Türkiye'nin sinema sitesi Sinemalar.com

Andrzej Wajda

Katyn 1. Fragmanı
Andrzej Wajda profil resmi Facebook'ta Paylaş
Ekle
8.1/ 10
19 oy
6 kullanıcının favorisi

Andrzej Wajda

Polonya

6 Mart 1926

9 Ekim 2016

Biyografisi

Andrzej Wajda (1926 – 2016) Polonyalı yönetmen. Polonya Film Okulu'nun dünya çapında en bilinen temsilcilerinden biridir.

Wajda 1926'da ilkokul öğretmeni Aniela Białowąs ve subay Jakub Wajda'nın çocuğu olarak Suwałki'de doğdu. 14 yaşında babasını Katyn katliamında kaybettikten sonra 16 yaşından itibaren de Polonya Direnişi ile birlikte savaştı. Savaştan sonra, Kraków Güzel Sanatlar Akademisi'nde (1945-48) resim öğrenimi, Łódź Yüksek Sinema Okulunda (1950-52) yönetmenlik eğitimi gördü. Daha sonra Barska Sokağında Beş Çocuk filminde Aleksander Ford'un asistanı olarak çalıştı.

Wajda'nın yapıtları, Batı'da yaygın bir şekilde izlenen ilk savaş sonrası Polonya filmleri arasında yer aldı. Daha sonra sinema ve TV için gerçekleştirdiği filmler tema ve içerik açısından büyük çeşitlilik gösterir. 1972'de genç sinemacıları yüreklendirmek amacıyla Film Polski'nin bir dalı olarak kurulan Film Unit X'in başkanlığına, Polonya Sinemacılar Sendikası Başkanlığı'na seçildi. 1981'de çektiği Demir Adam (Człowiek z żelaza, Man of Iron) filmiyle Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye kazandı. Ancak Polonya'daki politik durum nedeniyle 1981'de her iki görevinden de istifa etti. Daha sonra kendi ülkesinde sinema çalışması yapması imkansız hale gelince çalışmalarını tiyatro ve yabancı stüdyolarla ortak film yapımları üzerinde yoğunlaştırdı. Kısa süre sonra Paris'e yerleşti. Polonya dışında birkaç film yönettikten sonra, 1986'da ülkesine döndü. 1989'un başında, yeni Polonya Halk Cumhuriyeti'nde senatörlüğe seçildi.

1990'da Avrupa Film Ödülleri'nde Yaşam Boyu Başarı Ödülü'ne layık bulundu. 2000 yılında bu kez Akademi Ödülleri'nin Onursal Ödülü verildi. 2007 yılında babasının da hayatını kaybettiği Katyn katliamıyla ilgili Katyn filmini çekti. 2013'te eski Polonya devlet başkanı Lech Wałęsa'nın mücadelesini anlatan Wałęsa filmini çekti. Son filmi ise 2016 yapımı Powidoki (Afterimage) oldu.

Wajda, 9 Ekim 2016 günü akciğer yetmezliği nedeniyle Varşova'da hayatını kaybetti. Cenazesi 19 Ekim günü Krakow'da toprağa verildi. Ömrü boyunca dört kez evlenen (Gabriela Obremba, Zofia Żuchowska, Beata Tyszkiewicz, Krystyna Zachwatowicz) yönetmenin 3. evliliğinden 1967'de doğan Karolina adlı bir kızı bulunmaktaydı.

Andrzej Wajda, 20. yüzyılın en önemli yönetmenlerinden birisiydi. İlk dönem filmlerinden Wajda'nın, duygusal bir tarih yaklaşımı ve romantik bir insan yazgısı kavramından oluşan kendi sanatçı damgasının yaratma yönteminin temellerinin atıldığını görürüz. Wajda'nın eserleri çağımızın birçok biçimini ve katmanını ortaya koyar. Tarih filmlerini çağdaş konulu filmler; geniş bir toplumsal yelpazeyi tarayan filmleri de insanların en mahrem deneyimleri üzerinde yoğunlaşan filmler izler. Wajda'nın tüm yapıtlarının diğer bir birleştirici öğesi de, onun edebiyat ve sanat kaynaklarına bağlı kalışıdır. Filmlerinin hatırı sayılır bir bölümü edebiyattan gelirken, resimsel yönü de romantik sanat geleneğinden esin bulur. Filmlerinin ortak noktasını, onun büyük tarihsel sentezleri, mecazları ve sembolleri betimlemesini sağlayan tema seçimi tayin eder. Bireylerin ve toplumların kaderlerinde, trajik biçimde sonuçlanan olayların kesişme noktasını oluşturan anlar, hep onu çekmiştir. Filmlerinde, insan varoluşunun ana motifleri iç içe geçmiştir: ölüm ve hayat, aşk, yenilgi, seçim yapmak zorunda kalmanın trajik ikilemi ve büyük hayalleri gerçekleştirmenin olanaksızlığı. Tüm bu motifler, hatta aşk gibi son derece öznel bir duygu bile, Wajda filmlerinde tarih bağlamında ele alınmıştır.

