Üç Maymun, Üç Röportaj!

28.10.2008 11:24
Üç Maymun, Üç Röportaj!

Nuri Bilge Ceylan’a Cannes Film Festivali’nde “en iyi yönetmen” ödülünü kazandıran ancak Altın Portakal’da sadece “en iyi özel efekt” ödülüne layık görülen “Üç Maymun”, 24 Ekim’de seyirci ile buluştu.

Hatice Aslan, Yavuz Bingöl, Ahmet Rıfat Şungar ve Ercan Kesal’ın sahici oyunculukları ve melodram tadındaki hikayesi ile dikkat çeken “Üç Maymun”; yönetmenin önceki filmlerine aşina olanlar için “farklı”, ilk kez bir Nuri Bilge Ceylan filmi izleyecek olanlar içinse “etkileyici” bir seyir deneyimi sunuyor.  

Şubat 2009’da Los Angeles’da sahiplerini bulacak 81. Oscar Ödülleri için Türkiye’den aday adayı olan Üç Maymun”, yönetmen Nuri Bilge Ceylan’ın kariyerinde bir eşik olarak değerlendiriliyor.

Uzun zamandır sinema gündeminden düşmeyen “Üç Maymun”u konuşmak üzere, filmin yıldızları ile bir araya geldik. Nuri Bilge Ceylan, Hatice Aslan ve Yavuz Bingöl ile merak edilenleri konuştuk.


NURİ BİLGE CEYLAN

 

\"\"


“Üç Maymun” diğer filmlerinize göre daha “ayrıcalıklı” gibi duruyor. Bu filmi diğer NBC filmlerinden ayıran özellikler var; kadronun profesyonel oyunculardan oluşması ya da özel efektlere ağırlık verilmesi gibi. Bu projeye daha çok inandığınızı, daha çok özen gösterdiğinizi söyleyebilir miyiz?

Aslında diğer filmlerime de özen göstermiştim ancak 35 mm ile yapabileceklerimiz sınırlıydı. Ama “Üç Maymun” dijital olarak kayıt edildiği için, imkanlarımız çok daha genişti. Bu nedenle filmde çok daha özgür ve üretken çalışabildik.

“Üç Maymun”da profesyonel oyuncular ile çalışmayı tercih etmenizin herhangi bir nedeni var mı?

Bu film için amatörleri de denedik biz. Test çekimlerimize amatör oyuncular da katıldı ancak olmadı. Eğer filmdeki roller için amatör oyuncular uygun bulunsaydı, onlar ile çalışırdık. Kaldı ki, Ahmet Rıfat Şungar amatördü zaten.

Bu filmin kariyerinizde bir dönüm noktası olacağını hissediyor musunuz?

Bilmiyorum. Zaten herşeyi bir dönüm noktası gibi hissediyor insan. Her an birşeylerin değişeceğini düşünüyorsunuz ama bir bakıyorsunuz, aynı film çıkmış. Bunu değerlendirebilecek kişi ben değilim aslında. Belki dışarıdan biri daha objektif olabilir.

\"\"Altın Portakal’da ödül almamanız ile ilgili çeşitli yorumlar yapıldı. Hatta filmin görmezden gelindiği düşünülüyor. Bu konuda değerlendirmeniz nedir?

Bu konuda yapacağımız bir yorum yok. Jüri böyle değerlendirmiş. Bizim de ona saygı duymaktan başka yapacak birşeyimiz olmaz. Ödül alan arkadaşlarımı tek tek kutluyorum.

Oscar konusunda iddialı mısınız?

Ben “iddialıyız” gibi laflar etmeyi sevmiyorum. Ancak zor bir iş tabii Oscar, kolay değil. Elimizden geleni yapacağız. Biz yapalım, bizim irademiz dışında gelişen konularda yapacak birşey yok. Bekleyip, göreceğiz.


HATİCE ASLAN

 

\"\"


Daha önce sizi hep dizilerde izledik. Bu ilk sinema filminiz. Neden sinemaya bu kadar uzak kaldınız?

