- Anasayfa
- Karakterler
- Berber
Berber
Canlandıranlar
9 Eylül Üniversitesi'nden mezun olduktan sonra oyunculuk kariyerine yönelen Okan Çabalar, profesyonel sanat hayatına 2002 yılında İzmir Sanat Tiyatrosu çatısı altında adım attı. Aysa Prodüksiyon bünyesinde sahnelenen hem çocuk hem de yetişkin oyunlarında görev alarak sahne disiplini kazanan oyuncu, 2007-2009 yılları arasında "Yalnız Kadın" adlı oyunda Sumru Yavrucuk ile aynı sahneyi paylaştı. Sinema dünyasına ilk girişini Kaybedenler, Minör ve Öteki Kapı gibi kısa film çalışmalarıyla yapan Çabalar, bu süreçte farklı karakter dinamikleri üzerinde tecrübe edindi.
Geniş kitleler tarafından tanınması 2010 yapımı "Eyyvah Eyvah" filmindeki Berber Murat karakteriyle gerçekleşen sanatçı, televizyon dünyasında ise Şen Yuva dizisindeki performansıyla dikkat çekti. Özellikle 5'er Beşer, İnsanlar Alemi ve Güldür Güldür Show gibi komedi odaklı projelerde canlandırdığı tiplemelerle kariyerinde önemli bir ivme yakaladı. Yalan Dünya dizisinde hayat verdiği Bünyamin Karakaş rolüyle ekranlardaki yerini sağlamlaştıran oyuncu, sinemada Sen Kiminle Dans Ediyorsun?, Organize İşler: Sazan Sarmalı ve Güven Bana gibi yapımlarda rol aldı. Tiyatro kökenli bir sanatçı olarak kariyerini çok yönlü sürdüren Okan Çabalar, dijital platformlarda ve sinema projelerinde farklı karakterlere hayat vermeye devam etmektedir.
1974 yılında sinema sektöründe hakim olan seks filmleri döneminde popülerlik kazanarak bu türdeki yapımlarda başrol oyuncusu olarak yer aldı. İlerleyen yıllarda İbrahim Tatlıses ile iş birliği yaparak senaryo yazım süreçlerine dahil olan Akbaş, eş zamanlı olarak çok sayıda televizyon dizisinde de izleyici karşısına çıktı. Oyunculuk ve senaristlik deneyimini yönetmenliğe de taşıyan sanatçı, 1987 yılında Düş Yakamdan Osman filmiyle ilk yönetmenlik denemesini gerçekleştirdi.
Kütahya'nın Tavşanlı ilçesine bağlı Tepecik beldesinde dünyaya gelen Ahmet Uluçay, sinemaya olan tutkusunu henüz çocuk yaşlarda, sinematografın icadından habersizken fotoğrafların hareket edebileceğine inanarak keşfetti. Beyaz perdeyle gerçek anlamda 1960 yılında, ilköğretim yıllarında köyüne gelen seyyar bir sinemacı vasıtasıyla tanışan sanatçı, bu tutkusunu "Lumiére Kardeşler sinemayı icat etmeselerdi, bunu Tavşanlı’da İsmail ile biz yapacaktık" sözleriyle ifade etmiştir. Henüz 12 yaşındayken arkadaşı İsmail Mutlu ile film makinesi yapabilmek için kolları sıvayan Uluçay, üç yıl süren çabaların ardından bir ahırda köylülere film göstermeye başladı. Sinemaların atık filmlerinden topladığı kareleri birleştirerek kendi anlatılarını oluşturan sanatçı, arkadaşları İsmail Mutlu ve Şerif Akarsu ile birlikte "Tepecik Köyü Arkadaş Sinema Grubu"nu kurarak sinema yolculuğuna yön verdi.
Sinemaya adadığı yaşamı boyunca geçim mücadelesini elden bırakmayan Ahmet Uluçay, kamyon şoförlüğünden inşaat işçiliğine, tavukçuluktan yem fabrikasındaki hamallığa kadar pek çok farklı işte çalıştı. İlk filmi olan 1992 yapımı Optik Düşler'i, yurt dışından getirilen bir VHS kamera ile arkadaşlarıyla birlikte çekti. 1994 yılında düzenlenen 6. Ankara Uluslararası Film Festivali'nde Optik Düşler ve Koltuk Değneklerinden Kanat Yapmak isimli çalışmalarıyla dikkatleri üzerine çekerek profesyonel sinema çevresinde tanınmaya başladı. Kariyeri boyunca Minyatür Kosmosda Rüya, Bizim Köyün Orta Yeri Sinema, İnci Deniz Dibinde ve Epileptic Film gibi pek çok kısa filme imza atan sanatçı, Nuri Bilge Ceylan'ın Mayıs Sıkıntısı filminin çekim sürecine de katkıda bulundu.
Çocukluk anılarından yola çıkarak senaryosunu kaleme aldığı ve yönetmenliğini üstlendiği ilk uzun metrajlı filmi Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak, Uluçay'ın uluslararası çapta büyük bir başarı elde etmesini sağladı. Bu yapımıyla İstanbul Film Festivali'nde "En İyi Film" ödülünü alırken, San Sebastian Film Festivali’nde Altın Denizkabuğu ve Montpellier Akdeniz Filmleri Festivali'nde büyük ödül dahil olmak üzere yurt içinde ve yurt dışında 40'a yakın ödül kazandı. Kariyerine yazar, yönetmen ve oyuncu olarak pek çok eser sığdıran sanatçı, 2007 yılında Bozkırda Deniz Kabuğu filminin hazırlıklarına başlamış ancak yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle bu projesini tamamlama fırsatı bulamamıştır. Sinemayı bir yaşam biçimi haline getiren Uluçay, kısıtlı imkanlarla büyük hikayeler anlatılabileceğinin en saf örneklerinden birini temsil etmektedir.
Özel hayatında kendisi gibi oyuncu olan isimlerle hayatını birleştiren Fosforoğlu’nun, Muazzez Arçay ile olan evliliğinden aktör Ferdi Merter Fosforoğlu dünyaya gelmiştir. 1945 yılında bu evliliğini sonlandıran sanatçı, daha sonra Mualla Fırat ile evlenmiş ve bu birliktelikten 1948 yılında oğlu Enis Fosforoğlu doğmuştur. Türk sinemasına hem kendi performansıyla hem de yetiştirdiği sanatçı çocuklarıyla önemli katkılar sunan Renan Fosforoğlu, 1991 yılında hayatını kaybetmiş ve Karacaahmet Mezarlığı’na defnedilmiştir.
Sinema kariyerine 1962 yılında adım atan Necdet Yakın, beyaz perdede daha çok yardımcı oyuncu profiliyle ve komedi türündeki yapımlarla tanındı. Kariyeri boyunca pek çok filmde yer alan sanatçı, özellikle "Avanak Apdi" filminde canlandırdığı Nuri karakteriyle hafızalarda yer edindi. 2006 yılında aramızdan ayrılan Yakın, hem tiyatro sahnelerinde hem de sinema dünyasında kendine has oyunculuk tarzıyla iz bırakmayı başardı.
Uzun yıllar süren oyunculuk serüveninde yüzlerce filmde kamera karşısına geçen Karadayı, canlandırdığı tiplemelerle Türk sinema tarihinin önemli bir parçası olmuştur. Yer aldığı projelerdeki karakteristik duruşuyla tanınan sanatçı, sinemaya bıraktığı geniş filmografisiyle hatırlanmaktadır.