- Anasayfa
- Karakterler
- Felix
Felix
Canlandıranlar
Javier Ángel Encinas Bardem, 1 Mart 1969 tarihinde İspanya’nın Kanarya Adaları bölgesindeki Las Palmas de Gran Canaria’da dünyaya gelmiştir. Sinema ve tiyatro dünyasının köklü ailelerinden birine mensup olan Bardem’in annesi ünlü oyuncu Pilar Bardem, amcası ise tanınmış yönetmen Juan Antonio Bardem’dir. Küçük yaşlardan itibaren sanat çevresinde büyüyen oyuncu, çocukluk yıllarını tiyatro kulisleri ve film setlerinde geçirdi. Gençlik döneminde oyunculuktan çok resim sanatına ilgi duyan Bardem, Madrid’deki Escuela de Artes y Oficios okulunda dört yıl boyunca resim eğitimi aldı. Aynı dönemde sporla da yakından ilgilenerek İspanya Milli Ragbi Takımı’nda forma giydi. Ancak zamanla oyunculuğa yönelerek kariyerini sinema üzerine kurmaya karar verdi.
Javier Bardem, profesyonel oyunculuk kariyerine İspanyol televizyon yapımlarında küçük rollerle başladı. Geniş kitleler tarafından tanınmasını sağlayan ilk önemli yapım ise yönetmen Bigas Luna’nın erotik dram filmi “Jamón Jamón” (1992) oldu. Bu filmde gelecekte eşi olacak olan Penélope Cruz ile birlikte kamera karşısına geçti. Filmdeki performansı sayesinde İspanya sinemasının dikkat çeken genç oyuncularından biri haline geldi. Kariyerinin ilk yıllarında üzerine yapışan “maço erkek” imajını kırmak isteyen Bardem, farklı karakterlere hayat vererek oyunculuk yelpazesini genişletti.
Uluslararası başarıya ulaşması, Julian Schnabel imzalı “Before Night Falls” (2000) filmindeki Kübalı şair Reinaldo Arenas performansıyla gerçekleşti. Bu rol sayesinde En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar’a aday gösterildi ve Oscar tarihinde aday olan ilk İspanyol erkek oyuncu unvanını kazandı. Javier Bardem’in dünya çapındaki asıl büyük çıkışı ise Coen Kardeşler’in yönettiği kült suç gerilim filmi “No Country for Old Men” (2007) ile geldi. Filmde canlandırdığı psikopat kiralık katil Anton Chigurh karakteri, sinema tarihinin en unutulmaz kötü karakterlerinden biri olarak kabul edildi. Bu performansıyla En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar’ını kazanarak oyunculuk kategorisinde Oscar alan ilk İspanyol oyuncu oldu.
Başarılı kariyerini “Vicky Cristina Barcelona” (2008), “Biutiful” (2010) ve “Eat Pray Love” (2010) gibi önemli yapımlarla sürdüren Javier Bardem, özellikle “Biutiful” filmindeki etkileyici performansıyla Cannes Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazandı ve ikinci kez Oscar adaylığı elde etti. Hollywood’un büyük bütçeli projelerinde de dikkat çeken oyuncu, Sam Mendes’in yönettiği James Bond filmi “Skyfall” (2012) içerisinde canlandırdığı Raoul Silva karakteriyle büyük beğeni topladı. Ardından “Pirates of the Caribbean: Dead Men Tell No Tales” (2017) filminde Kaptan Salazar rolüyle aksiyon ve fantastik sinema dünyasında da öne çıktı.
Denis Villeneuve’ün bilimkurgu destanı “Dune” (2021) ve “Dune: Part Two” (2024) filmlerinde Fremen lideri Stilgar karakterini canlandıran Javier Bardem, güçlü oyunculuğuyla modern sinemanın en saygın isimlerinden biri olmayı sürdürdü. Aaron Sorkin’in “Being the Ricardos” (2021) filmindeki Desi Arnaz performansı sayesinde bir kez daha Oscar adaylığı kazandı. Son yıllarda Netflix yapımı “Monsters: The Lyle and Erik Menendez Story” (2024) dizisinde Jose Menendez karakterine hayat veren Bardem, ayrıca Brad Pitt ile birlikte rol aldığı “F1” (2025) filmiyle kariyerine yeni başarılar eklemeye devam etmektedir.
Karizmatik duruşu, derinlikli oyunculuğu ve karakterlere kattığı güçlü psikolojik yoğunluk sayesinde Javier Bardem, hem Avrupa sinemasının hem de Hollywood’un en saygın oyuncularından biri olarak kabul edilmektedir.
