- Anasayfa
- Karakterler
- ülker Temizel
ülker Temizel
Canlandıranlar
28 Haziran 1945 • Türkiye
9,5
/10 (1.400 oy)
Türk sinemasının "Sultan" lakabıyla efsaneleşen ismi Türkan Şoray, 28 Haziran 1945 tarihinde İstanbul’da dünyaya geldi. Memur bir baba ve ev hanımı bir annenin kızı olan Şoray, çocukluk yıllarını maddi imkanların kısıtlı olduğu bir aile ortamında geçirdi. Eğitim hayatına Rami Taş Mektebi’nde başlayan oyuncu, ailesinin sık taşınması nedeniyle ilköğrenimini Feriköy İlkokulu’nda tamamladı. Henüz 15 yaşındayken ev sahiplerinin kızı Emel Yıldız aracılığıyla bir film setine gitmesi, hayatının dönüm noktası oldu. Yönetmen Türker İnanoğlu’nun dikkatini çekmesiyle 1960 yapımı Köyde Bir Kız Sevdim filminde başrolü üstlendi ve Yeşilçam dünyasına adım attı.
Kariyerinin ilk yıllarından itibaren dönemin önemli jönleriyle kamera karşısına geçen Şoray, kısa sürede magazin dergilerinin kapaklarını süslemeye ve halkın sevgisini kazanmaya başladı. 1962 yılında Ayhan Işık ile başrolü paylaştığı Acı Hayat filmindeki gerçekçi karakteriyle kariyerinde önemli bir sıçrama yaşadı ve 1964’te 1. Antalya Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu ödülüne layık görüldü. 1960’lı yılların sonuna gelindiğinde Vesikalı Yarim, Artık Sevmeyeceğim ve Fosforlu Cevriyem gibi yapımlarla Fatma Girik, Filiz Akın ve Hülya Koçyiğit ile birlikte sinemanın "dört yapraklı yoncasından" biri haline geldi. İş adamı Rüçhan Adlı ile yaşadığı uzun süreli ilişki sırasında kazandığı "Sultan" unvanı, zamanla sektördeki sarsılmaz yerini ve yapımcılara kabul ettirdiği ağır çalışma kurallarını ifade eden "Şoray Kanunları"nın da ilham kaynağı oldu.
1970’li yıllar, Türkan Şoray’ın hem oyuncu hem de yönetmen olarak yetkinliğini kanıtladığı bir dönem oldu. 1972’de yönetmen koltuğuna da oturduğu Dönüş filmiyle bu alandaki ilk deneyimini yaşadı. Özellikle Kadir İnanır ile yakaladığı ekran uyumu, Türk sinemasının en unutulmaz ortaklıklarından birini doğurdu. İkili; Devlerin Aşkı, Bodrum Hakimi, Dila Hanım ve sinemamızın başyapıtlarından Selvi Boylum Al Yazmalım gibi filmlerde birlikte izleyici karşısına çıktı. 1980’li yıllarda Mine, Seni Seviyorum ve Körebe gibi projelerle sinema yolculuğuna devam eden sanatçı, bu dönemde evli olduğu Cihan Ünal ile birçok ortak çalışmaya imza attı.
1990’lı yıllardan itibaren sinema filmlerine ara vererek televizyon projelerine yönelen Şoray, İkinci Bahar dizisinde Şener Şen ile, Tatlı Hayat’ta ise Haluk Bilginer ile başrolleri paylaşarak yeni nesil izleyicilerin de kalbini kazandı. 2000’li yıllarda Gönderilmemiş Mektuplar filmiyle Kadir İnanır’la yeniden bir araya geldi ve Bir Zamanlar Osmanlı: Kıyam dizisinde Hatice Sultan karakterine hayat verdi. 2015 yılında Uzaklarda Arama filmini yöneterek uzun bir aradan sonra tekrar kamera arkasına geçen sanatçı, Türkiye'nin en ikonik isimlerinden biri olarak kültürel hafızadaki yerini korumaktadır.
Kariyerinin ilk yıllarından itibaren dönemin önemli jönleriyle kamera karşısına geçen Şoray, kısa sürede magazin dergilerinin kapaklarını süslemeye ve halkın sevgisini kazanmaya başladı. 1962 yılında Ayhan Işık ile başrolü paylaştığı Acı Hayat filmindeki gerçekçi karakteriyle kariyerinde önemli bir sıçrama yaşadı ve 1964’te 1. Antalya Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu ödülüne layık görüldü. 1960’lı yılların sonuna gelindiğinde Vesikalı Yarim, Artık Sevmeyeceğim ve Fosforlu Cevriyem gibi yapımlarla Fatma Girik, Filiz Akın ve Hülya Koçyiğit ile birlikte sinemanın "dört yapraklı yoncasından" biri haline geldi. İş adamı Rüçhan Adlı ile yaşadığı uzun süreli ilişki sırasında kazandığı "Sultan" unvanı, zamanla sektördeki sarsılmaz yerini ve yapımcılara kabul ettirdiği ağır çalışma kurallarını ifade eden "Şoray Kanunları"nın da ilham kaynağı oldu.
1970’li yıllar, Türkan Şoray’ın hem oyuncu hem de yönetmen olarak yetkinliğini kanıtladığı bir dönem oldu. 1972’de yönetmen koltuğuna da oturduğu Dönüş filmiyle bu alandaki ilk deneyimini yaşadı. Özellikle Kadir İnanır ile yakaladığı ekran uyumu, Türk sinemasının en unutulmaz ortaklıklarından birini doğurdu. İkili; Devlerin Aşkı, Bodrum Hakimi, Dila Hanım ve sinemamızın başyapıtlarından Selvi Boylum Al Yazmalım gibi filmlerde birlikte izleyici karşısına çıktı. 1980’li yıllarda Mine, Seni Seviyorum ve Körebe gibi projelerle sinema yolculuğuna devam eden sanatçı, bu dönemde evli olduğu Cihan Ünal ile birçok ortak çalışmaya imza attı.
1990’lı yıllardan itibaren sinema filmlerine ara vererek televizyon projelerine yönelen Şoray, İkinci Bahar dizisinde Şener Şen ile, Tatlı Hayat’ta ise Haluk Bilginer ile başrolleri paylaşarak yeni nesil izleyicilerin de kalbini kazandı. 2000’li yıllarda Gönderilmemiş Mektuplar filmiyle Kadir İnanır’la yeniden bir araya geldi ve Bir Zamanlar Osmanlı: Kıyam dizisinde Hatice Sultan karakterine hayat verdi. 2015 yılında Uzaklarda Arama filmini yöneterek uzun bir aradan sonra tekrar kamera arkasına geçen sanatçı, Türkiye'nin en ikonik isimlerinden biri olarak kültürel hafızadaki yerini korumaktadır.