Türkiye'nin sinema sitesi Sinemalar.com

Miramax'ın Katlettiği Cennet Sineması

30 Kasım 2010

En iyi yabancı film Oscar\'ı dahil çeşitli törenlerde tam 20 ödül ve 12 adaylığı olan bir italyan şaheseri \"Nuovo Cinema Paradiso\". İtalyanın küçük bir kasabasındaki tek eğlence kaynağı olan sinemanın makinisti Alfredo ve babası askerden savaş bitmesine rağmen dönmeyen Toto\'nun arkadaşlık ve hayat hikayesi bu film. Alfredo\'nun tavsiyeleri ve nasihatları Toto\'nun kalp ağrıları, yaramazlıkları, komiklikleri ve sevecenliği birleşince ortaya çıkan muazzam bir çocukluk anısı bu film. Her sahnesinde çok güzel diyaloglar olan, bazı sahnelerdeki mizahı ile insanları gülüp geçiren, aşk hikayesiyle ağlatıp melankolikliği aşılayan tam bir başyapıt Nuovo Cinema Paradiso.

 

Giuseppe Tornatore\'nin yazdığı ve yönettiği film o kadar seviliyor ki tüm dünyada her yerde bu filmin içinden hikayeler çıkıyor. Birçok senarist ve yönetmene de esin kaynağı olan filmin ülkemizdeki esin kaynakları ise \"Vizontele\" ve \"Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak\" olabilir. Elbette Vizontele konusu gereği de benzemektedir ancak Ahmet Uluçay\'ın filmi ile Tornatore\'nin filmi arasındaki benzerlikler çok daha ön planda ve melankoliktir. Bir diğer esinlenme ise Fatih Akın\'ın 2002 yılında yönettiği bir italyan alman ortak yapımı film olan Solino. Cinema Paradiso filminin başlarında bir aile çalışmak için almanyaya gidiyor. Belki de Solino\'daki Gigi ve ailesi o arabadadır. Benzerlikler sadece bu kadarla sınırlı değil elbette ancak Fatih Akın\'ın Solino\'su Tornatore\'nin Cinema Paradiso\'sundan çok daha arabesk ve apaçık bir acıların öyküsü. Cinema Paradiso\'da ise hayatın acımasızlığı arkaplanda kalıyor ve önplandaki acılar ise sadece özlem, aşk, sevgi, hayalkırıklıklarından ibaret.

 

Sinema tarihinin en büyük bestecilerinden biri olan Ennio Morricone\'nin film müziklerini yaptığı Cinema Paradiso, bu müzikler eşliğinde izleyenleri ağlatabilecek hüznüyle bizleri selamlıyor izlerken. Hollywood filmlerinden sahneler ve Morricone\'nin hüzünlü besteleri birleşince bir duygu patlaması yaşıyoruz tıpkı Toto gibi ve katharsis durumuna geçiyor, arındırıyoruz tüm pişmanlıklarımızı ruhumuzdan. Herkese Alfredo gibi bir arkadaş gerekli, bu mesajı da çıkartıyoruz filmden elbette.

 

Başlığa gelince; Miramax şirketi, filmi amerikada yayınlamadan önce filmden birçok sahneyi kesiyor ve filmin uzunluğunu yarım saat kısaltıyor. Sebebi ise şöyle: İnsanlar izlerken sıkılabilir! Ancak filmin kısa versiyonunu izleyenlere bir süpriz daha yapılıyor ve konusunu tam olarak anlayamadıkları gerekçesiyle orijinal haliyle tekrardan vizyona giriyor film. Tek filmi iki kez aynı insanlara satmak! Filmi henüz izlememiş olanlara uzun versiyonu izlemelerini tavsiye ediyorum. Zira kısa versiyonun konusu hiçbir yere bağlanmadan bitiyor. Uzun versiyonunda ise konuyu tam olarak algılayabiliyorsunuz.

Tüm yorumlar (0)

Avatar
Görüşleriniz