İstanbul 1979

İstanbul 1979 (1979) afişi Facebook'ta Paylaş
Ekle
6.0
/ 10
14 oy

AileDramMaceraSuçTarih

105 Dak.PT105M

Kamran Usluer Sadettin Erbil Jeyan Mahfi Tözüm

Orhan Aksoy

Film Özeti

Anadolunun küçük bir kasabasından göç edip, İstanbul'a gelen bir ailenin yaşam öyküsü. Aileden Ömer (Kadir İnanır) büyük kentte tüpgaz bayiliği yapar. Bu arada bir arkadaşıyla birlikte kirli işlere bulaşır. Ailesiyle olan bağlarını koparan Ömer, istese de kendini bu kirli işlerden sıyıramaz. İstanbul'un renkli ve karanlık gece hayatı içinde yaşamını sürdürür.

Filmi Ekleyen adlfplzt

"İstanbul 1979" Filmi Galerisine Henüz Resim Eklenmemiş

Resim Ekle ►
Tüm yorumlar (2)
FosterKane (Amatör) | 02 Ekim 2012, 15:16

kariyerine 60 lı yıllarda baslayan salon/ask filmlerin önemli yönetmenlerinden orhan aksoy 70 lerin sonuna dogru farklı filmler yapmaya denemıs. aksoy da bu degisim kendi istegile mi yoksa ticari amaclımıydı bilmiyorum. ama ne yazik ki bu degisim uzu n sürmemis. 80 lerde birkac kemal sunal filmleri dısında yine eskisi gibi ask/salon filmleri yapmaya devam eder. bu 80 den önceki ilk degisim 1978 yıllında tası topragı altın sehir filmiyle baslıyor. 1979 senesinde de isyan ve istanbul 79 bittiyor. bu 3 filmde aksoy dan alisik olmadigimiz filmler. isyan ve tası topragı altın sehir filmleri atıf ylımaz dan alısık oldugumuz tarzda filmler.jenerikte yönetmen olarak orhan aksoy yazmasa ben atıf yılmaz in filmerlı sanardım. istanbul 79 ise bu iki filmden daha farklı, atıf ylımaz degil remzi jöntürk den alısık oldugumuz tarzda bir film. bozuk düzen. mafya, kara borsa, anarsi yani o yılları anlatan sosyal icerikli bir senaryo (yasak olmasina ragmen cocuklarin erotik film izledigi, arabesk filmleriyle teselli bulan sinema seyircisi detaylarla dolu bir senaryo). aksoy un salon filmlerindeki o masum dünya degil acımasız bir dünyadır bu filmde gördügümüz. bu filmi ben dört bölüm olarak ele almak istiyorum. 1.bölüm : ömer (kadir inanir) karakteri diger türk sinemasında yapılan mafya filmlerinde bildigmiz kahrmanlar gibi cocuk yasta yokluk derdinden mafyanın eline düsmemıstır. bellirli bir yasa gelmis ve genelde ilyas salman ın canlandırdıgı karakterler gibi namuslu bozuk düzen uymak istemeyen biridir. erkek kardesınden bile daha namusludur. o yüzden kardesı bile kendisini elestirir. "dililin belası görmezlikten gelsen" demesi bosa degildir. ömer yasalara inanan biridir. filmde cok kez "yasalar" kelimesini duyarız. ömer her ne kadar namuslu olmaya calıssada sonunda pest eder. arzuladıgı kadın bile parası yok diye yüzüne bakmaz ve kacak sıgara satan bir cocukdan küfür yiyince herseye yeniden gözden gecirir. bir tesadüf sonu hayatını kurtardıgı bir mafya babasının yanında calısmaya baslar. ilk basta yasalara duydugu güveni tamamen kaybetmistir. kaba kuvvete/zorbalaga zaman icinde inamaya baslamıdır. ilgi duydugu kadın bile kendisiyle birlikte olmasının sebebi o kadını korudu diyedir.korutugu icin kendisiyle beraber olmustur. yoksa yoksul diye yüzüne bile bakmayan bir kadındır. belkide ilk burda kaba gücle herseyi elde etmeye inanmıstır. 2. bölüm : ömer düzene ayak uydurdugu icin pisman olsada (babasi abisi kendisine ret eder) annesine aglayarak pisman oldugunu belli etsede baska caresi olmadıgınıda kabul eder. düzene ayak uydurmusdur artık. eski namuslu yenilmis ömer degildir artık. "sadece kendi yasaları olan biri" dir artik. 3. bölüm : filmin akısı burda degismeye baslar. kiz kardesi ve yengesine üc zengin züppe tecavüz eder.suclular yakalansada yalanci sahitler sayesinde beraat ederler. yasalar yine uygulanmamıstır. bu haksızlıktan ve kız kardesının intiharindan dolayı aile yine yakınlasmaya baslar. erkek kardes ve baba ömer i anlamaya baslar. ama kız kardesının intihariyla hayatları daha kararmıstır. 4. bölüm : yanında calıstıgı mafya babasi karsı tarafdaki gücden korktugundan ömer yardım etmez hatta ömer i karsısına alır. hem mafyadan hem yasalardan ümitini kesen ömer bu defa tek basına eskiya gibi intikamini alır. bu da kendi sonu olur.filmin ilk iki bölümlü gayet basarlıyken 3. ve 4. bölümü sanki aceleye gelmis gibi bir havası var (ya da bana öyle geldi). sanki aksoy film cok dagılmadan olayları birbirine baglamak istemis. bazı abartılı tesadüfler filme sahiden zarar vermis. ama yinede bu son bölümde filmin en can alıcı sahnesi mevcut. bu bölüm zamanında sansürden nasıl gecmis/izin almıs hayret. adanalı kemal (kazım kartal) ın ömer e " silah dolu tırlarmızı gümrük kapıları nasıl buyur eder... kabadayılıkla mı yoksa silah zoruyla mı " demesi o yıllarda yasanan kacakcılık olaylarını resmen oldugu gibi anlatmıs. adanali kemal in anlatıkları 80 darbesinden sonra yapılan (pek de demokratik olmayan) 2.babalar operasyonuyla resmen ordaya cıktı. ya aksoy derin arastırmalar yaptı (o yillarda ugur mumcu bu konuda cok yazilar yazmis) ya da o zamanda herkes/halk bu dönen dolapları biliyordu. galiba ilk defa bir türk filminde bu böyle acıkca anlatıldı.

Cevap Yaz
0
0
DeepDreams (Artist) | 29 Eylül 2011, 20:56

Coşkun varsa her türlü izlnir bu film.:D  Ömer ve kirli işlerinden bahsetmek bile gereksiz.:D

Cevap Yaz
0
0
Görüşleriniz