Görüyorum ki benden uzun süredir
haber alamamışsın! Vizyona giren filmlerden ve en son gelişmelerden anında haberdar olmak ister misin? İzin Ver Daha Sonra
Türkiye'nin sinema sitesi Sinemalar.com

88. Oscar Adayları Açıklandı!

14 Ocak 2016

88. Akademi Ödülleri'nin adayları açıklandı. Tam 12 dalda aday olan Diriliş (The Revenant), törenin en iddialı filmi olacak.

28 Şubat 2016'da sahiplerini bulacak Oscar ödüllerinin adayları şu şekilde oluştu:

EN İYİ FİLM

The Big Short

Bridge of Spies

Brooklyn

Mad Max: Fury Road

The Martian

The Revenant

Room

Spotlight

EN İYİ YÖNETMEN

Lenny Abrahamson – Room

Alejandro G. Iñárritu – The Revenant

Tom McCarthy – Spotlight

Adam McKay – The Big Short

George Miller – Mad Max: Fury Road

EN İYİ ERKEK OYUNCU

Bryan Cranston – Trumbo

Matt Damon – The Martian

Leonardo DiCaprio – The Revenant

Michael Fassbender – Steve Jobs

Eddie Redmayne – The Danish Girl

EN İYİ KADIN OYUNCU

Cate Blanchett – Carol

Brie Larson – Room

Jennifer Lawrence – Joy

Charlotte Rampling – 45 Years

Saoirse Ronan – Brooklyn

EN İYİ YARDIMCI ERKEK OYUNCU

Christian Bale – The Big Short

Tom Hardy – The Revenant

Mark Ruffalo – Spotlight

Mark Rylance – Bridge of Spies

Sylvester Stallone – Creed

EN İYİ YARDIMCI KADIN OYUNCU

Jennifer Jason Leigh – The Hateful Eight

Rooney Mara – Carol

Rachel McAdams – Spotlight

Alicia Vikander – The Danish Girl

Kate Winslet – Steve Jobs

EN İYİ ORİJİNAL SENARYO

Bridge of Spies

Ex Machina

Inside Out

Spotlight

Straight Outta Compton

EN İYİ UYARLAMA SENARYO

The Big Short

Brooklyn

Carol

The Martian

Room

EN İYİ ANİMASYON

Anomalisa

Boy & the World

Inside Out

Shaun the Sheep Movie

When Marnie Was There

EN İYİ YABANCI DİLDE FİLM

A War (Danimarka)

Embrace of the Serpent (Kolombiya)

Mustang (Fransa)

Son of Saul (Macaristan)

Theeb (Ürdün)