Devamı
Gizle

Katkıda Bulunduğu Son 8 Yapım

Hepsini Göster
Tüm yorumlar (4)
Avatar
FilmHistorian (Figuran) | 14 Haziran 2017, 19:54

Usta yönetmen ''' Andrzej Wajda ise ''' , Polonya'nın prestijli Lodz Sinema Okulu'dan mezun olan Krzysztof Kieslowski, Roman Polanski, Jerzy Skolimowski, Krzysztof Zanussi, Andrzej Munk gibi Polonya sinemasını başarı ile temsil etmiş yönetmenlerinden biri ve Polonya sinemasına en çok adaylık, ödül kazandırmış bir sinema adamı idi.. Yönetmen 1955 yılından günümüze kadar 35 adet sinema filmine imza atmıştır...
Wajda, kariyerine 2.dünya savaşı'nı arka plan alan savaş üçlemesi adlı üst düzey bir üçleme ile başlar : A Generation (1955) - Kanał (1956) - Ashes and Diamonds (1958)... Üçlemenin ikinci filmi Kanal, Cannes Film Festival'inde jüri özel ödülü kazanır.. Jerzy Andrzejewski'nin 1948 yılında yazdığı aynı adlı romandan uyarlanan Ashes and Diamonds, yönetmenin ilk başyapıtı olup , Polonya sinemasının gelmiş geçmiş en iyi 10 filmi arasında gösterimiştir. Venedik Film Festivali'nde Fipresci ödülüne uzanan film, Empire sinema dergisinin 2010 yılında meydana getirdiği Dünya sinemasının en iyi 100 filmi konulu seçkisinde 38.sırada yer almıştır.. Yönetmen üçlemesinin ardından 1960'larda Samson (1961) , Love at Twenty (1962) , Everything for Sale (1969) , Gates to Paradise (1968) gibi nitelikli sinema filmlerini çeker..
Jarosław Iwaszkiewicz'in eserinden uyarlanan The Birch Wood (1970) Moskova Film Festivali'nden büyük ödülle döner.. Pilate and Others (1972), Mikhail Bulgakov'un The Master and Margarita adlı romanının incili konu alan kısmından uyarladığı film olurken ; oyun yazarı ve ressam Stanislaw Wyspianski'nin, 1830 ve 1863 tarihlerinde Polonya'da yaşanan iki ayaklanma döneminde yaşanan bir olaydan esinlenerek 1901 tarihli aynı adlı romandan uyarlanan The Wedding (1972) San Sebastian Film Festivali'nde ödüle layık görülür.. Władyslaw Reymont'un, Lodz şehrinde yaşayan ve ticaretle uğraşan 3 yakın arkadaşın öyküsünden yola çıkarak 19.yüzyılda Polonya'daki endüstriyelleşme sürecinde nhareketle , fabrikatör , işçi sınıfı gibi kavramlardaki değişimi başarı ile ele aldığı 1899 tarihli romanından aynı adla uyarlanan film The Promised Land (1975) , yabancı dilde en iyi film dalında oscar adayı olur ve Moskova Film Festivali'nde büyük ödüle uzanır..
Joseph Conrad'ın 1917 tarihli romanından aynı adla uyarlanan, genç bir kaptanın Singapur'a olan yolculuğu sırasında başından geçen talihsiz olayların anlatıldığı The Shadow Line 1976) görsel olarak etkileyici bir film olur.. Man of Marble - Mermer Adam (1976) Mateusz Birkut adındaki bir işçi kahramanı konu alır ve yönetmenin bana göre ikinci başyapıtıdır.. Film, Cannes'de Fipresci ödülü kazanır.. Agnieszka Holland'ın da senaryosunu yazdığı Without Anesthesia (1978) ve yabancı dilde en iyi film dalında oscar adayı olan Wilkolu Kizlar (1979) ile usta yönetmen 1970'ler dönemini başarı ile kapatır..
Man of Iron - Demir Adam (1981) yönetmenin bir diğer başyapıtıdır.. 1976 tarihli Mermer Adam'ın baş karakteri Mateusz Birkut'un oğlu Maciej Tomczyk'ın Gdansk şehrindeki işçi hareketine katılması ile devam eden olayları konu alan Demir Adam, yabancı dilde en iyi film dalında oscar adayı olur ve Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye kazanır..
Stanislawa Przybyszewska'nın yazdığı Fransız Devrimi hakkındaki en iyi oyunlardan biri kabul edilen Georges Danton'u konu alan The Danton Case (1929) den sinemaya uyarlanan Danton (1983) , Gerard Depardieu'nun çok başarılı performansı destekli olarak,yabancı dilde en iyi film BAFTA ödülünü kazanır.. Rolf Hochhuth'un 1978 tarihli aynı adlı romanından çekilen A Love in Germany (1983) Polonyalı eğitimci ve çocuk öyküleri yazar Janusz Korczak'ın hayat hikayesinden uyarlanan Korczak ; Dostoyevsky'nin 1868 tarihli romanı The Idiot'un son bölümünden uyarladığı Nastasja ; Pan Tadeusz (1999) , Andrzej Mularczyk'in 1940'da yaşanan Katyn soykrımından yazdığı senaryodan yola çıkarak uyarlanan Katyn ve Polonyalı politikacı, işçi lideri Lech Walesa'dan uyarlanan : Walesa. Man of Hope yönetmenin son dönemindeki başarılı filmleridir..

Cevap Yaz
0
0
FORHAN (Profesyonel) | 11 Ekim 2016, 10:34

Usta yönetmeni kaybetmişiz , Allah rahmet etsin.

Cevap Yaz
1
1
MinorityReport6 (Dublör) | 15 Haziran 2015, 16:23

'Sinema insanların vicdanları ile konuşabilir.Bu hayatı boşa harcadığımı düşünmüyorum çünkü politik olayların gidişatına katkıda bulundum' ANDRZEJ WAJDA

Cevap Yaz
0
0
FORHAN (Profesyonel) | 3 Aralık 2014, 08:35

Küller ve Elmaslar seyrettiğim ilk filmi

Cevap Yaz
0
0
Görüşleriniz