Görüyorum ki benden uzun süredir
haber alamamışsın! Vizyona giren filmlerden ve en son gelişmelerden anında haberdar olmak ister misin? İzin Ver Daha Sonra
Türkiye'nin sinema sitesi Sinemalar.com

Güneşi Gördüm: Eksik Mesaj, Fazla Alıcı

16 Mart 2009

Kürt-Türk sorununu güzel şekilde ele alan bir film : "Güneşi Gördüm".
İnsanlığın herşeyin üstünde hissedilmesi gerektiğini vurguluyor.
Oynayan aktör ve aktrislerin birçoğu usta ve yıldız.Gençler de hayli başarılı.
Cehalet, göç, darbede yapılan işkenceler, çekilen acılar, aynı evden hem terörist hem de asker çıkması... Çarpıcı sorunlar ele alınıyor filmde.
Duygusal bir anlatım sözkonusu.
 
Ama...
Nedense filmden çıktığım anda kendimi hiç de tatmin olmuş bulmuyorum.
Anlatılmak istenen çok şey mevcut ve fakat nihai sona vardırılan olay sayısı az.
Sanattan ve sinemadan bahsediyorsak "teknik"ten de konuşmak durumundayız!
 
Kırkı aşkın ekran karartma yöntemini kullanan Mahsun Kırmızıgül, seyirciye illallah dedirtiyor.
Kamera titretiliyor, yanlış yere konuyor. Birçok sahne de esinlenme.
Esinlenme...
"Yeteneksizler esinlenir, yetenekliler çalar".
 
Şimdi diyeceksiniz belki içinizden :"Bu ezme psikolojisini bırak ey yazar! Mesaja bak!".
Ezme psikolojisi falan değil bu, açıkça belirteyim.
Kürt olan ve bununla gurur duyan Yılmaz Güney, takdir edip hürmet duyduğum bir sanatçı, görevini layıkıyla başarmış bir insan.
Yavuz Bingöl de aynı şekilde Nuri Bilge Ceylan filmlerinde gözükecek kadar kendi rüşdünü ispatlamış bir türkücü.
Sorun Kırmızıgül’de mi?
Bilmiyorum.
 
Bayan oyuncuların yapay şiveleri ve hikâyenin içinde gayet absürt duran "eşcinsel" parafı hiç ama hiç cezbetmiyor beni.
Atilla Dorsay dahil galadan çıkan herkesin yere göğe sığdıramadığı "Güneşi Gördüm"; mana açısından bir taşla iki kuş vurmayı hedefleyen ve bu taşla yalnızca kendi bedeninde yaralar açan bir film.
 
Cemal Süreya , "bir şiirin benim açımdan okunulabilir sayılması için sadece bir dizesinin güzel olması yeterlidir" der.
Bu seferde Süreya'nın bu engin hoşgörü anlayışını sinemaya uyarlayıp , birkaç doğru mesajdan istifade etmeniz için size bu filmi tavsiye ediyorum.
 
Ama dürüst olmalıyız ki; teknik kısmını ele alacak olursak Mahsun Kırmızıgül hâlâ "Sarı Sarı" şarkısını söyleyen adamdır, hiçbir ilerleme yoktur, böyle gelmiştir ve şimdilik de böyle gitmektedir.
Bunu böyle bilelim ve ortalığı birbirine katan bu abartma tufanından biraz sıyrılalım.
 
Akıllı ve sanatsal seyirler...
 
Vesselam..
 

Tüm yorumlar (24)

Avatar
borneos (Figuran) | 7 Eylül 2009, 23:00

ey yazar her yazında şu çalar-esinlenir cümlesine rastlamak mümkün. galiba eleştirilerin hep aynı tonda ve düzeyde. ne olmuş yani sarı sarıyı söylemişse. ne kadar önyargılı ve beğenmezsin. burdan oturup eleştirmek basit tabiki. bir senaryo sen yazda görelim babayiğit!!!

