir yönetmen olduğunu söyledi.

 

Akaydın: Tepkiler Türkiye’yi temsil etmiyor

 

Uluslararası jürinin düzenlediği basın toplantısına katılan Antalya Büyükşehir Belediyesi ve AKSAV Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın, Antalya’ya gelen ünlü yönetmen Emir Kusturica’ya teşekkürlerini iletti. “Olan bitenlerle ilgili olarak üzgünüm” diyen Akaydın, Kusturica’nın sanatsal birikimiyle ilgilendiklerine vurgu yaptı. AKP’li Bursa Belediyesi’nin 4 ay önce düzenlediği festivalde konser veren Kusturica’nın herhangi bir tepki ile karşılaşmadığını, bugünkü eleştirilerin ise politik olduğunu kaydetti. Uluslararası basın mensuplarına İngilizce olarak açıklamada bulunan Akaydın, kendisinin sosyal demokrat Cumhuriyet Halk Partisi mensubu olması nedeniyle tepkilerin büyütüldüğünü ifade etti. Kusturica’nın çevresinde korumalarla gezmemek, festival katılımcılarını rahatsız etmemek adına Türkiye’den ayrıldığını ve Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne defalarca teşekkür ettiğini belirten Akyadın “Tepkiler Türkiye’nin entelektüellerini temsil etmiyor, Antalya’yı hiç temsil etmiyor” diye konuştu.

 

Akaydın sözlerini şöyle sürdürdü: “Böyle bir gerginliğin başında kültürden sorumlu bir bakanın yer alması gerçekten çok düşündürücüdür. Bence Altın Portakal tarihine kara bir leke olarak geçmiştir. Kültür Bakanı kültürsüzlüğün temsilcisi olamaz. Ben bu suçlamaları kendisine yöneltmek istemiyorum. Ben ayıpladım. Benim tanıdığım bildiğim Ertuğrul Günay böyle bir tavrı gösterecek birisi değildi. Kendi elinde olmayan nedenlerden dolayı, üstündekilerin baskılarından dolayı böyle bir tavır almış olabilir.”

Tüm yorumlar (14)

Avatar
duvi13 (Dublör) | 13 Ekim 2010, 21:18

Sanat ! Acaba Bosna'da öldürülen insanlar yada tecavüze uğrayanlar hiç şöyle dedi mi?
- Bu yapılanlar sanata hiç yakışmadı..
Nedense gelişmekte olamayan (gelişmekte olan demiyorum) ülkeler diğer büyük dediğimiz ülkelere yetişmek onlar gibi olabilmek ,onlar gibi giyinmek onlar gibi konuşmak vs. vs. için hep kendilerinden onurlarından ödün vermek zorunda..
Türkiye kaybetti.Hayır bence kaybetmedi neden kaybetsin Bosnada vahşice öldürülenler bir film figüranımıydı.Kapitalist amerika dün kızılderilileri  bugün ıraklıları yok ediyor kendini haklı çıkarmak adına film yapıyor , biz alkışlıyoruz.
Yorum yapıyoruz, ne güzel kurgusu var.. yok efendim adam ne güzel oynamış.. yok efendim bu yönetmen çekerse böyle çeker gibisinden.Güya Sanat ya bizde sanata katkıda bulunuyoruz.
Ayrıca şuna kızıyorum bu adam Bursaya geldiğinde ses yok Antalya ya geldiğinde olay oluyor.Bunun altında da siyasi oyunlar var , esas Türkiyenin ve sanatın kaybettiği durum bu.
Sırpların yaptığı bir ırkçılık faşistlik  ,ne olursa olsun ve kim olursa olsun haklı çıkaramaz.
Bence ne Türkiye kaybetti ne de sanat..
Saygılar Duvi..

Cevap Yaz
0
0
Lorenzo87 (Dublör) | 13 Ekim 2010, 19:57

Bir festivale yakışmayan bir portre elbette fakat birileri Emir Kusturica'ya tepki göstermeliydi. O dönem kullandığı sözler dün gibi aklımda.
 
Bosna'da yapılan onca tecavüze, cinayete, soykırıma abartılıyor dedi adam. Can Dündar'a NTV'de verdiği ropörtajda kıvırdı da kıvırdı benim ailemde Müslümanlarda falan var diye ama bu söz sorulunca geçiştirdi. Demedim diyemedi çünkü sırp gazete ve televizyonlarında kapı gibi deliller var dediğine dair.
 
Kendisine sormak lazım madem demedi niye Bosna Hersek'e gelemiyor? Semih Kaplanoğlu'nıu da tebrik ederim gösterdiği tepki için. Oradaki diğer kişilerden farkını belli etti.

Cevap Yaz
0
0
asyn (Dublör) | 12 Ekim 2010, 19:12

Bir festivale,ödül törenine yakışmayan unsurlar

Cevap Yaz
0
0
70milimetre (Dublör) | 11 Ekim 2010, 22:05

bende kusticayı kınamıyorum...artık insanlar işin sanat kısmına bakmak yerine,neye nasıl çomak sokalım diye düşünmeye başladılar.işin altın portakalı bahane...

Cevap Yaz
0
0
pdrderya (Dublör) | 11 Ekim 2010, 20:39

Kültürel kimliği ve seçtiği din yalnızca Kusturica yı ilgilendirir.Bizi ilgilendiren durumsa devletin üst kademelerindeki koca koca adamların çocuklar gibi tutarsız ve ezbere konuşmaları ve davranmalarıdır.Ve sonuç Türkiye'nin en büyük film festivalinde sanattan,sinemadan ve sanatçılardan çok siyaset konuşuldu.Bir yere de bulaşmasın bu siyaset denen şey.Bulaştığı her yeri kirletiyor çünkü.

Cevap Yaz
0
0
pion (Profesyonel) | 13 Ekim 2010, 20:19

en doğrusunu yaptılar o adam orda olanlara katliam bile demiyor . empati kurma diye birşey yok mu sizde . bosna da neler yapıldığını acıp bi okuyun öyle ordan burdan konuşma işle olmuyo orda bi katliam yapıldı ayıp cahillik yapmayın .O adamın gelmesi çok büyük yanlış insan olması önemli . Bu adama tepki gösteren siyasiler ve yönetmenlere helal olsun .

0
0
Görüşleriniz