Juan Moreno y Herrera-Jiménez, bilinen adıyla Jean Reno, İspanyol kökenli Fransız aktör. Hem Avrupa Sineması, hem de Hollywood'da önemli yapımlarda uzun yıllar oynamış olan Reno'nun en bilinen filmlerinin başında, 1994 yapımı Leon gelmektedir. Reno, 1948'de Fas'ın Kazablanka kentinde doğdu. General Franco'nun zulmünden kaçarak Fas'a yerleşmiş İspanyol bir ailenin büyük çocuğu olan Reno'nun María Teresa adında bir kız kardeşi vardı. Sinemaya olan düşkünlüğü çocuk yaşlarda başladı. Tüm zamanını, John Wayne, William Holden, Marlon Brando, Jean Gabin ve Louis Jouvet'nin filmlerini izleyerek ya da şehrin sıcağından kaçıp Fas’ın sahillerinde denize girerek geçiriyordu. Kazablanka'da oyunculuk eğitimi aldı. 17 yaşında Paris'e gitti ve Cours Simon Drama Okulu'nda da eğitim aldı. 1967'de çıkan iç savaş nedeniyle Fransa’ya yerleşti. Fransız vatandaşı olabilmek için Fransa Ordusu'nda askerlik yaptı. Adını da Jean Reno olarak değiştirdi. 1970'li yıllarda tiyatro ve TV ağırlıklı çalışmalar gerçekleştirdi. 1.88'lik boyu ve kalıplı vücudu nedeniyle kariyerinin ilk yıllarında daha "ağır" roller aldı. Sinemada ilk dikkat çekişi, 1979'da Costa Gavras’ın 'Clair de Femme' filmiyle oldu. Ardından Didier Flamand'ın tiyatro grubu ile Avrupa turnesine çıktı. Daha büyük şöhrete ise Luc Besson filmleriyle ulaştı. Önce L'avant Dernier (1981), ardından Fransa'da bol ödül kazanmış Le Dernier Combat'da (1983) rol aldı. 1985'te Subway'de oynadı 1988'de beklediği çıkışı yine Besson’un Le Grand Bleu'su (The Big Blue) ile yakaladı. Başrolünü Jean-Marc Barr ile paylaştığı film, Fransa ve tüm Avrupa'da çok iyi gişe rakamlarına ulaştı ve Reno’nun artık başrollere daha çok seçilmesini sağladı. La Femme Nikita (1991) filminde, kısa rölünde bir tetikçiyi canlandırdı. Bu karakter Besson’un 1994'te yaratacağı kült karakteri Leon'un adeta bir öncülü gibidir. 1993'te komedi filmi Les Visiteurs (The Visitors) Fransa’da büyük başarı getirdi. 18 Kasım 1994'de Leon The Professional filmi ile Reno, Hollywood'da da büyük bir popülerlik kazandı. Başrolünü genç yıldız Natalie Portman ile paylaştığı bu film, Besson ve Reno'nun Amerikan hayran kitlesinin alt yapısını oluştururken, fanatik hayranlarının kalbine kült bir kahraman olarak imza atmasını sağlamıştır. Filmin, Amerika'da gösterilen versiyonu orijinalinden 23 dakika eksiktir. Ancak 15 Ağustos 2000 yılında kesilmemiş versiyonunun, Amerikadaki hayranlarına da ulaşması düşünülerek DVD'si piyasaya sürülmüştür. 1995'te French Kiss, 1996'da Mission: Impossible'da oynadı. Her iki film de iyi olmamakla beraber Mission: Impossible iyi gişe yapar ve box officedeki yeri de Reno'nun şöhret ışığını yanık tutmaya yardım eder. Bu dönemde Reno Fransa’ya döner, Le Jaguar ve Un Amour de Sorcière'i çeker. 1997'de Amerika’ya dönerek Roseanna's Grave ile Amerikan seyircisini komedyen yönü ile kazanmayı hedefler. Çabası sonuç vermez çünki Amerikan seyircisi Reno’yu sadece aksiyon filmlerinde görmek istemektedir. 1998 sırada Godzilla vardır. Yazın en iyi filmi olması beklenirken sonuç hayalkırıklığıdır. Eleştirmenler aynı görüşü paylaşırlar. Filmdeki tek iyi şey Reno’nun performansıdır. 1998'de başarılı bir yapım ile yüzler güler. Robert De Niro ile birlikte oynadığı Ronin, Godzilla'nın ilk hafta yaptığı gişeyi toplamda da geçemese de çok daha iyi bir filmdir. Godzilla’dan sonra The Visitors filminin devamı için Reno Fransa’ya döner ve Amerikan versiyonunu çekerler. 2001 de film gösterimdedir. Eylül 2000'de Jean-Christophe Grangé'ın bestseller romanından uyarlanan Les Rivières Poupres (The Crimson Rivers) gösterime girer. Ardından da 2001'de Wasabi ve 2002'de bir tekrar filmi olan Rollerball. 2006'da The Da Vinci Code, aynı yıl Pembe Panter ve 3 yıl sonraki devam filmi gibi birçok filmde oynamayı sürdürdü. 1989'da Le Grand Bleu filmi ile en iyi yardımcı aktör, 1994 de Les Visiteurs la en iyi aktör, 1995'te Leon filmi ile en iyi aktör dalında toplam 3 kez Cesar Ödülleri'ne aday oldu. 1977'de ilk evliliğini Genevieve Reno ile yapar ve Sandra (d. 1978) ile Mickael (d. 1980) adlı iki çocuğu olur. 1995'te biten bu evliliğin arkasından 1996'da ikinci evliliğini Polonyalı model Nathalie Dyszkiewicz ile yaptı ve 5 yıl süren bu evlilikten Tom (d. 1996) ve Serena (d. 1998) adlı iki çocuğu daha oldu. 2006'da üçüncü evliliğini kendisinden 23 yaş küçük bir başka Polonyalı model Zofia Borucka ile yaptı ve Cielo (d. 2009) ve Dean (d. 2011) adlı iki çocuğu daha doğdu.
Philippe Léotard (tam adı Ange Philippe Paul André Léotard-Tomasi; 28 Ağustos 1940 - 25 Ağustos 2001) Fransız aktör, şair ve şarkıcıydı.
Neil Robert Stuke (22 Şubat 1966, Deal, Kent), en iyi TV sitcom Game On'daki Matthew rolüyle ve daha yakın zamanda BBC yasal draması Silk'te Billy Lamb rolüyle tanınan bir İngiliz aktördür.
İlgili Filmler