Aslında uzak kalmadım. Biliyorsunuz, hem “Ferhunde Hanımlar” olsun, hem “En Son Babalar Duyar”olsun; uzun soluklu ve yaz-kış devam eden projelerdi. Tiyatro çalışmalarım da vardı bu süreçte ve devam ediyor hala. Dolayısıyla sinema filmi çekebilecek kadar vaktim yoktu. Biliyorsunuz bu işlerin, uzak veya yakın durmakla ilgisi yok. Gerçekten zamanı geldiğinde oluyor.

“Üç Maymun”un özel bir proje olduğu düşündüğünüz için mi filmde oynamayı kabul ettiniz?

Öyle proje ayırmak gibi bir durumum olmadı. Zaten üç aşağı, beş yukarı; benim tercihlerim bellidir. Ona göre karar veririm. “Üç Maymun”da rol aldığım için çok şanslı ve mutlu hissediyorum.

Cannes Film Festivali’nde dünya basınının ilgisini çektiniz. Kırmızı halıda çok güzel görünüyordunuz…

Çok teşekkür ederim. Tabii ki, neden çekmeyelim? “Üç Maymun” başlı başına ilgi çeken bir filmdi zaten. Filmin oyuncuları olarak bize gösterilen ilgi de muazzamdı.

Bu ilgiyi biraz daha erken yaşamış olmak ister miydiniz? Şöhret için geç kalmış hissediyor musunuz?

Az önce söylediğim gibi, ben herşeyin bir zamanı olduğunu düşünüyorum. Olması gerektiği an oluyor zaten. O zamanı beklemeyi bilmek gerek.   

Bundan sonra yurtdışındaki projelerde görebilecek miyiz sizi? Yabancı yönetmen ve yapımcılardan teklif aldınız mı?

İnşallah olacak. Bulgar yönetmen Kamen Kalev ile çok güzel bir çalışmamız oldu. Yakında gösterime girecek. Filmi heyecanla bekliyorum ben de. Yabancı projelerin devamı gelecek .

 
YAVUZ BİNGÖL

\"\"

 

Sinema eleştirmenleri başta olmak üzere herkes, bu filmde canlandırdığınız “Eyüp” rolüne çok yakıştığınızı düşünüyor. Bu projeye nasıl dahil oldunuz. Sizi neden tercih ettiler?

Bu sorunun doğru cevabını Nuri Bilge Ceylan verebilir. Bana, oyunculuğumu çok doğal bulduğunu söylemişti . Kendisinin benimle ilgili çok güzel açıklamaları da oldu ama yine de bu soruyu Nuri Bilge’ye sormanız daha doğru olur.  

Cannes Film Festivali’nin o büyülü atmosferi içinde neler hissettiniz?

Cannes Film Festivali, dünyanın en büyük film festivallerinden biri. Orada bulunmak ve yarışmak çok özel bir duygu elbette. Her oyuncunun bu duyguyu yaşamasını dilerim.

Sinema ile ilgili yeni çalışmalarınız var mı?

Çok senaryo geliyor bugünlerde bana. Senaryo okumakla geçiyor zamanım. Bir yandan da “Üç Maymun”un galalarına ve film ile ilgili programlara katılıyorum. Dizi çekimlerim de devam ediyor. Yoğunluktan dolayı yeni projelere odaklanamıyorum. Ancak, “Üç Maymun” gibi beni etkileyecek bir senaryo gelirse ve projeye inanırsam, yeni bir film çekmek isterim tabi.

Son zamanlarda oyunculuğu müziğe tercih ettiğinizi söyleyebilir miyiz?   

Yok canım, öyle şey olur mu! Müzik benim vazgeçilmezim.

Hangisinden daha çok keyif alıyorsunuz?

Zor bir iş oyunculuk. Müzik de zor tabi ama; oyunculuk sevmediğiniz zaman yapabileceğiniz bir iş değil. Çok meşakatli ve fedakarlık gerektiren bir meslek. Yeri yok, zamanı yok. Kar kış, yağmur çamur demeden çekim yapıyorsunuz. Bu zorluklara katlanmak için sevmek gerek. Benim ilk işim müzik. Müzikten vazgeçmiş değilim asla. İkisini birlikte yürütmeye çalışıyorum.


Röportajlar: Serkan Tavşanoğlu