Türkiye'nin sinema sitesi Sinemalar.com

Hayallerin Peşinde: Kimdi Giden Kimdi Kalan?

27 Şubat 2009

Yıllar sonra Sam Mendes'in yeni alemeti farikası için bir araya gelen Kate Winslet ve Leonorda di Caprio, bu kez aşklarını her ne pahasına olursa olsun çılgınca yasayan genç aşıklar olarak değil, evlenip barklanmış orta yaşlı bir çift olarak karşımızda.

“Hayallerin Peşinde” standart aşk filmlerinin aksine tehlikeli ve cazibesiz gibi görünen bir noktadan başlıyor hikayesini anlatmaya. “Ve evlenip mutlu oldular” diye bildiğimiz final anından sonrasını anlatıyor film. Belki de, film tüm cazibesini buradan alıyor. Nedir mi bu cazibe? Tabi ki sıradan olanı anlatmaya cesaret etmek.

Frank (Leonardo di Caprio) ve April (Kate Winslet), yıllar içinde ilişkilerinin, evlilik-çocuk-iş denkleminde sıkışıp kaldığını dehşetle farkediyorlar. Sıradan olmamakla övünen çift, sıradanlığın en dibinde bir hayata saplanıp kaldıklarını anladıkları anda ise değişmeye karar veriyor. Herkesin şaşkın bakışları arasında çiftimiz işi gücü bırakıp, hayalleri ve sevgilerini sil baştan sınayabilmek için Paris'e yerleşmeye karar veriyor.

Bu karar anından itibaren ikili birbirini yeniden keşfediyor. Hayallerin peşinde koşma fikri ikisine de güç veriyor. Sıradanlığın ortasında aldıkları kararla giderek yerleşik düzen için tehdit haline gelen çiftimiz, acaba hayallerinin peşinde daha nereye kadar koşabilecek?

Son derece karanlık bir atmosfer üzerinden, evli bir çifti masaya yatıran Sam Mendes, Richard Yates'in çok satan romanını perdeye uyarlamakla çok isabetli bir karar vermiş. Holywood'da Amerikan ailesini masaya yatırarak kesip biçmede nam salmış yönetmen “American Beauty”den sonra yine bildik sularda yüzüyor. Üstelik bu sefer sular hiç de tekin değil. İhtiraslı bir şekilde kavga eden,yitip giden hayalleriyle beraber birbirlerini de yırtan, aldatan, sıkılan bir çift izliyoruz perdede. Seyirciyi hazmı zor, depresif ve irkiltici bir sinema deneyimi bekliyor.

Gerek Kate Winslet gerekse Leonardo di Caprio çok başarılı bir oyun sergiliyor film boyunca. Tüm o buhran sahneleri, kavgalar, hepsi inanılmaz biçimde gerçek ve tanıdık. Belki de sırf bu yüzden bircok izleyici için hazmı zor bir deneyim “Hayallerin Peşinde”.

Üzeri kremaya bulanmış tatlı aşk hikayeleri izlemeye alışmış izleyici için film sıkıcı ve depresif gelebilir ama bir kez içine girmeyi başarırsanız, size çok şey düşündüreceği bir gerçek. Özellikle finale yakın herkesi darmadağan eden kürtaj sahnesinin yıl boyu konuşulacağı aşikar.

“Hayallerin Peşinde” birçok yönüyle övgüye değer bir film. Özellikle Kate Winslet'ın muhteşem performansıyla daha da yukarı çıkan filmin kalitesi yardımcı oyuncuların da en az başrol oyuncuları kadar iyi oyun vermesiyle iddiasını iyice pekiştiriyor. Leonardo di Caprio'nun Kate Winslet'ın yanında fiziksel olarak cılız ve yetersiz görünmesi ise belki de filmin tek açmazı. Kate Winslet gibi yuvarlak hatlı ve dişi bir oyuncunun yanına, ilerleyen yaşına rağmen liseli, yeni ergen bir oğlan çocuğu gibi görünen Leonardo di Caprio'nun reva görülmesi üzücü. Soruyorum, Ey “Titanic” sen nelere kadirsin?

Sinemada katıksız bir dram, başarılı bir edebiyat uyarlaması izlemek isterim diyorsanız; “Hayallerin Peşinde” sizi salonlarda bekliyor. Herkese iyi seyirler.

Tüm yorumlar (5)

Avatar
secretmile (Profesyonel) | 30 Ocak 2010, 04:48

'' Belki de, film tüm cazibesini buradan alıyor. Nedir mi bu cazibe? Tabi ki sıradan olanı anlatmaya cesaret etmek. ''
yukarıdakı cumleye kesınlıkle katılıyorum..bu fılm zor olanı,sıradan olanı anlatıyor ve bunu da basarmıs...ayrıca krıtıgını de begendım:)

Cevap Yaz
0
0
onursabit (Amatör) | 22 Mart 2009, 01:45

acayip detaylar yakaladıgım ve yakaladıkça mutlu oldugum bir filmdi, bir o kadar da üzüldüğüm...
ormandaki konuşma diyalogları, her keskin bir kararla dönüşlerin yapılacagı sahnelere 'aynaların' eşlik etmesi, ve zekice bir final...oyunculuklarıa diyecek yok, leonardoyu 15 sene sonra bu tip rollerde izlerken daha çok keyif alacagız galiba. Yeniden evimin hanımı oldum imajı verdiği filmin son anlarındaki kate in bakışlarına dikkat, ve bir çok kadının bazı anlarda yalnız kalmayı istemesine olan vurguya dikkat...ve sevişme sahnelerinden birinde titanice göndermeye dikkat..eller eller ! :) müzikler çok iyi..izleyin yahu..

Cevap Yaz
0
1
onursabit (Amatör) | 22 Mart 2009, 01:46

konuşma diyalogları ne ya :) saat iki idare edin hadi..

0
0
heechinacage (Amatör) | 4 Mart 2009, 19:19

bu film isimlerini çevirenleri gerçekten merak ediyorum... ben de eklemek istiyorum. "aslında kalandır terk eden, giden de bu yüzden gitmiştir zaten."
Sırf Kate'e duyduğum olumlu ön yargıdan izlemek istediğim film. merak etmekteyim.

Cevap Yaz
0
0
italianjob (Jön) | 1 Mart 2009, 11:06

izlemedim ama titanicdeki müthiş ikilinin yeni filmini izliycem hayal edilen birşeydi haysllerrin peşinde bakalım film nasıl

Cevap Yaz
0
0
y-eliff (Artist) | 12 Nisan 2009, 20:20

titanic bir film beklemeyin tavsiyem.

0
0
piyasemen (Amatör) | 28 Şubat 2009, 11:51

filmi izledikten sonra okudum kritiği..bu filme kritik yazmak biraz zor çünkü insan neye uğradığını şaşırıyor..iyi altından kalkmışşın ama.çok başarılı buldum..

Cevap Yaz
0
0
Görüşleriniz