76. kez düzenlenen Berlin International Film Festival (Berlinale), bu yıl Türk sineması damga vurdu. Festivalin en prestijli ödülü Altın Ayı, İlker Çatak imzalı "Sarı Zarflar"a giderken; Gümüş Ayı ise Emin Alper’in yeni filmi "Kurtuluş"un oldu.
Türkiye’nin Berlinale serüveni, 1964’te Metin Erksan’ın "Susuz Yaz"ıyla başlayan Altın Ayı yolculuğunu 2010’da Semih Kaplanoğlu’nun "Bal" filmiyle sürdürmüştü. Uzun bir aranın ardından gelen bu yeni zafer, Türk sineması adına tarihi bir eşik olarak kayda geçti.
Emin Alper’den Berlinale sahnesinde güçlü mesaj
Gümüş Ayı’yı kazanan Emin Alper, ödül konuşmasında filminin “ağır suçlar işlemiş failler” üzerine kurulu olduğunu vurguladı. Yönetmen, hem suçun arkasındaki zihniyeti hem de hayatta kalanların yaşadığı yalnızlığı anlamaya çalıştığını belirtti.
Alper, “En ağır yalnızlık, acı çekerken yaşanan yalnızlıktır” diyerek, hak ihlalleri ve savaş ortamında unutulmuşluk hissine dikkat çekti. Konuşmasında Gazze’den İran’a, Orta Doğu’dan Türkiye’ye uzanan bir dayanışma çağrısı yapan yönetmen; cezaevindeki isimleri de anarak “Yalnız değilsiniz” sözleriyle salonda uzun süre alkışlandı.
Ödülünü küçük kızına ithaf eden Alper, konuşmasını “Biz yalnız değiliz, yalnız kalmayacağız” sözleriyle tamamladı.
"Sarı Zarflar" ne anlatıyor?
Almanya–Fransa–Türkiye ortak yapımı olan "Sarı Zarflar", idealler ile hayatta kalma mücadelesi arasındaki sert çatışmayı merkezine alıyor.
Ankara’da yaşayan sanatçı çift Derya ve Aziz, yeni oyunlarının prömiyerinin ardından gelişen olaylar sonucu hem işlerini hem de evlerini kaybeder. 13 yaşındaki kızları Ezgi ile İstanbul’da sıfırdan bir hayat kurmaya çalışırken, aile bağları ve değerleri ciddi bir sınavdan geçer.
Başrollerde Özgü Namal ve Tansu Biçer yer alırken, film güçlü oyuncu kadrosu ve politik alt metniyle festival boyunca adından söz ettirdi.
"Kurtuluş" ne anlatıyor?
Kurtuluş, Batman ile Mardin hattında geçen bir toprak hikâyesi. Korucu Hazeran aşireti ile yıllar önce göç etmek zorunda kalan ve köylerine geri dönen Bezariler arasındaki gerilim, filmde toplumsal hafıza ve yüzleşme temaları üzerinden işleniyor.
Caner Cindoruk, Berkay Ateş, Feyyaz Duman ve Naz Göktan’ın başrollerini paylaştığı yapım; politik arka planı ve güçlü atmosferiyle Berlinale jürisinin dikkatini çekti.
İlker Çatak ve Emin Alper: Uluslararası başarıların devamı
Berlin doğumlu İlker Çatak, kısa filmi "Sadakat" ile Altın Öğrenci Oscar’ı kazanarak adını duyurmuş; ardından çektiği uzun metrajlarla Avrupa sinemasında kendine sağlam bir yer edinmişti.
Emin Alper ise "Tepenin Ardı", "Abluka", "Kız Kardeşler" ve "Kurak Günler" gibi filmleriyle Cannes’dan Venedik’e uzanan festival yolculuğunda Türkiye’nin en görünür auteur’lerinden biri haline geldi.
Berlinale 2026 sonuçları, Türk sinemasının uluslararası alandaki etkisini bir kez daha kanıtladı. Altın Ayı ve Gümüş Ayı’nın aynı yıl Türkiye’ye gelmesi ise uzun süre konuşulacak bir başarı olarak sinema tarihindeki yerini aldı.
Kaynak: T24
Yorumlar (0)