EN İYİ KURGU

Carol – Ed Lachman

The Hateful Eight – Robert Richardson

Mad Max: Fury Road – John Seale

The Revenant – Emmanuel Lubezki

Sicario – Roger Deakins

EN İYİ MÜZİK

Thomas Newman – Bridge of Spies

Carter Burwell – Carol

Jóhann Jóhannsson – Sicario

John Williams – Star Wars: The Force Awakens

Ennio Morricone – The Hateful Eight

Popüler Yorumlar

FilmHistorian (Figuran) | 16 Ocak 2016, 13:10

2015 yılında gösterime giren filmler arasında, akademinin seçtiği ve adaylık verdiği filmlere dikkat ettiğimizde, Hollywood'un günümüzde düzey olarak geldiği noktayı apaçık görebiliyoruz.. Neden mi ? 24 dal içerisinde zaten 1'den fazla dalda adaylık elde eden 15 adet film var..Demek ki akademiye göre bu 15 film koskoca 1 yılda Hollywood'un ürettiği ve nitelik,yönetmenlik,oyunculuk,senaryo vb. dallarda en iyi örnekleri peki The Revenant üst düzey bir film olsa da 12 dalda, Mad Max Fyry Road 10 dalda adaylığı hak edebilir mi normalde ? Hayır.. Akademi bu filmlerin karşısında daha esaslı yapımlar olmadığı için yani bir bakıma en iyi film dalında aday olan filmler '' meydanı boş bulduğu için '' rahatlıkla 4 ve üstü sayıda adaylık kazanabiliyor...Allah Aşkına The Big Short , Brooklyn , Room gibi filmler bile 4 -5 dalda adaylık kazanıyorsa, akademinin seviyesi geçmişe göre bir hayli gerilemiştir.. Ben 7 ve üstü kategoride adaylık kazanan özellikle de 9 ve üstü kategoride adaylık elde eden bir yapımın 120 yıllık sinema tarihinde önemli bir yerde olmasını, başyapıt olmasını ve belirgin bir biçimde orijinal özelliklere sahip olmasını beklerim, her ne kadar akademinin geçmişteki kararları adil olmayan,çelişkili olsa da bugüne göre daha tutarlıydı.. Eleştirilerim filmlere değil, sadece endüstriyedir çünkü endüstriden ortaya çıkan yapımların düzeyi geçmişe göre geriye giderse akademi de mecburen en iyi film dalında karşımıza bu 8 adet filmi koyar..Oysa Çok sayıda kategoride adaylık elde eden geçmişteki filmlerden bazıları olan, Ben-Hur,Baba,Baba 2,Arabistanlı Lawrance gibi yapımlar fazla sayıda adaylğı hak etmiş görkemli filmlerdir.. Siz Mad Max'e 10 tane adaylık veriyorsanız, Hollywood'un vay haline !! 1928'den çoğu dalda akademi adaylığı almış ve kazanmış filmlerin tamamını yıl,yıl araştırmış ve okumuş biri olarak şöyle düşünüyorum : Akademinin seçimleri kimse referans,kıstas olarak almamalıdır, sadece belli bir bakış açısıdır, Adaylık ve ödüllerin verilmesinde, yapımcıların ticari hedefleri,kaygıları,politik konular,sırası gelene ödül verme gibi durumlar rol oynamaktadır..ve en önemlisi de Akademinin verdiği ödül sadece o yılki değerlendirmesine bağlı göreceli bir şeydir, örneğin akademi kararlarının ne kadar isabetsiz ve yanlış olduğunu tek bir örnekle açıklayabilirim : Yurttaş Kane, Welles'in 1941 yapımı filmi, biliyoruz ki Amerikan Film Enstitüsü'nün (AFI) 1998 ve 2007 yıllarında düzenlediği en iyi 100 amerikan filmi anketinde iki kere 1.sırada yer aldı, ingiliz film enstitüsü'nün (BFI) resmi yayın organı olan Sight & Sound dergisinin 1952'den beri her 10 yılda bir düzenlediği ve sadece profesyonellerin katıldığı tüm zamanların en iyi filmleri anketlerinde, Yurttaş Kane 1962'den 2012'ye kadar 5 kere 1.sırada yer aldı (2012 anketinde eleştirmenler listesinde Vertigo 1.oldu), peki akademi Yurttaş Kane'yi nasıl değerlendirdi ? Adaylık verdi fakat 1941 yılının en iyi film ödülünü onun yerine John Ford'un roman uyarlaması vadim o kadar yeşildi ki'ye verdi..Bu film de iyi bir filmdir fakat tüm zamanların en iyi 5 filmi arasında gösterilen bir filme akademi, en iyi film ödülünü zamanında layık görmemişse, biz bundan akademinin kararlarının adaletsiz,zamana göre çok değişebilir,göreceli ve son derece subjektif olduğunu anlıyoruz.. Bu yılki en iyi film dalında aday olan filmleri ben şahsen yukarıda yazdığım nedenler ile asla ciddiye almıyorum ve akademinin seçimlerinin genel olarak daha da kötüye gideceğine inanıyorum

