Türkiye'nin sinema sitesi Sinemalar.com

Daniel Day-Lewis Oyunculuğu Bırakıyor!

23 Haziran 2017

Sinema tarihinin en başarılı oyuncuları arasında gösterilen 3 Oscar ödüllü İngiliz aktör Daniel Day-Lewis, profesyonel oyunculuğu bırakma kararı aldığını açıkladı.

Ünlü oyuncunun basın sözcüsü, aktörün oyunculuğu bırakma kararının tamamen kişisel sebeplerle alındığını, bu konuyla ilgili ne sanatçının, ne de sözcülerinin bir daha bu konuyla ilgili herhangi bir yorumda bulunmayacağını açıklarken, kariyeri boyunca Day-Lewis'le birlikte çalışan herkese ve tüm izleyicilere minnettar olduğunu belirtti.

İngiltere tiyatro sahnesinde başlayan yükselişini sinemada 1985 yapımı Benim Güzel Çamaşırhanem filmiyle taçlandıran Day-Lewis, 1988'de Milos Forman'ın Milan Kundera'nın romanından uyarladığı Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği'nde Tomas, Christy Brown romanından uyarlanan Sol Ayağım'da Christy'i canlandırdı. Serebral palsi hastası Christy rolündeki müthiş performansıyla En İyi Erkek Oyuncu dalında ilk Oscar ödülünü aldı. Son Mohikan, Masumiyet Çağı, New York Çeteleri gibi filmlerin ardından 2007 yapımı Kan Dökülecek filmiyle 2. kez Oscar aldı.

60 yaşındaki Day-Lewis, film seçiciliğiyle tanınan bir isim olarak özellikle 1990'ların ortalarından itibaren son derece az sayıda filmle ve arada birkaç yıllık boşluklar bırakarak sinemada yer alıyordu. En son 2012'de Lincoln filminde oynayan ve 3. Oscar ödülünü kazanan Day-Lewis, son olarak 2017'nin sonlarında gösterime girmesi beklenen Paul Thomas Anderson filmi Phantom Thread'de rol aldı.

Daniel Day-Lewis, 1989 yılında da bir oyunun ortasında sahneyi terketmiş ve yeniden sahneye adım atmamıştı.

Popüler Yorumlar

Furkan Aksüt (Amatör) | 23 Haziran 2017, 01:35

Ah be Ustam ah nasıl bir haberdir bu benim gibiler için? O kadar oyuncu ve kendini oyuncu sanan süzme salak varken 21.yüzyılda niye be Usta? Diyecek bir şey bulamıyorum şok içerisindeyim, Phantom Thread filmini zaten dört gözle bekliyordum Ustamın fakat böyle bir haber gelince yas havasına büründüm. Tamam zaten Day-Lewis gibi oyunculuğun Nirvanası bir insan her türlü ödüle doymuş, çeşitli karakterleri oynayıp bu konuda da doymuş, kariyerine kimsenin gösteremediği kadar özen göstermiş olabilir fakat daha oynardın be Ustam 10 sene daha oynardın. 10 sene daha oynayıp sadece 2 veya 3 film çeksen bile bana yeterdi günümüzde ki Sinema çölünde. Diyebileceğim böyle radikal bir karar verebilme potansiyeli hiç bir oyuncuda yoktu fakat beklemiyordum da umarım Phantom Thread ile hem Day-Lewis 4.Oscar'ını kazanır ve bir kez daha Tarihe geçer hem de Paul Thomas Anderson'da ilk Oscar'ını kazanır, umarım her türlü ödülü siler süpürür son filmin Ustam seni daha fazla izlemek daha fazla farklı farklı rollerde görmek isterdim ama nasip değilmiş galiba. Sinema da izleyeceğim ilk ve son ve tek filmin olacak ha Phantom Thread. Yaradan şahidimdir ki ölsem bile mezarımdan kalkıp o son arz-ı endamını Sinemada izleyeceğim!!