Cevap Yaz
0
0
softcase (Amatör) | 7 Nisan 2009, 15:17

evet SN KASATURA , elbetteki eleştirme,yorum yapma konuşma özgürlünüz vardır,kıskanma algılayamama,önyargılı,seviyesiz ve basit olma özgürlüğünüzde vardır,kullanabilirsiniz ama sahsen yazdığınız hiçbirşeye katılmıyorum ve yorumlarınızı sadece cevap yazacak kadar ciddiye alıyorum,Yaptığın eleştirilerin hepsine verecek makul cevaplarım mevcut ama o kadarda ciddiye almadım açıkçası,sadece diyeceğim ve tavsiyem şudur , bakmak ve görmek arasındaki fark anlatılmaz yaşanır sevgili Kasatura,umarım ilerleyen zamanlarda ufkunu genişletip görmeyide öğrenirsin ve belki o zaman daha iyi anlkayabilirsin bu eşsiz değerli ve anlamlı filmi,dediğin birşey hoşuma gitti bir iki ekleme yaparak sana iletmek istiyorum izninle

Akıllı,Sanatsal,Önyargısız ve Bilinçli seyirler...

Hoşçakal

Cevap Yaz
0
0
helincan34 (Amatör) | 4 Nisan 2009, 12:30

Bu kadar kötü ve haksız bir yazı görmedim okumadım. Bu eleştiriyi yapan arkaşımız mutlaka sinemacı bir arkadaşımız. Bu kadar basite indirgeyen bir eleştiri okumadım. Bence siz önce yerli sinemada bir örneği var mı bu filmin onu inceleyin. Kıskançlık insanın içini kemiren en büyük hastalıktır.

Cevap Yaz
0
0
gozde-sakin (Figuran) | 27 Mart 2009, 16:04

Filmde geçen birçok konunun sonuçlanmamasının izleyicilerin çoğunu tatmin etmemesine katılıyorum - ki bu insanlar arasında ben de varım- ancak bu kadar ağır eleştiriyi hakeden bir film değildi bence.Hele ki bunun Mahzun Kırmızıgül'ün 2. filmi olduğunu düşünecek olursak...
Ayrıca "hikayenin içinde gayet absürd duran eşcinsel parafı.." demişsiniz.Burdaki absürdlüğü ya da kastettiğinizi tam olarak anlayamadım.İnsan her yerde insandır ve doğuda da batıda da eşcinseli,çift cinsiyetlisi bilmemnesi olacaktır,orada insanların yaşadığı birçok sorun gibi bu da bir "sorun"dur sonuçta ve bunu da filme iyi uyarlamışlar -ki filmin en etkili sahnelerinden birinin eşcinsel karakterin hikayesinin sonunun olduğunu düşünürsek-.Dediğim gibi mükemmel bir film değildi ama bu kadar ağır bir eleştiriyi hakediyor muydu?Hayır...

Cevap Yaz
0
0
erkan760 (Jön) | 26 Mart 2009, 16:07

Körfez savaşı yıllarında Türkiye mizin güney illerinde yaşayan halkımız atılan Scud füzelere önlem olsun diye siyah koli bantlarıyla evlerinin pencerelerini kapatmıştır bundan dolayı bir çok yerde Saddam bantı diye satılmaktadır bu koli batları,zamanında bunları yaşayan ülkemiz halkı şimdide Mahsun Kırmızıgül’ün filmindeki bir sahnesini elektrik varken evi niye gaz lambasıyla aydınlatıyor diye eleştiriyorlar arkadaşlar orda hiç birimizin bir türlü çözemediği bir terör varken nasıl lambalarını kolayca yakabilsinler değilmi,bir diğer eleştiri ise filmdeki küçük Serhat’ın çamaşır makinasında yıkanma sahnesiydi.Kırmızıgül bir yönetmen olarak hayal gücünüde zorlayarak ,aklında böyle bir sahne tasarlamış ve bunu bir şekilde filme koymaya çalışmış ama biz yine sanki film sadece bu sahneden ibaretmiş gibi acımasızca eleştiriyoruz,aile aslına bakılırsa çamaşır makinasının ne işe yaradığını biliyordu sadece nasıl kullanılacağını bilmiyorlardı hep yetkili servisin suçu bu makinada herşeyi yıkayabilirsiniz deyince 5-6 yaşındaki çocuk aklı işte zaten diğer büyük kızımız engelliydi onun hiç bir suçu yoktu bu olayda.Burda büyütecek birşey göremiyorum bizler niçin filmi izleyip keyif almak yerine hep zor ve boş olanın peşinde koşuyoruzki siz filmin açıklarını buldunuz diye filmi sinemalardan mı çekeceklerini zannettiniz

Cevap Yaz
0
0
Görüşleriniz