'Bir daha, bir daha' izlenecek filmler

15.11.2012 14:04
'Bir daha, bir daha' izlenecek filmler

'Beyazperdenin inanılmaz hazinesi saymakla tükenir mi?' diye soran Tuncel Kurtiz, Gezici Festival için “bir daha, bir daha” izlediği filmlerden beş tanesini seçti.

Gezici Festival bu yıl Tuncel Kurtiz’in ‘Bir Daha, Bir Daha’ İzlediği Filmler başlığı altında Türkiye sinemasının bu usta isminde iz bırakan, Amerikan ve Avrupa klasiklerinden oluşan beş filme yer veriyor.

 

Tuncel Kurtiz, seçkisine ışık tutan sinema manifestosunu, Brezilyalı sinemacı Globar Rocha’nın şu sözleriyle açıklıyor: “Biz hem Amerikan ticari estetiğine, hem Avrupa burjuva estetiğine, hem de Sovyet idealist estetiğine karşıyız. Kendi estetiğimizi arıyoruz, Üçüncü Dünya’nın estetiğini.”

 

Avrupa Sineması’ndan üç örnek 

Bu bölümde yer alacak Avrupa Sineması’ndan üç örnek, üç farklı yönetmenin daha özgür, daha eşit bir dünya hayallerinin yıkılmasını çarpıcı, ince ve birbirinden çok farklı hikayelerle anlatıyor. Luchino Visconti’nin yönettiği Leopar, 1860’larda İtalyan aristokrasisinin çöküşü ve burjuvazinin yükselişine bir prens ve bir köylünün değişen hayatlarıyla bakıyor.

1963 yılında Cannes’da Altın Palmiye kazanan film, Burt Lancaster, Alain Delon ve Claudia Cardinale’den oluşan uluslararası bir oyuncu kadrosuyla dikkat çekiyor. Gezici Festival izleyicileri Leopar’ı restore edilmiş yeni dijital kopyasından izleyecekler. Leopar Elio Petri’nin Her Türlü Kuşkunun Ötesinde Bir Yurttaş Hakkında Soruşturma filminde ise bir polisin işlediği cinayetle devletin otoritesi sorgulanıyor. Petri, Cannes Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’nü ve En İyi Yabancı Film Oscar’ını kazanan filmiyle toplumsal şizofreniyi keskin bir şekilde gözlemliyor. Gezici Festival’de filmin restore edilmiş dijital kopyası gösterilecek. İsviçreli yönetmen Alain Tanner ve İngiliz yazar John Berger’i bir araya getiren 2000 Yılında 25 Yaşında Olacak Jonas ise, 1960’larda daha güzel bir dünya kurma umutları yıkılmasına karşın yaşamlarına devam eden bir grup eski devrimcinin eğlenceli öykülerini anlatıyor.

 

Amerikan sinemasından müzikal yansımalar

 

ABD Büyükelçiliği’nin katkılarıyla gösterilecek iki Amerikan klasiği, sinema tarihine geçen müzikleriyle de ön plana çıkıyor. Bob Fosse’un yönettiği New York’lu tanınmış bir koreografın yaşamından kesitler içeren All That Jazz, otobiyografik bir film. Fosse’a 1980 yılında Altın Palmiye kazandıran ve dört dalda Oscar alan All That Jazz, Roy Scheider ve Jessica Lange’in oyunculuklarıyla da iz bırakıyor.

 

Nashville Robert Altman, Nashville’de 24 karakterin öykülerini kendi özgün tarzıyla anlatırken, Nashville şehrinin zengin country ve gospel müziklerinin de yardımıyla ABD’nin 1970’lerdeki politik dönüşümü üzerine çarpıcı bir eleştiri sunuyor.

 

1976 yılında En İyi Film ve Yönetmen dahil beş dalda Oscar’a aday olan ve En İyi Şarkı Oscar’ını kazanan film, Keith Carradine, Lily Tomlin ve Geraldine Chaplin gibi önemli oyuncuları bir araya getiriyor. Gezici Festival, 30 Kasım–10 Aralık tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak. Festival her yıl olduğu gibi Ankara’dan başlayacak, 30 Kasım–6 Aralık’taki gösterimlerin ardından 7-10 Aralık tarihleri arasında geçtiğimiz sene de festivale ev sahipliği yapan Sinop’a konuk olacak.