1
4

Tüm yorumlar (4)

Avatar
ayberkolcer (Amatör) | 11 Temmuz 2017, 18:55

Kendisi film sektörünün en seçici oyuncularından biriydi.Her ne kadar Sol Ayağım,Son Mohikan,Lincoln gibi önemli filmlerde yer almasına rağmen aynı zamanda Lord of the Rings'deki Aragorn rolünü,İngiliz Hasta'nın başrolünü ve daha nice projeyi reddetmiştir

Cevap Yaz
0
0
FilmHistorian (Figuran) | 29 Haziran 2017, 11:59

Daniel Day Lewis, rol aldığı 19 adet sinema filminin ardından ve 1980'lerin ikinci yarısından itibaren peş peşe sunduğu görkemli performanslar sonucunda günümüzde yaşayan en iyi aktörlerden biri haline gelmiştir... 5 defa en iyi erkek oyuncu dalında oscar adaylığı elde eden aktör 3 defa bu ödüle uzanırken ; 7 defa en iyi erkek oyuncu dalında Altın Küre adaylığına erişerek 2 defa bu ödüü kazanmış ve 6 defa en iyi erkek oyuncu dalında BAFTA adaylığına gösterilerek , 4 defa ödüle ulaşmıştır..
Oyuncunun ilk rol aldığı film, 1980'lerin büyük prodüksiyonlarından biri olan Richard Attenborough'un yönettiği ve en iyi film dahil 8 dalda Oscar kazanan Gandhi (1982) olmuştur.. Bu filmde küçük bir rol edinen Lewis, 1984 yapımı başrollerinde Mel Gibson ve Antony Hopkins'in olduğu , Roger Donaldson'un yönettiği tarihi bir macera filmi The Bounty'de deniz subayı John Fryer'i başarı ile canlandırır.. Oyuncu,ilk çıkışını Stephen Frears'ın yönettiği My Beautiful Laundrette (1985) ile yapar.. Margaret Thatcher'in başkanlıkta olduğu, 1980'lerde Londra'sında mevcut olan politik ve sosyal değişimin arka planda belirgin olduğu filmde, Lewis punk bir karakter Johnny Burfoot'u başarılı bir performans ile oynar, film en iyi orhinal senaryo dalında oscar adaylığı elde eder... Edward Morgan Forster'ın 1908 tarihli aynı adlı romandan, James Ivory'nin yönettiği 3 dalda oscar ödülü kazanan A Room with a View (1985) ; Milan Kundera'nın 1984 tarihli aynı adlı romandan uyarlanan 2 oscar ödüllü The Unbearable Lightness of Being (1986) aktöründe 1980'lerdeki düzeyli filmlerindendir..
Oyuncunun ilk büyük çıkışı Christy Brown'un 1954 tarihli romanından aynı adla sinemaya uyarlanan Jim Sheridan'ın yönettiği My Left Foot (1989) olur.. En iyi film ve yönetmen dahil 5 dalda oscar adaylığı elde eden filmde, Daniel Day-Lewis müthiş Christy Brown rolü ile en iyi erkek oyuncu dalında oscar ödülü ve BAFTA ödülü kazanırken , Altın Küre adaylığı elde eder... 3 yıl sonra , James Fenimore Cooper'ın 1826 tarihli romanından aynı adla Michael Mann tarafından beyazperdeye uyarlanan The Last of the Mohicans (1992) da Hawkeye karakterindeki performansı ile ününü pekiştirir.. Kadın yazar Edith Wharton'un 1920'de yazdığı ve 1921'de Pulitzer ödülü kazandığı romanından aynı adla çevrilen, Martin Scorsese'nin 1990'lardaki Goodfellas ve Casino gibi üst düzey yapımlarından bir diğeri olan, The Age of Innocence (1993) , oyuncunun rol aldığı diğer nitelikli dönemsel yapım olup, 5 dalda akademi adaylığı elde eden film, usta görüntü yönetmeni Michael Ballhaus'un nefis görüntü çalışması ile 90'ların en güzel filmlerinden biri haline gelmiştir...
Gerry Conlon'un 1991 tarihli Proved Innocent adlı romandan Jim Sheridan'ın In the Name of the Father 1993) , Lewis'in müthiş bir oyunculuk gösterdiği diğer filmi olacaktır.. Film 7 dalda akademi adaylığı elde ederken, Daniel Day Lewis , en iyi erkek oyuncu dalında oscar , altın küre ve BAFTA adaylıkları elde eder... Jim Sheridan'ın yönettiği The Boxer (1997) ve Scorsese'nin yönettiği Gangs of New York (2002) oyuncunun başarılı performanslar verdiği filmler olurken, Gangs of New York, 10 dalda akademi adaylığı elde eder ve Lewis'in en iyi erkek oyuncu dalında elde ettiği akademi adaylığı buna dahildir..
Upton Sinclair'in 1927 tarihli romanı Oil'den Paul Thomas Anderson'un beyazperdeye uyarladığı There Will Be Blood (2007) , en iyi film ve yönetmen dallarında oscar'a aday olur fakat Coen kardeşlerin başyapıtı No Country for Old Men'e film ödülünü kaptırır.. en iyi erkek oyuncu ve en iyi görüntü yönetimi dallarında 2 oscar ödülünü kazanır fakat devamı da gelecektir : Berlin film festivali'nde gümüş ayı ödülünü kazanır , Sight & Sound sinema dergisinin 2012 yılında 846 eleştirmen ve 358 yönetmenin katılımı ile gerçekleştirdiği tüm zamanların en iyi filmleri anketinde, yönetmenlerin katıldığı bölümde There Will be Blood ilk 100 film arasında 75.sırada yer alır ve BBC'nin 2016 ağustos ayında yayınladığı 177 eleştirmenin oyları ile belirlenen 21.yüzyılın en iyi 100 filmi anketinde en iyi 3. film olur , filmde Daniel Plainview'i canlandıran Daniel Day Lewis'in performansı gene 21.yüzyıldaki en iyi oyunculuklardan biridir.. Lewis, en iyi erkek oyuncu dalında oscar , altın küre ve BAFTA ödüllerini rahatlıkla kazanır.. Doris Kearns Goodwin'in Team of Rivals: The Political Genius of Abraham Lincoln (2005) adlı kitabından , Steven Spielberg tarafından Lincoln (2012) , Lewis'i Abraham Lincoln rolü ile en iyi erkek oyuncu dalında 3.defa oscar ödülünü kazandırır.