1
10
FilmHistorian (Figuran) | 17 Ocak 2016, 14:06

Dünya'da ödül dağıtan tüm organizasyonlarda, adayları ve kazananı belli bir grup belirlediği ve ödülü kazanan eser de sonuçta insan ürünü olduğu için, eserleri değerlendirme sürecinin ve kararın daima subjektif ve sadece o yıl içerisinde yıl içerisinde tutarlı kalabileceğini biliyoruz.Bu yüzden örneğin akademinin 5 ana kategorisinde (film,orijnal senaryo,uyarlama senaryo,erkek oyuncu,kadın oyuncu) adaylık ve ödülün seçiminde 4 tartışılabilir durum ortaya çıkmaktadır,bunlar : aday olması gerektiği halde aday olamayan, aday olmaması gerektiği halde aday olan ve adaylar arasından ödülü hak ettiği halde ödülü kazanamayan, ödülü hak etmediği halde ödülü kazanan filmler.. Akademi ödülleri için belirttiğim 4 bu 4 tartışmalı konu 1928 den günümüze kadar sürmüştür ve devam edecektir çünjü herkesiz zevki,beğenisi ve fikirleri farklıdır,böyle olması da gayet doğaldır fakat bu duruma rağmen belki çoğu film izleyicisi akademi nin o yıl içinde aday ilan ettiği ve sonrasında ödül verdiği filmi, okuduğu ve öğrendiği gibi üzerinde hiç düşünmeden,ezbere ve sorgulamadan başyapıt olduğuna karar verir,sanki akademinin seçimi her yıl doğrudur da bu insanalar bu seçimleri sorgusuz olarak kabul eder..Ben bu düşüncenin ne kadar yanlış olduğunu ve akademinin kararlarının yıllar geçtikten sonra ne kadar isabetsiz sayılacağına dair Yurttaş Kane örneğini dün vermiştim..çünkü bu örnek bence en belirgin olan olaydır.Elbette buna benzer çok sayıda örnek var ve burada tek tek sayarsam uzun bir liste olur,ben gene de meraklısı ve öğrenmek isteyeneler için oscar tarihinde, günümüzden baktığımızda ödülü pek de hak etmeyen yapımları burada 2002 yılına kadar sıralayacağım ıl 1942 Mrs.Miniver kazandı oysa karşısında Welles'in ikinci başyapıtı olan The Magnificent Ambersons vardı, Welles'in bu filmi 1940'ların en iyi filmlerinden biri sayılmaktadır buna rağmen aday olduğu yıl ödüle uzanamamıştı. yıl 1944 Going My Way kazandı oysa karşısında Billy Wilder'in en iyi filmlerinden biri ve ilk film-noir örneklerinden biri olan Double Indemnity vardı, günümüzden baktığımızda Wilder'ın filmi elbette ödülü hak ediyor.. yıl 1948 Hamlet kazandı ve iyi bir filmdir.. fakat karşısında The Treasure of Sierra Madre ve The Red Shoes adlı iki başyapıt vardı..Hamlet'e karşı yenilgi alsalar bile bu iki film başyapıt olarak kabul edilirken, Hamlet onlar kadar hatırlanamamaktadır yıl 1952 Akademinin yanlış kararlarından biri daha, kazanan : The greatest show on earth.. karşısında iki önemli western filmi john ford'dan the quiet man ve zinneman'dan high noon var.. bu iki film western türü denildiğinde akla gelen yapımlarından fakat o yıl akademi tamamen akla yatkın olmayan bir seçimde bulunmuştu.. yıl 1956 Gene 1952 yılı akıl almaz bir seçimi daha .. Around the world in 80 days kazandı..The king and I ve The Ten Commandments aday olduğu ile kaldı en azından 10 Emir sahip olduğu zamanının ötesinde görsel efektler, oyunculuk performansları ile ödülü kazanmalıydı yıl 1964 Stanley kubrick'in Dr.Strangelove filmi sahnedeydi fakat ödülü my fair lady kazandı.. my fair lady kaliteli bir filmdir fakat Dr. strangelove gibi günümüzde türünde bir başyapıt sayılan