- Anasayfa
- Karakterler
- Gülfem
Gülfem
Canlandıranlar
Sinop doğumlu bir oyuncu olan Ayça Ayşin Turan, İstanbul Üniversitesi Radyo, Sinema ve Televizyon Bölümü'nde eğitimini tamamladı. Sinop Belediye Konservatuvarı'nda da eğitim aldı. Oyunculuk kariyerine 2011 yılında "Dinle Sevgili" dizisinde "Gülfem" karakteriyle adım attı. Ancak gerçek çıkışını, 2013 yılında başladığı "Karagül" dizisinde canlandırdığı "Ada" karakteriyle yaptı. 2015 yılında Özcan Deniz'in yönettiği "Sevimli Tehlikeli" adlı filmde ilk sinema deneyimini yaşadı. İlk başrol deneyimi ise "Meryem" adlı TV dizisinde "Meryem" karakterini canlandırmasıyla gerçekleşti. 2018 yılında ise Netflix'in ilk Türk orijinal dizisi olan "Hakan: Muhafız"da "Leyla Sancak" karakterini başarıyla hayat verdi.
Yasemin Kozanoğlu, oyunculuk kariyerine Çağan Irmak imzalı "Çilekli Pasta" adlı televizyon filminde canlandırdığı Burcu karakteriyle adım attı. Bu başlangıcın ardından televizyon ekranlarında "Avcı" dizisinde Duygu Güner ve tarihi dram türündeki "Hürrem Sultan" dizisinde Gülfem rolleriyle izleyici karşısına çıktı. Dönemin ilgi çeken yapımlarından biri olan "Ünlüler Çiftliği" programında da yer alan oyuncu, dizi projeleriyle kariyerindeki yerini sağlamlaştırdı.
Sinema dünyasına "Yeşil Işık" filmiyle giriş yapan Kozanoğlu, ardından "Romantik" filminde Yasemin karakteriyle başrolde yer alarak dikkat çekici bir çıkış yakaladı. Beyazperdedeki yolculuğuna "Avrupalı" filmindeki Ela karakteriyle devam eden oyuncu, hem televizyon dizilerinde hem de sinema filmlerinde farklı türdeki projeleriyle yer almayı sürdürdü.
Kariyerinin ilk yıllarından itibaren dönemin önemli jönleriyle kamera karşısına geçen Şoray, kısa sürede magazin dergilerinin kapaklarını süslemeye ve halkın sevgisini kazanmaya başladı. 1962 yılında Ayhan Işık ile başrolü paylaştığı Acı Hayat filmindeki gerçekçi karakteriyle kariyerinde önemli bir sıçrama yaşadı ve 1964’te 1. Antalya Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu ödülüne layık görüldü. 1960’lı yılların sonuna gelindiğinde Vesikalı Yarim, Artık Sevmeyeceğim ve Fosforlu Cevriyem gibi yapımlarla Fatma Girik, Filiz Akın ve Hülya Koçyiğit ile birlikte sinemanın "dört yapraklı yoncasından" biri haline geldi. İş adamı Rüçhan Adlı ile yaşadığı uzun süreli ilişki sırasında kazandığı "Sultan" unvanı, zamanla sektördeki sarsılmaz yerini ve yapımcılara kabul ettirdiği ağır çalışma kurallarını ifade eden "Şoray Kanunları"nın da ilham kaynağı oldu.
1970’li yıllar, Türkan Şoray’ın hem oyuncu hem de yönetmen olarak yetkinliğini kanıtladığı bir dönem oldu. 1972’de yönetmen koltuğuna da oturduğu Dönüş filmiyle bu alandaki ilk deneyimini yaşadı. Özellikle Kadir İnanır ile yakaladığı ekran uyumu, Türk sinemasının en unutulmaz ortaklıklarından birini doğurdu. İkili; Devlerin Aşkı, Bodrum Hakimi, Dila Hanım ve sinemamızın başyapıtlarından Selvi Boylum Al Yazmalım gibi filmlerde birlikte izleyici karşısına çıktı. 1980’li yıllarda Mine, Seni Seviyorum ve Körebe gibi projelerle sinema yolculuğuna devam eden sanatçı, bu dönemde evli olduğu Cihan Ünal ile birçok ortak çalışmaya imza attı.
1990’lı yıllardan itibaren sinema filmlerine ara vererek televizyon projelerine yönelen Şoray, İkinci Bahar dizisinde Şener Şen ile, Tatlı Hayat’ta ise Haluk Bilginer ile başrolleri paylaşarak yeni nesil izleyicilerin de kalbini kazandı. 2000’li yıllarda Gönderilmemiş Mektuplar filmiyle Kadir İnanır’la yeniden bir araya geldi ve Bir Zamanlar Osmanlı: Kıyam dizisinde Hatice Sultan karakterine hayat verdi. 2015 yılında Uzaklarda Arama filmini yöneterek uzun bir aradan sonra tekrar kamera arkasına geçen sanatçı, Türkiye'nin en ikonik isimlerinden biri olarak kültürel hafızadaki yerini korumaktadır.