Görüyorum ki benden uzun süredir
haber alamamışsın! Vizyona giren filmlerden ve en son gelişmelerden anında haberdar olmak ister misin? İzin Ver Daha Sonra
Türkiye'nin sinema sitesi Sinemalar.com

Sanatçılar Taksim Meydanı'nda Açıklama Yaptı

4 Haziran 2013

Sanatçılar AKM önünde bir basın açıklaması yaparak basının eylemlere karşı tutumunu eleştirdi. Gösteriler sırasına meydana gelen bir gelinle damat ise ilgi odağı oldu.

Popüler Yorumlar

bma905 (Amatör) | 5 Haziran 2013, 11:57

Her türlü ayaklanmaya abd oyunu diyenler aslında kendileri abd oyunu, neden bu kadar küçük görüyorsunuz bu halkı anlamıyorum? Milli Mücadelede abd oyunuydu zaten. Ayıp. Bunca baskıya dediğim dedik çaldığım düdük siyasetine karşı çıktılar diye insanları yaftalamayın bu seferki ne sadece bir öğrenci eylemidir ne de uç örgütlerin eylemidir, bu seferki bir halk eylemidir, elbette taş atanlar provake edenler olacak ama bu halkı bizzat polis proveke etmiştir, sabahın beşinde gezi parkın kitap okuyarak oturarak çadır kurarak eylem yapanlaırn çadırlarını mallarını yağma edip yaktılar, oradaydım, siz evinizden ofisinizden konuşuyorsunuzda bizzat orada olmadan atıp tutyorsunuz, insanları sinirlendirdiler heryerde eylem var, insanlar tencere tava ışık söndrüme bizati eşofmanla sokağa inerek destek verdiler bu kalabalık eninde sonunda poliside bi nebze durdurdu, dün taksim bir şölen alanıydı istikalde onca kalabalık. Sanatçılarda destek vericeklerdi elbette, sanat özgürlük ister bilmem sanat nedir anlıyormusunuz. Tiyatrolar özelleşiyor, 7-10 liraya gidilen ve usta oyuncalrı bize izleten salonlar kapatılıyor elbbette bunu etkiside varsanatçıların eyleminde. Bunları görmeden öyle havada konuşmak komplo teorisyeni olmak provakötör edebiyatı yapmak kolay tabi emininm bunu okuyup aşağıya ucuz cevaplar yazacaksınız, yazın ama söylemek istediklerimin tümünü zaten söyledim ben sizin gibi hoşgörüsüz olmayacağım destek değilseniz hoşgörüyle karşılıyorum istediğinizi yazın saydırın okuyup cevap yazmayacağım bunlara çünkü dediğim gibi herşeyi bu yorumda yazdım. Her neyse, bz çapulcular olarak oradayız ve bale gösterisinde başını eğip bakamayanların ve tiyatroları özelleştirenlerin zihniyetnin kalkıp Akmyi yıkıp opera binası yapacağı yalanına inanmayacak kadar da akıllı çapulcularız. Direnİstanbul!

