Vizyondaki Filmlerde Bu Hafta (10 Ağustos 2018)

09.08.2018 21:01

10 Ağustos 2018 haftasında 2'si yerli toplam 9 film vizyona giriyor.


Beni Satan Casus

Mila Kunis, Justin Theroux ve Kate McKinnon'ın başrollerinde oynadığı filmde, 30 yaşına yeni basmış Audrey'nin hayatı oldukça zordur. İşinden memnun değildi ve erkek arkadaşı tarafından smsle terkedilmiştir. Bunun ardından ise tahmin bile edemeyeceği bir gerçeği öğrenir: Eski erkek arkadaşı Drew bir CIA ajanıdır ve başı ciddi şekilde derttedir. Onun yüzünden Audrey ve en yakın arkadaşı Morgan'ın da başı derde girer ve ikili Avrupa'nın farklı ülkelerinde tehlikeli ve heyecanlı birçok maceraya atılmak zorunda kalır.

 

Bitmeyen Gece

James ve eşi Casey, çocuklarıyla birlikte haftasonunu geçirmek için Oregon'un ıssız bir bölgesindeki bir kulübeyi kiralarlar. Gece kar yağmaya başlayınca James odun bulmak için dışarı çıkar ve donmak üzere olan bir kadınla karşılaşır. Leslie Bison adlı bu kadını kulübelerine getirmeleriyle birlikte tüm hayatlarını değiştirecek korku dolu olayların fitilini ateşlerlediklerini anlarlar. Casey yine de ailesini korumak için her türlü tehlikeyi göze alacaktır.

 

Durumunu Güncelle

Liseli Kyle Moore anne ve babasının ayrılmasının ardından zor günler geçirmektedir. Annesiyle birlikte taşındığı şehirdeki okula uyum sağlamakta zorluk çeker. Günün birinde cep telefonuna yüklediği bir uygulama her şeyi değiştirir. Bu uygulama sayesinde sosyal medyada yaptığı her güncelleme, mucizevi bir şekilde gerçeğe dönüşmeye başlamıştır. Okuduğu okulun güzel kızlarının radarına giren ve istediği her şeyi yapabilme özgürlüğüne kavuşan Kyle, bir süre sonra gerçek mutluluğun aslında bunlar olmadığını fark eder.

 

Ev Kadını

Holly yedi yaşındayken karlı bir gecede travmatik bir olay yaşamıştır. Çıldırmış annesi, kız kardeşini ve babasını öldürdükten sonra tüm hayatı boyunca kabuslar görmüştür. Üstelik hayatı çok daha büyük bir krizle karşılaşmasına neden olacak olaylara gebedir. Eski bir arkadaşı kendisini ünlü bir medyumun lideriliğindeki bir grup ile tanıştırır. Bu tanışmanın ardından Holly'nin tüm kabusları gerçek olmaya başlar. Filmin yönetmenliğini Can Evrenol yapıyor.

 

Sera

Bir hastanede doktorluk yapan Oğuz, kendi yaşadığı sorunların çok benzerlerini hastanede psikiyatri servisinde yatmakta olan genç Sera'nın da yaşadığını fark etmiştir. Kendi dertlerine ışık tutabilmek için Sera'yla konuşan Oğuz çabuk olmak zorundadır çünkü ertesi gün Sera'ya elektroşok tedavisi uygulanacaktır. Fakat bundan bile önce, Sera'nın geçmişindeki korku dolu olaylar onu da içine çekmeye başlar.

 

Gizem Treni

Jim Jarmusch'un 1989 yılında çektiği film, yolları bir otelde kesişen insanların yer yer komik hikayelerini anlatıyor. Biri Elvis, diğeri Perkins hayranı Graceland'e mi yoksa Sun Stüdyoları'na mı gideceklerine bir türlü karar veremeyen Japon turistler; aynı otel odasını paylaşmaya karan veren Romalı bir dul ve kaçak bir kadın ve terk edilmiş bir koca ve onun kayınbiraderini konu alan üç ayrı hikayeden oluşan film, aynı oteli uğrak yeri yapan ama hiç karşılaşmayan insanların hikayesini konu alıyor.

 

Çılgın Baskın

Fransa İçişleri Bakanı'nın kızı olan polis memuru Johanna Pasquali'nin en büyük hayali, polis teşkilatının acil müdahale birimi RAID'e kabul edilmektir. Ancak türlü sakarlıkları nedeniyle sürekli reddedilen Johanna, sonunda babasının müdahalesiyle RAID'in eğitimlerine kabul edilir. Eğitmen Eugène Froissard ise hiçbir zaman bir kadınla çalışmak istemeyen ve kadınlardan nefret eden bir adamdır. Johanna'nın varlığından son derece rahatsız olduğu için, Johanna'nın RAID'e ait olduğunu bir şekilde kanıtlaması gerekmektedir.

 

Dovlatov

Film, 1970'lerde Sovyet Rusyası'nda, yazdıklarını yayınlatmak için var gücüyle uğraşıp defalarca kez reddedilen Sergey Dovlatov'un ömründen birkaç günü konu alıyor. İleride Nobel kazanacak arkadaşı Iosif Brodskiy'nin yurt dışına göç etmesinin arifesinde, Dovlatov ve arkadaşları kendilerini yok sayan devlet ve onun kontrolündeki edebiyat dünyasına karşı ayakta kalmaya çalışmaktadır. Dovlatov bir yandan da eşi ve kızıyla normal bir aile ilişkisi oturtmak için çabalar.

 

Meg: Derinlerdeki Dehşet

Jon Turteltaub'un yönettiği ve Jason Statham'ın başrolünde yer aldığı filmde, denizci subay ve ünlü bir dalgıç olan Jonas Taylor, Mariana Çukuru yakınlarında başına gelen korkunç olayın ardından ekibinin büyük kısmını terketmiş ve rütbesini, ailesini ve tüm şerefini kaybetmiştir. Görev sırasında gördüğü ve ekibini terketmesine neden olan devasa köpekbalığına ise kimse inanmamıştır. Aradan yıllar geçtikten sonra Taylor, bir başka görev için yeniden çağrılır. Eski karısının da mürettebat arasında bulunduğu bir denizaltı aynı sularda dibe çökmüştür. Ancak kurtarma operasyonuna katılmadan önce tüm korkularıyla yüzleşmesi gerekecektir.