Türkiye'nin sinema sitesi Sinemalar.com

Kiarostami'nin Orijinal Kopyaları

15 Aralık 2010
İranlı yönetmen Abbas Kiarostami, ortadoğunun en büyük yönetmenlerinden kabul edilir. Bugüne kadar çektiği 39 filmden 13\'ü ile Cannes\'da yer almayı başarabilmiş usta yönetmen bu filmlerinin tamamını ülkesi İran\'da çekmişti. Ayrıca 3 kez Cannes jürisinde ödül veren Kiarostami 1997 yılında Taste of Cherry ile de Altın Palmiye ödülünü evine götürmeyi başarmıştı.

 

Yeni filmi Copie Conforme ise sinemacının evrensel olarak da güzel işler çıkartabileceğini gözler önüne seriyor. İtalya\'da geçen Copie Conforme aslında sadece İtalya Toskana\'daki küçük bir kasaba olan Arezzo ve onun komşusu bir diğer şirin kasaba olan Lucignano\'da geçmiyor. Hayatın her anında karşımıza çıkabilecek aşklar daha çok ön plana çıkıyor bu filmde. Başrollerini Juliette Binoche ve William Shimell\'in oynadığı Copie Conforme, bir tez ve antitez filmi adeta. Filmin açılışı Arezzo\'da bir konferans salonunda olan film, ünlü bir yazar olan James Miller\'ın yeni kitabı üzerine verdiği konferans ile başlıyor. Kitabın adı ise oldukça dikkat çekici: Copie Conforme yani \"Tasdikli Kopya\". Yazarın görüşü dünyadaki her şeyin kopya olduğu üzerinedir. Yaşadığı çağın en ünlü muciti ve ressamı olan Da Vinci bile aslında Mona Lisa\'da daha önceki bir tablonun kopyasını yapmıştır. Bu kopyaları asıllarından ilham alarak gerçekleştirilen yeni sanat eserlerine eviren bir süreçten bahseden karakter, bununla da sanat çevrelerinden tepkiyi çekmiştir. Film, bu raddeden sonra bir çocuk ve annesi arasındaki konuşmalara geçer. Çocuğun geveze ancak hiç de öyle can sıkıcı olmayan şekildeki konuşmaları ve içindeki özgürlük aşkını annesi sürekli engellemeye çalışmaktadır. Çünkü anneye göre çocuk belirli koşullara ve sorumluluklara sahip olmalı, istediğini değil toplumun ona gösterdiği doğruları yapmalıdır. Bu anne aynı zamanda da bir sanat uzmanıdır ve konferansta da hazır bulunmuştur. Yazara ilgi duyan bu antika dükkanı sahibi kadın filmin ilerleyen bölümlerinde yazar ile birlikte Lucignano\'ya günübirlik bir geziye gider ve aralarındaki zıtlığa rağmen çekimleri artar. Olaylar da bu şekilde gelişir.

 

Abbas Kiarostami, kendi yazdığı senaryoyu yönetirken diyaloglara verdiği önemin yanı sıra kullandığı çekim teknikleri ile de avrupa sinemasını ne kadar yakından tanıdığını belli ediyor. Ortadoğunun en güzel avrupa-i filmi olarak da adlandırılabilecek Copie Conforme, ufak nüanslar ile diyalogların ne kadar ilgi çekebileceğini gösteriyor. James ve kadının diyaloglarının sadeliği bir kopya sanatlar tartışmasından kadın erkek arasındaki ilişkiye dönerken siz de arkanıza yaslanıp her yerde karşılaşabileceğiniz bu gibi durumlara yönetmenin gözünden bakıyorsunuz. Duygusal-katı kadın ile vurdumduymaz ve orijinali arayan-umursamaz erkek arasındaki diyaloglar o kadar muazzam ki filmin durağan havasında kendinizi İtalya\'nın bir kasabasından alıp istediğiniz herhangi bir yerde bulabiliyorsunuz. Kadın ile erkeğin filmin sonlarına doğru izleyiciyi arındırma çabası ise gerçekten muazzam.

 

Çekim teknikleri ise ayrı bir dikkat çekici unsur elbette. Çerçeve kullanımı muhteşem olan Kiarostami bu sayede Juliette Binoche\'u porte gibi gösterebilmeyi başarmıştır birçok sahnede. Ayrıca araba sahnesi ve kasaba meydanı gibi yerlerde kullandığı plan sekanslar (Kesintisiz çekim) ile kurmacanın gerçekçiliği daha da arttırılmış. Özellikle kasaba meydanındaki plan sekansta ortam seslerinin müthişliği sebebiyle çok güzel bir sahne ortaya konmuş. İtalya\'da müziksiz ve şarapsız bir kasaba yoktur tezini doğrularcasına her daim kulağınızda sıkıcı olmayan ve diyalogların altında bir ninni gibi gelen akordiyon sesi filme sizi daha fazla bağlıyor ve hiç bitmesin demenize sebep oluyor.

 

Film bu yıl Cannes ödüllerinde Juliette Binoche\'a en iyi kadın oyuncu ödülünü getirirken, sahneye elinde İran\'da hapiste bulunan yönetmen Cafer Panahi\'nin adının yazılı olduğu bir pankartla çıkmış ve İran\'da sanata ve sanatçıya yapılan zulmü protesto etmiştir. Cafer Panahi\'nin Cannes\'da jüri üyesi olmasına rağmen festivale hapiste olması sebebiyle gelememesi üzerine kendisinin jüri koltuğu saygı ve protesto için boş bırakılmıştı.

Tüm yorumlar (3)

Avatar
everlee91 (Profesyonel) | 2 Ocak 2011, 00:06

yine tam yerinde bi yorum, yazdığın her şeye katılmamak elde değil ayrıca juliette'in bu rolle ödül aldığını bilmiyordum öğrenince çok sevindim hak etmiş kadın gerçekten o kadar iyi yansıttı ki "Duygusal-katı kadın"ı şaşırmadım ödül aldığına :)

Cevap Yaz
0
0
diotimaa (Efsane) | 17 Aralık 2010, 20:15

iran sinemasına olan hayranlığımı daha da tetikleyen başarılı yönetmenin iran dışında bir yerde çekilen bu filmini de gayet başarılı buldum..

Cevap Yaz
0
0
gugukkusu (Profesyonel) | 16 Aralık 2010, 11:08

Kiyarüstemi... Kirazın Tadı adlı filminden sonra bu ismi hiç unutmadım. Seyrettiğim ilk İran filmiydi. önyargımı yıkan beni sersemleten sonuyla bir başyapıt. Oldukça doğal hatta hiç film platosu kullanılmayan, bu yüzden arka planlarıyla da hayli ilginç bir film. lişeleşmiş Holywood filmlerinden sıkılanlar ve gerçek mekanlarda gerçek film seyretmek isteyenlere... Başyapıtlar için star gerekmediğini, milyon dolarlar gerekmediğini ispat için böyle filmler ve yönetmenler gerekli...

Cevap Yaz
0
0
Görüşleriniz