0
11
Yenibirses (Amatör) | 6 Haziran 2013, 15:42

Yazmayayım yazmayayım dedim. Yine duramadım. hala bu eylemin 3-5 ağaç için olduğunu düşünenler var. ZAMAN GAZETESİ YAZARINDAN Şahin ALPAY' ın Salı günkü yazısıyla sizleri başbaşa bırakıyorum. O yazıda bu eylemlerin nedenleriyle ilgili birçok şey saklı. HERKES OKUSUN LÜTFEN!!! ÖZELLİKLE 3.PARAGRAFI Bu germe ve kutuplaştırma hayra alamet değil Türkiye’ye gerçekten büyük hizmetler yapan Başbakan Erdoğan, Haziran 2011 seçimlerinde AKP’nin oyların yarısını almasından bu yana, ne yazık ki, kimilerinin “güç kirlenmesi” dediği sendromu sergiliyor. Bütün söz ve davranışlarıyla her istediğini yapabileceği, kimseyi dinlemek zorunda olmadığı mesajını veriyor. Başbakan’ın “teorisi”ni en iyi AKP Grup Başkan Vekili Mahir Ünal özetledi: “Biz yüzde 50 oyla buraya geldik ve şimdi bunun gereğini yapıyoruz. Bunu kabul etmeyen birileri varsa hesabını sandıkta görürüz, burada değil.” Bu zatın tarif ettiği “plebisiter demokrasi” ya da “çoğunluk diktatörlüğü” denilen rejimdir, yerleştirmeye çalıştığımız özgürlükçü demokrasiye kesinlikle aykırıdır. Gerçek demokrasi sandıkta hesaplaşmadan ibaret değildir. Gerçek bir demokraside seçimle işbaşına gelen hükümetin askerî–bürokratik vesayet altında tutulması elbette kabul edilemez. Ne var ki gerçek demokrasi, seçimle gelen hükümetin yetkilerinin, yurttaşların temel hak ve özgürlükleriyle, hukuk devletiyle sınırlı olduğu; elindeki gücü kötüye kullanmaması için Parlamento’daki muhalefet, bağımsız yargı, bağımsız medya ve sivil toplum tarafından denetlenip dengelendiği rejimdir. Hükümetin seçimden seçime değil, sürekli hesap verdiği rejimdir. Gerçek demokraside “milli irade”yi yalnızca seçimle gelen hükümet temsil etmez; iktidara oy verenler kadar vermeyenler de milli iradenin bir parçasıdır. AKP halktan ülkeyi yönetme yetkisini almış olabilir ama bu yetkilendirme ne hükümete ne de Başbakan’a her istediğini yapması için açık çek anlamına gelmez. Başbakan, muhalif, eleştiren basını susturamaz… Medyayı yandaş patronlara peşkeş çekemez… Sosyal medyayı bela olarak göremez… Uludere faciasının sorumlularını “Ankara’nın karanlık dehlizlerinde” kaybedemez… “Türk usulü başkanlık” adı altında otoriter bir rejim getirmeye kalkışamaz… Sayıştay denetiminden kaçamaz… Halkın üçte ikisinin istemediği nükleer santralleri yaptıramaz… Alkollü içki kullanan herkesi “ayyaş, alkolik” diye aşağılayamaz, sigara içen herkese “zehir odaları”nı gösteremez… Alevileri umursamadan 3. Boğaz köprüsüne Yavuz Sultan Selim adını veremez… Deprem beklediği için açık meydanlara, betonlaştığı için nefes alacak yeşil alanlara ihtiyaç duyan İstanbul’da Taksim Gezi Parkı’na (hele mahkemenin yürütmeyi durdurma kararına rağmen) “Topçu Kışlası”, üstelik bir de cami yapacağım diyemez… Her türlü protesto gösterisini biber gazıyla, orantısız şiddetle bastırmaya kalkışamaz… Yüzbinleri “ben karşınıza 1 milyon çıkarırım” diye tehdit edemez… Bütün bunları yaparsa, biriken tepkiler, geçen hafta içinde görüldüğü gibi, yalnız İstanbul’da değil, 60-70 şehirde iktidara karşı, hemen her çevre ve eğilimden yurttaşı bir araya getiren öfke patlamasına yol açar. Evet, bir kısım çevreler, tepkileri istismar edebilirler ve ediyorlar da... Ama bu, iktidarın artık demokrasiye yakışan, sınırlarını bilen, hesap veren, itirazları ve eleştirileri dikkate alacak şekilde davranması ihtiyacının gelip dayandığı gerçeğini ortadan kaldırmıyor. AKP’nin sorumlu isimlerinin artık seslerini yükseltip, yorgunluk işaretleri veren Başbakan’ı toplumu germekten, kutuplaştırmaktan kaçınması gerektiği konusunda uyarmak zorunda. En büyük tehlike, barış sürecini akamete uğratma, askerî vesayeti geri getirme çabasında olan çevrelerin, iktidarın keyfileşme ve otoriterleşme eğilimlerini fırsat bilmeleri. Anlaşılmaz olan, Sayın Başbakan’ın büyük bir iç barış inisiyatifine öncülük ederken, barış sürecinin dostlarını olabildiğince birleştirme, düşmanlarını olabildiğince tecrit politikası uygulaması gerekirken, bunun tam tersini yapıyor olması. Hayret doğrusu. BENİM NOTUM...BU EYLEMLERDE ŞİDDETE BULAŞMAYAN HERKESİ YÜREKTEN DESTEKLİYORUM.

0
6

Tüm yorumlar (29)

Avatar
Draco (Dublör) | 9 Haziran 2013, 15:13

Zorla tutulan yüzde'50 sanalda takılıyor dışarı çıkamadıkları için :D

Cevap Yaz
1
5
Endless24 (Amatör) | 11 Haziran 2013, 13:16

Senin çapın yetmez yüzde 50 yi anlamaya sen git çapulculuk yap

3
1
refereee (Amatör) | 8 Haziran 2013, 20:24

site de amele dolmuş!

Cevap Yaz
1
2
ayhan_birol (Amatör) | 8 Haziran 2013, 12:04

siz de bu kafa oldukça ne halk olabilirsiniz ne de halk insanı...uyarıyorum..yakın bir gelecekte hiçbirinizin esamesi okunmayacak Allah Aşkına lütfen biraz düşünün sizin hiç mi hatanız yok?

Cevap Yaz
0
1
ayhan_birol (Amatör) | 8 Haziran 2013, 12:02

beğenmediğiniz atv hükümet yanlısı..o tv de dizi yapıp para kazandınmı? trt de atv de paraya para demiyonuz ama? ben sizi 7 numarada sevmiştim oradaki profikliniz başkaydı...artık yeter gençler sizin oyuncağınız değil!bu gençler sizilerlew asla bağdaşmaz..artık bunu görün ve şu malum komnist manifestonuzdan vazgeçin!siz sanatçı kimlikli devrimci beyinli ama maalesef devlet parası yiyen asalaklarsınız...

Cevap Yaz
1
1
ayhan_birol (Amatör) | 8 Haziran 2013, 11:57

alternatif bir şeyiniz yok mu sevgili sanatçılar....biz sizi seviyoruz ama 30 senedir gördüğüm şu siz bizi sevmiyorsunuz....siz chp li olmadığınızı iddia ediyorsunuz...ben asla inan mıyorum neden?çünkü bu ülkede chp ve o nu destekleyenler kaç ağaç dikti?beğenmediğiniz insanlar kaç ağaç d,ikmiş...lütfen açıklayın tüm ülke öğrensin yaa..bu kadar zor mu?

Cevap Yaz
2
1
Görüşleriniz