yapımın my fair lady'e yenilmesi elbette kabul edilebilecek bir hadise olamaz :) yıl 1965 Belki 1964 kadar tartışmalı bir karar olmasa da bence yanlış bir tercih gene vardı : ödül kazanan yapım the sound of music diğer tarafta david lean'ın boris pasternak'ın aynı adlı romanından uyarlama olan epik filmi doktor jivago vardı.. doktor jivago normalde lean'in önceki iki filmi kwai köprüsü ve arabistanlı lawrence kadar başarı kazanamamış olsa da sonuçta the sound of music'ten daha zor şartlarda çekilmiş daha önemli bir filmdi, ve kazanması gerekirdi. yıl 1967 ın the heat of the night - gecenin sıcağında, çok iyi bir film ve kazanması aslında pek de tartışılmayabilir fakat karşısında ondan daha ünlü ve hollywood altın döneminin sonlarında çekilmiş arthur penn'in yönettiği bonnie ve clyde vardı.. bonnie ve clyde günümüzde kült statüsünde de kabul görmektedir.. ayrıca gene bir klasik olan The Graduate de adaydı.. Bonnie ve clyde, bence yönetmenlik ve prodüksiyon kalitesi olarak gecenin sıcağından filminin biraz daha ilerisindedir ve bu yüzden bonnie ve clyde'nin ödülü kazanması daha doğru olurdu.. yıl 1971 william friedkin usta bir yönetmendir ve the french connection da başarılı bir yapımdır fakat kubrick'in otomatik portakal filmi karşısında daha iyi bir yapım olduğunu söylemek hatalı olur..otomatik portakal hem atmosferi,görselliği ve dramatik yapısı ile günümüzde kült bir filmdir ve kubrick'in en iyilerinden biridir.. 1973 kazanan : The Sting olmuştu..karşısında gene william friedkin'in The Exorcist filmi vardı..The Exorcist biliyoruz ki kendi türünde bir zirvedir, Friedkin'in hikayeyi ele alış biçimi,oyunculuk performansları,insan zihnine kazanan ürkütücü sahneler,üst düzey görüntü yönetmenliği ve soundtrack ı ile bana göre bir başyapıttır...fakat the sting ödülü kazandı..bu akademinin diğer bir hatalı seçimidir. yıl 1976 Rocky kazandı.. elbette serinin ilk filmi Rocky önemli bir spor filmi ve bir zafer hikayesi..fakat karşısında 3 adet güçlü yapım vardı.. scorsese'nin bence ilk başyapıtı taxi driver, sidnet lumet'in başyapıtı : network ve pakula'nın önemli filmi all the president's men.. bu filmlere karşı akademi rocky'e ödül verdi, en önemli sebebi rocky'nin elbette abd halkı tarafından daha fazla sevilebilecek,kabul edilebilecek ve düşünmeye zorlamayan bir yapım olmasaydı fakat diğer 3 film içinde gerçekçilik ve sorgulama barındırıyordu.. Scorsese new york şehrinde vietnam'dan dönen ve geceleri taksi şoförü olarak çalışan,bu metropolde yalnız olarak yaşayan ve giderek ruh sağlığını kaybetme noktasına gelen Travis'in öyküsünü anlatırken, Lumet televizyon sisteminin ve Pakula watergate skandalı sürecinde iki gazeteciyi anlatırken, elbette halk bunları Rocky kadar benimsemeyecekti 1976 yılında.. Günümüzde ise örneğin Taxi Driver Scorsese nin goodfellas ve raging bull ile en iyi 3 filminden biri sayılıyor ayrıca taxi dirver, 2012 sight & sound dergisi en iyi filmler soruşturmasında, yönetmenlerin katıldığı ankette, en iyi 10 film arasına da girmiştir. yıl 1977 kazanan : annie hall.. bu film woody allen'in en iyi filmi olarak da kabul edilir ve ben de bu filmi severim karşısında bir efsaneyi başlatan, yıldız savaşları bölüm 4 vardı.. bu iki