Görüyorum ki benden uzun süredir
haber alamamışsın! Vizyona giren filmlerden ve en son gelişmelerden anında haberdar olmak ister misin? İzin Ver Daha Sonra
Türkiye'nin sinema sitesi Sinemalar.com

Issız Adam: Gidemem , Bilirsin Beni...

18 Aralık 2008

Çağan Irmak’ın altıncı filmi “Issız Adam”; psikolojik, sosyolojik ve metaforik açılımlarıyla vizyona girdiği andan itibaren gündemde. Çağan Irmak’ın “Issız Adam” dan önce çekmiş olduğu filmlere bakarsak, bu gündemi meşgul etme olayının pek de sürpriz olmadığını anlayacağız.

Filmin teknik kısmıyla fazla ilgilenmek istemiyorum bu yazıda. Zira; Çağan Irmak da tekniği bir köşeye itip, filmde manaya ehemmiyet vermiş. Ama yine de tekniğe kısaca değineceğim.

Çağan Irmak yönetmen olarak kamerayı nereye koyacağını, görüntüyü nereden alacağını bilen birisi. Bu konudaki ustalığına yorum yapmanın gereksiz olduğunu düşünüyorum. Oyuncular gerçek manada duyguları seyirciye hissettiriyor. Başrolleri paylaşan Cemal Hünal ve Melis Birkan, görevlerini hakkıyla yerine getirmişler.

Filmin her müziği şaheser değerinde, her birine ayrı bir yazı lutfedilebilir. İçimde Nuri Bilge Ceylan ve Zeki Demirkubuz’un karışımı olarak nitelendirdiğim Çağan Irmak’ın, bu filmde Demirkubuz tarafı ağır basmış ve ortaya çekim tekniği üst bir film değil de, mana bakımından üstlüğü yakalamaya çalışan! bir film çıkmış. Kısacası senaryo çok iyi olmasa da, iyi bir örgüye sahip ve geçer not alıyor.

ISSIZ ADAM İSMİNİN AÇILIMI:

Issız Adam: Filmin ana karakteri Alper’e seyirci tarafından yakıştırılan ünvan. Seyircilerin aklına gelen ilk anlam budur. Ana karakterimiz, yalnızlığından ve çaresizce psikolojik girdap içinde sürüklenişinden dolayı “Issız Adam”dır.

Issız Ada\'m: Alper’in Ada ile olan ilişkisi irdelendiği zaman, Alper’de var olan ıssızlığın, Ada’da da var olduğu gözlenecektir. Yani Alper’in gözünde de Ada ıssızdır ve böylece filmin ismi ikinci manasına kavuşur-şimdilik-.

Issız Ada\'m: Birinci manada seyircinin perspektifinden, ikincisinde ise Alper’in gözünden filmin ismini açıklamıştık. Üçüncü mana ise “Ada ve Alper’e göre Issız Ada nedir?” sorusunun cevabı ile ortaya çıkıyor. “Metropol”. Şehir. Kargaşası, yoruculuğu, yiyip bitiriciliği ve inanılmaz enerjisi ile şehir. Hepimizin ıssız adası.

/*/*/*/*

Mesafelerin yitirilmesi ile başlar herşey.
Bir görüntü. Sanal ortamda başka nesnelerle tanışıp kendini seks ile tatmin etmeye çalışan bir erkek.
Seksin, cinselliğin ve kadının cazibesine dayanamayan bir erkek: Alper.
Aşkı, Ada’yı gördükten sonra değişen bir erkek: Alper.
Mana ile maddenin ruhunun derinliklerinde devamlı çatışma içinde olduğu bir erkek: Alper.

Azlığın-kanaatkarlığın- ve insani duyguların tamamiyle terk edildiği bir yer tanıyorum ben. İçinde binlerce ıssız adamların dolaştığı bir yer. Metropol. Boynu bükülmüş bir aşk gibi içimizde geziniyor.

İlişkiye girdiği bedenlerde Ada’nın kalbine rastlayamıyor Alper. Paralarıyla, Ada’nın gülücüklerini yaratamıyor.

Maddenin tamamiyle insan ruhuna ve bünyesine tahakküm ettiği 21.yüzyılda bilinmesi gereken o kadar çok psikolojik travma var ki. Bunlardan sadece birisini dile getiriyor Çağan Irmak, “Issız Adam”da.

Flört çağı, evlenmeden ilişkiye girme, seks, modernizm, çağdaşlık ve metropol hayatının cazip koşullarında bir mikrop.

Alper , mikroptan korktuğu için mi, yoksa Ada’yı tamamiyle istediği için mi terk ediyor? Ada’yı istediği için Adayı terk ediyor Alper.

