Türkiye'nin sinema sitesi Sinemalar.com

Festival Akılları Karıştırdı

Festival Akılları Karıştırdı
9 Mart 2009

Günlerdir yazılı ve görsel basında İstanbul Film Festivali'nin ulusal yarışma ayağında reddedilen filmlerle ilgili tartışmalar sürüp gidiyor. Uzunca bir süre konu hakkında açıklama yapmayan festivalin jüri üyeleri, reddedilen filmlerden biri olan “Güz Sancısı” ekibinin, filmin yarışma dışı bırakılmasına tepki göstererek festivalden ayrılması üzerine açıklama yapma ihtiyacı hissetti.Ama bu açıklama kafalarda daha büyük soru işaretlerine yol açtı.

Reddedilen “Issız Adam” ve “Güz Sancısı” ekibi doğal olarak karara tepki gösterirken, sinema yazarları ikiye bölündü. Jüri red kararını açıklarken, “bu filmler sinemasal anlatım açısından diğer filmlerden farklı noktadaydı” dedi. Ek olarak, “bu filmlerin gişesi çok iyiydi, ödül almaya ihtiyaç duyacaklarını sanmıyoruz” açıklaması bunu takip etti. Şimdi kafalardaki soru işareti şu; “gişe ve sanat ilişkisi nerede başlar, nerede biter; jüri ‘bu filmlerin reklama ihtiyacı yok’ derken neyi hedefliyordu?”
 
Açıkcası Türk Sineması son yıllarda gerek sanatsal gerekse gişe filmleri açısından altın cağını yaşıyor denilebilir. Tüm bunların ışığı altında, böylesine kör bir entellektüel kibrin gerilerde kaldığını düşünüyordu coğu sinemasever. Maalesef son yaşanan bu sıkıntılı seçme süreci düşünülürse, Türk entellektüellerinin hala çok bağnaz bir noktada olduğu görülüyor.

Yurtdışındaki hangi önemli festivalde bir film fazla gise yaptı ya da çok pahalı ve önemli oyuncular bünyesinde yer aldı diye yarışma dışına itildi? Açıkçası bir filmin değeri, gişesi ya da içindeki pırıltılı oyuncularıyla degil, anlatım biçimiyle ilgilidir. Mesela Cannes ya da Berlin gibi önemli festivallerde büyük bütçeli bir filmle minimum bütçeli bir sanat filminin aynı anda yarıştığını
görebiliyoruz. Peki Türkiye’de bu algı neden yerleşemiyor?

Ucuz bir şekilde sanat filmlerini küçümsemek değil derdimiz ama bu tarz bir entellektüel mahalle baskısının Türk Sineması’nı nereye götüreceğini düşünmek istiyoruz ve bu hepimizin hakkı.

Yazı: Ahmet Önispir

Haber Kaynağı sinemalar.com

Tüm yorumlar (12)

Avatar
Coldplay (Artist) | 1 Temmuz 2009, 00:09

bu isi bile elinize yuzunuze bulastiriyorsunuz,avrupalilar bize bi taraflari ile guluyor,

Cevap Yaz
0
0
mavituna (Amatör) | 13 Mart 2009, 00:00

Bana kalırsa entellektüel mahalle baskısı diye birşey yok. Allah aşkına söyleyin, prime time dizilerinden farksız, tamamen popüler sanata özgü birkaç filmin dünyaca ünlü bir festivalde işi ne? Kesinlikle bu filmlerde vizyona girmeli, tamam, insanlar izlemeli ama herkes yerini bilmeli. Bu arada şunu da belirtmek gerek, Üç maymun ve sonbahar da ulusal yarışma dışında tutuldu, şimdi bu üç maymun'a haksızlık yapıldı anlamına mı geliyor? Ayrıca Türk insanının sıkıcı bulduğu ama yurtdışı festivallerinde izleyicilerin hayranlıkla seyrettiği Yeşim Ustaoğlu ve Semih Kaplanoğlu'nun filmleri hangi parayla çekildiklerini zannediyorsunuz? Hepsi uluslararası festivallerden alınan fon destekleri ile, bağımsız olarak çekildi. İnsanlar Türkiye'yi Issız Adam filmini izledikten sonra değil, Süt'ü izledikten sonra merak ediyorlar. Bu açıdan Bence Türk insanı sinemaya ilişkin kafasındaki kavram karmaşasını artık sona erdirmeli. Yoksa Issız Adam'larla, Güz Sancı'larıyla, Sıcak'larla bir ülkenin sinema sanatı oluşmaz. Bu arada İstanbul film festivali de kesinlikle bu tip flmlerin gösterileceği bir karnaval değildir; (bunun en iyi örneği için bkz. altınportakal) dünyadaki sayılı saygın film festivallerindendir. 

Cevap Yaz
0
0
ertzku (Dublör) | 19 Mart 2009, 01:57

Güz sancısı, Issız adam ve diğer festival dışı bırakılan bu filmleri çekenler sanattan hiç mi anlamıyor. Ya da bu filmleri seyretmeye giden milyonlarca insanın sanattan zerre kadar anladığı mı yok. Hadi dediğin gibi olsun bu filmler Ülkenin sanatını oluşturmasın. Peki bu filmleri eleyen ve sizin gibi düşünen insanlar mıdır sadece sanattan ve filmlerden anlayan. Yoksa sadece ego tatminimidir bu filmleri festival dışı bırakmak. Bir liderlik vasfı görmüşsünüz kendinizde bu filmleri seyredenleri ve yapanları sürü psikolojisinde görüp kendinizi entellektüel bir kimliğe sokup "Bence Türk İnsanı...." şeklinde başlayan yorumlar yapıyorsunuz. İyi de güzel insan sizin nasıl aklıınz var ise burada yorum yapan insanlarında kendi düşünceleri fikirleri ve sanata bakış açıları var. Yorum mu elbette yapılacak ama şahsi yorum yapın bütün insanlar adına değil...

0
0
ahmetkulduk (Amatör) | 12 Mart 2009, 03:54

festivaller "az gişe yapan filme gişe yaptırma" misyonu taşımamalıdır. popüler olanı reddetmek süregelen bir entellektüel klişesi, artık aşmak lazım. festivale kabul edilip edilmeme jürinin yetkisinde tabi ki, ancak neden bu olmamalı

Cevap Yaz
0
0
GForse (Dublör) | 10 Mart 2009, 16:00

en fazla ilgi gören türk filmlerinden biri olan ıssız adam ile güz sancısı gibi başarıyla yapılmış filmlerin ekibini davet etmiyorlarsa bu işte ve yarışmayı düzenleyenlerde bir bit yeniği var demektir.

Cevap Yaz
0
0
evence (Figuran) | 10 Mart 2009, 03:13

Bir film gişe yaptı diye hiç bir törene davet edilmeyecekse bu işte bir yanlışlık var derim.Zaten bu mantık yüzünden hep bir ikilem yaşanıyor.Sanat filmleri ve Gişe filmleri ayrı ayrı kulvarlar olarak görülüyor Türkiyede.Amerika son dönemlerde bunu yavaş yavaş aşıyor.Umarım biz de böyle konular ile filmlerimiz hakkında yanlış değerlendirmeler yapmayı bir an önce keseriz.

Cevap Yaz
0
0
Görüşleriniz