Cevap Yaz
1
1
FORHAN (Artist) | 28 Haziran 2017, 13:55

Umarım kararını tekrar gözden geçirir. Büyük bir oyuncu , onu izlemek her zaman zevk verir bizlere .

Cevap Yaz
1
1
Furkan Aksüt (Amatör) | 23 Haziran 2017, 01:35

Ah be Ustam ah nasıl bir haberdir bu benim gibiler için? O kadar oyuncu ve kendini oyuncu sanan süzme salak varken 21.yüzyılda niye be Usta? Diyecek bir şey bulamıyorum şok içerisindeyim, Phantom Thread filmini zaten dört gözle bekliyordum Ustamın fakat böyle bir haber gelince yas havasına büründüm.
Tamam zaten Day-Lewis gibi oyunculuğun Nirvanası bir insan her türlü ödüle doymuş, çeşitli karakterleri oynayıp bu konuda da doymuş, kariyerine kimsenin gösteremediği kadar özen göstermiş olabilir fakat daha oynardın be Ustam 10 sene daha oynardın. 10 sene daha oynayıp sadece 2 veya 3 film çeksen bile bana yeterdi günümüzde ki Sinema çölünde.
Diyebileceğim böyle radikal bir karar verebilme potansiyeli hiç bir oyuncuda yoktu fakat beklemiyordum da umarım Phantom Thread ile hem Day-Lewis 4.Oscar'ını kazanır ve bir kez daha Tarihe geçer hem de Paul Thomas Anderson'da ilk Oscar'ını kazanır, umarım her türlü ödülü siler süpürür son filmin Ustam seni daha fazla izlemek daha fazla farklı farklı rollerde görmek isterdim ama nasip değilmiş galiba.
Sinema da izleyeceğim ilk ve son ve tek filmin olacak ha Phantom Thread. Yaradan şahidimdir ki ölsem bile mezarımdan kalkıp o son arz-ı endamını Sinemada izleyeceğim!!

Cevap Yaz
1
4
Görüşleriniz