”giderken / yanımda unutma seni”...

/*/*/*/*

Film en az bu yazı kadar karmaşık, anlaşılması güç ve ağır.
Basit birkaç gözyaşı ile “Babam ve Oğlum”a yaptığımız o boş muameleyi hak etmeyen hayat bir film. Hayat kadar gerçek bir film. Ya da film kadar gerçek bir hayat mı demeliydim..

“gideceksin
git, umrumda bile değilsin

güleceksin
gül, umrumda bile değilsin

özlemek isteyeceksin
iste, farkı yok

geleceksin
gelme, umrumdasın”


Gelmenin hasretlere olan öldürücü tesiri ne acıdır...
Ne acıdır gidecek bir yolunun dahi olmaması. Bakınız:(Hayat)

Sevgiyle...

Tüm yorumlar (46)

Avatar
seyhanarman (Profesyonel) | 8 Nisan 2011, 20:27

Bencede başarılı filmdi ama bu kadar abartılacak ne vardı hala anlamış değilim.

Cevap Yaz
0
0
tesla7000 (Artist) | 25 Temmuz 2010, 03:11

bu filmi bukadar niye büyüttüler,sıradan bir konu,hatta erotik sahneler aşırı kaçmış,bizim topluma uygun bir film değil bence,baş erkek oyuncunun yaşam tarzı,yabancı filmlerden alıntı bence.

Cevap Yaz
0
0
mustafaakal (Figuran) | 4 Mart 2009, 13:11

Bu kadar çok cümle sarfedir bu kadar az şey söyleyen nadir eleştiri yazısı okuyorum.
"Flört çağı, evlenmeden ilişkiye girme, seks, modernizm, çağdaşlık ve metropol hayatının cazip koşullarında bir mikrop."
 

Cevap Yaz
0
0
TaLaYPRO (Figuran) | 1 Mart 2009, 15:23

İzlemeden önce bu filmin çok aşırı bir derecede psikolojik, sosyolojik, metaforik, sempatik, politik, fizyolojik, morfolojik, antipatik, anelatik ve omomatik :) bir film olduğunu sanıyordum... taa ki izleyip, bitirinceye kadar filmin tam anlamıyla böyle olmadığını anladım. İzlediğim filmin çoğu yeri ne hikmetse ya kesik, ya da sessizdi (Sanırım şans ile alakalı bir durum oluştu, sonuç olarak ıssız ve eksik adam çıktı ortaya). Açıkçası filmin sonuna kadar aklımda hep bir cevap vardı, ne yazık ki tahminlerimde yanılmışım. Bu kadar kadınla birlikte olan birinin büyük ihtimalle aids olduğunu düşünmüştüm. Ada'dan da bu yüzden ayrıldığını düşünmüştüm. Filmin sonuna geldiğimde olay böyle değildi, neden sorusu kaldı aklımda ve film bitti. Yani bir eksiklik vardı (o olayı anlayıp, anlatabilecek kişiye 5 veririm). Buna rağmen izlediğime pişman değilim. Gayet güzel, akıcı bir filmdi, film sadece romantik değil bir bakıma erotik yanları da yok değildi. Bu yüzden ailenizle veya ufak çocuklarla izlemezseniz, yerin dibine girmemeniz açısından çok daha iyi olacağına inanıyorum.  Sevgi ve Saygılarımı sunar, iyi seyirler dilerim...

Cevap Yaz
0
0
kankardes (Figuran) | 16 Şubat 2009, 04:03

filmi henüz beş dakika önce izledim.sıcağı sıcağına duygularımı ifade etmek istiyorum...özetle şunu söylemekte fayda var sanıyorum film asla izlenenin bir film olduğu gerçeğini fısıldamıyor seyirciye.büyü asla bozulmuyor böylece.filmi izlerken öylece debisi azgın bir nehirdesiniz sanki.çağan ırmak bu işi iyi biliyor gerçektende artık bu tartışma götürmez bir gerçek.o son sahnedeki duıygu yoğunluğu arasında bi ara gözyaşlarımın farkına varamamışım.belki hiç bir şeyi bir başarı ölçüsü olarak kabul edemeyiz ama bu gözyaşları(filmi izleyenlerin eminim buyuk çoğunluğunun başına geldi)filmin etki gücünü sanıyorum iyi özetliyor...bu arada mücahit seninle bir kez daha gurur duydum güzel kardeşim.sen bir mücahitsin değeri kendini aşmış olan...eminim seninde çağan abin kadar iyi hikayelerin vardır dışarı çıkmayı bekleyen...onları birgün hepimize anlatman dileğimle başarıların daim olsun...

Cevap Yaz
0
0
Görüşleriniz