filmi önem ve fanatik kitlesine göre kıyasladığımız zaman o yıl yıldız savaşları'nın da ödüle uzanması daha doğrıu olurdu yıl 1979 kazanan kramer & kramer... İyi bir dram filmidir fakat karşısında Coppola'nın bence son başyapıtı,kendi türünde bir zirve oluşturan Apocalypse Now vardı.. Kıyamet, Filipinler'de zorlu şartlarda çekilmiş epik bir savaş filmidir o yıl altın palmiye kazandığı gibi 8 dalda oscar adaylığı etmiş sinematografi ve ses dallarında ödülü kazanmıştı. Özelikle filmin 3 oscarlı görüntü yönetmeni vittorio storaro'nun muhteşem çalışması bile bu filmi kramer & kramer'den daha önemli hale getirmektedir.. Kıyamet 2012 sight & sound dergisi en iyi filmler soruşturmasında, yönetmenlerin katıldığı ankette en iyi 10 filmden biri de seçilmiştir.. Bu da gösteriyor ki Apocalpse now yerine kramer & kramer filminin seçilmeis akademinin akıl almaz yanlışlarından biri olmuştur.. yıl 1980 kazanan robert redford'un ilk yönetmenlik denemesi olan ordinary people..ilk yönetmenliğe göre başarılı bir film olsa da karşısında iki adet başyapıt vardı.. scorsese'den kızgın boğa ve lynch'den fil adam.. bu iki film 1980'ler döneminin en iyi filmlerinden kabul edilir özellikle de Kızgın Boğa 1980'lerin en iyi 3 filminden biridir.. Buna rağmen ordinary people ödülü kazandı..yoruma gerek yok sanırım :) yıl 1981 chariots of fira kazandı.. peki spielberg'in yarattığı indiana jones serisinin ilk filmi de adayken elbette indiana jones in kazanması daha doğru olurdu yıl1989 kazanan driving miss daisy, orta karar bir film fakat kesinlikle en iyi film ödülünü alabilecek bir yapım değil karşısında 3 tane başyapıt sayılacak film fardı : doğumgünü 4 temmuz - ölü ozanlar derneği ve sol ayağım.. bu üç film de elbette günümüzde her zaman hatırlanan tekrardan izlenen kaliteli ve unutulmaz filmler ve bu 3 filmde baş roldeki 3 aktörün de performansı üst düzeydi.. fakat driving miss daisy kazandı ve bu da akademinin en yanlış tercihlerinden birisi oldu 1990 kurtlarla dans kazandı.. karşısında scorsese'nin başyapıtı Goodfellas ve coppola'dan baba 3 vardı..belki baba 3 ü rakip olarak saymasak bile, koskoca Goodfellas'ın kurtlarla dans karşısında yenilgi alması heralde kabul edilemez bir hadisedir. yıl 1994 belki sinema tarihinin en harika yılarından biri forrest gump ödülü kazandı.. Modern bir klasik sayılabilir fakat karşısında esaretin bedeli ve ucuz roman varken, günümüzde baktığımızda forrest gump'un bu iki filme karşı zafer alması bana göre yanlış bir karardan ibaretti.. yıl 1996 kazanan : ingiliz hasta.. karşısında Fargo varken ödülün ingiliz hasta'ya gitmesi hatadır. yıl 1998 Bana göre akıl almaz bir seçim daha : kazanan, aşık şekspir.. karşısında 3 adet başyapıt vardı : er ryan'ı kurtarmak , ince kırmızı hat ve hayat güzeldir.. bu iç film de aşık şekspir'den çok daha iyi filmdir..akademi savaş dönemindeki askerlerin hikayesini ya ciddiye almadı ya da destek vermedi ki ödülü çok daha alakasız bir filme yakıştırdı yıl 2002 kazanan chiacago.. karşısında piyanis, yüzüklerin efendisi iki kule ve new york çetekeri vardı.. bu 3 filmi anlatmaya gerek bile duymuyorum ve bu 3 üst düzey yapıma karşı chicago'nun ödül almasının nedenleri elbette var fakat kabul edilemez bir olay bu

2
10

Tüm yorumlar (24)

Avatar
FilmHistorian (Figuran) | 28 Şubat 2016, 18:34

88.Akademi Ödülleri arefesinde , oscar yarışının gidişatını son 6 aydır yakından takip eden biri olarak , 21 kategoride son Tahminlerimi paylaşmak istiyorum (hayırlı,uğurlu olsun) En İyi Film: The Revenant
En İyi Yönetmen: Alejandro Gonzalez Inarritu (Diriliş)
En İyi Özgün Senaryo: Spotlight
En İyi Uyarlama Senaryo: Büyük Açık
En İyi Erkek Oyuncu: Leonardo DiCaprio (Diriliş)
En İyi Kadın Oyuncu: Brie Larson (Gizli Dünya)
En İyi Yrd. Erkek Oyuncu: Sylvester Stallone (Creed)
En İyi Yrd. Kadın Oyuncu: Alicia Vikander (Danimarkalı Kız)
Yabancı Dilde En İyi Film: Saul’un Oğlu
En İyi Animasyon: Ters Yüz (Inside Out)
En İyi Kurgu: Mad Max: Fury Road
En İyi Sinematografi : Diriliş
En İyi Yapım Tasarım: Mad Max: Fury Road
En İyi Ses Mix: Diriliş
En İyi Ses Kurgusu: Mad Max: Fury Road
En İyi Müzik: The Hateful Eight
En İyi Görsel Efekt: Star Wars: Güç Uyanıyor
En İyi Kostüm Tasarımı: The Danish Girl
En İyi Makyaj ve Saç Tasarımı: Mad Max: Fury Road
En İyi Şarkı: Til It Happens to You (The Hunting Ground)
En İyi Belgesel: Amy

Cevap Yaz
0
0
DthepYEK (Profesyonel) | 26 Şubat 2016, 02:32

Son Tahminlerim...

#En İyi Film - Spotlight
#En İyi Yönetmen - Alejandro G Inarritu - The Revenant
#En İyi Erkek Oyuncu - Leonardo DiCaprio - The Revenant
#En İyi Kadın Oyuncu - Brie Larson - Room
#En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu - Mark Rylance - Bridge of Spies
#En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu - Kate Winslet – Steve Jobs
#En İyi Orjinal Senaryo - Spotlight
#En İyi Uyarlama Senaryo - The Big Short
#En İyi Sinematografi - The Revenant
#En İyi Animasyon Filmi - Inside Out
#En İyi Yabancı Film - Son Of Saul
#En İyi Orjinal Şarkı - Writings On The Wall - Spectre
#En İyi Film Müziği - The Hateful Eight
#En İyi Kostüm - Mad Max : Fury Road
#En İyi Ses Kurgusu - Mad Max : Fury Road
#En İyi Ses Miksajı - The Revenant
#En İyi Makyaj ve Saç Tasarımı - Mad Max: Fury Road
#En İyi Görsel Efekt - Star Wars: The Force Awakens
#En İyi Film Kurgusu - The Revenant
#En İyi Yapım Tasarımı - Mad Max: Fury Road
#En İyi Kısa Film - Day One
#En İyi Kısa Animasyon Filmi - Sanjay’s Super Team
#En İyi Belgesel - Amy
#En İyi Kısa Belgesel - Claude Lanzmann: Spectres of the Shoah

Aralarda kazanmasını istediğim başka isimler olan bir kaç tane var ama akademinin böyle vereceğini düşünüyorum.

Cevap Yaz
0
0
onlyturk (Figuran) | 10 Şubat 2016, 00:16

Caprio ve Tom Hardy :)

Cevap Yaz
0
0
Atom-MVT (Dublör) | 9 Şubat 2016, 21:45

En'leri ayırt edemicem ama ben L.Dicaprio ve Tom Hardy diyorum..İkisi de çok iyiler..*****

Cevap Yaz
0
0
Grotesk (Dublör) | 7 Şubat 2016, 17:12

Yorumlara bakınca görüyorum ki genel olarak herkes haklı olarak The Hateful Eight'e yapılan haksızlıktan bahsetmiş. Samuel L. Jackson'ın film tarihinin en iyi birkaç oyunculuğundan birini yaptığını düşünüyorum bu filmde. 2015'i, 2016 fırtınası öncesi sessizlik olarak görüyorum; gerçekten sinema adına vasat denebilecek bir sene oldu. Ama bu senede dahi Oscar heyeti şaka gibi gerçekten.

Cevap Yaz
0
0
Görüşleriniz