Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok

All Quiet On The Western Front

Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok (1930) afişi Facebook'ta Paylaş
Ekle
7.0
/ 10
72 oy

1930 - ABD

AksiyonDramSavaşSuçTarih

133 Dak.PT133M

Heinz Roemheld Sam Perry

Maxwell Anderson George Abbott Erich Maria Remarque Del Andrews

65 kullanıcının favori filmi

Film Özeti

Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok, savaşın anlamsızlığını gözler önüne seren ve savaşta herkesin kaybettiğini savunan Erich Maria Remarque'nin “Im Western nichts Neues” isimli romanından uyarlanan bir klasik.Film, Birinci Dünya Savaşı’na bağnaz öğretmenlerinin kendilerine empoze ettiği militarist-milliyetçi duygularla gönüllü olarak katılan Alman gençlerinin savaşın ağırlığı ve acımasızlığı altında nasıl ezildiklerini, bedenen kurtulsalar bile geri dönüşü olmayan verdikleri bu kararın ruhların da açtığı derin yaraları çarpıcı bir biçimde gözler önüne serer. Hem film hem kitap yayınlandığı dönemde birçok milliyetçinin tepkisini çekmiş, İtalya ve Almanya’da filmin gösterimi yasaklanmış; kitap ise Nazi Almanyası’nda 1933 yılındaki “Kitap Yakma Eylemi” sırasında yakılmıştır. Film aynı zamanda, en iyi yönetmen ve en iyi film dallarında Oscar ödülünün de sahibi olmuştu.

Devamı
Gizle
Filmi Ekleyen XZAFERX
Popüler Yorumlar
Chaplin (Efsane) | 19 Ekim 2012, 00:25

Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok (1930) BİZ BURAYA BUNUN İÇİN Mİ GEDİK (!) Yönetmenliğini Lewis Milestone üstlenirken oyuncu kadrosunda Lew Ayres, Arnold Lucy, Walter Rogers, Ben Alexander ve Louis Wolheim gibi isimleri izleyeceksiniz.. Film Dram-Savaş türlerini barındırıyor.. Konusuna gelecek olursak, Birinci dünya savaşında aşırı milliyetçi bir hocanın konuşmaları sonucu öğrencilerin savaşa gönüllü olarak katılmalarını sağlar.. Aslında Alman öğrenciler savaşı hiç bekledikleri gibi olmadığını kendilerini savaşın tam ortasında bulduklarında anlayacaklardır ama iş işten geçecektir.. Erich Maria Remarque romanından beyazperdeye uyarlanan film yapım yılı göz önünde bulundurulduğunda gerçekten çok iyi bir savaş karşıtı film ortaya çıkardıklarını ve günümüzde çekilen bir çok savaş karşıtı filmlerin çıkış noktası olduğunu söyleyebilirim.. Milliyetçi duygular ile savaşa katılan gençler savaşın aslında düşündükleri gibi ya da hocaların anlattığı gibi olmadığını anlarlar ama artık geri dönüşü yoktur.. Askerlerin psikolojik olarak savaşta nasıl kendilerini bitirdikleri seyirciye muazzam aktarılmış.. Anti militarist(savaş karşıtlığı) mesajlı bir film olduğu için Nazi Almanyasında film yasaklanması çok doğal ve kitapları yakılmıştır bir çok ülkede de yasaklanmıştır.. Film çekileli kaç yıl olsa da aslında verdiği mesaj hiç değişmediği ortada vatanseverlik ön plana çıkarılarak işlenen cinayetlerin durduğu yok tam gazıyla devam ediyor.. İnsanlar birbirlerini bir hiç uğruna öldürmeye devam ediyorlar.. Aşırı milliyetçi kesimin bu filmi pek beğeneceğini sanmıyorum.. Savaş neresinden bakarsanız bakın anlamsız bir olay.. Bu cümlede zaten filmi özetliyor aslında savaşta tanımadığımız insanlar bizi tanımadığımız insanları öldürmeye gönderir.. Hep siyasi çıkarlar planlar ve planlar(!) Oyuncuların performansı harikaydı dram ile film çok iyi harmanlanmış final zaten bitirici vuruşu yapıyor.. En İyi Film ve En İyi Yönetmen oscarını kazanan film almış olduğu İmdb puanı ile İmdb Top 250 Listesinde 226. sırada kendine yer bulmaktadır.. Savaş karşıtı film severlerin özellikle izlemelerini şiddetle tavsiye ederim.. 11 Seni öldürmek istemediğimi söyledim, seni yaşatmaya çalıştım...Buraya tekrar atlasaydın bunu bir daha yapmazdım.. Buraya atladığında benim düşmanımdın ve ben senden korkuyordum ama sen de benim gibi bir insansın ve ben seni öldürdüm.. Beni affet dostum..Söyle bana beni affettiğini söyle.. Hayır sen ölüsün,sen benden daha iyi durumdasın.. Sen öbür taraftasın.. Artık sana bir şey yapamazlar ama sen ve ben sadece yaşamak istedik.. Neden birbirimizle savaşmamız için bizi göndermeleri gerekiyor.. Beni affetmen gerekiyor dostum.. Ailene yazacağım karına evet ona yazacağım! Ailene yardım edeceğime söz veriyorum..Sadece beni affet.. Beni affet..

2
+16
salamanto (Dublör) | 19 Ağustos 2013, 23:18

yıl olmuş 2013, dile kolay tam 83 yıl önce çekilmiş br film. Oynayandan yönetene, ışıkçısından, set amirine kadar bu filmi cevirenlerden hayatta olan tek bir kişi yoktur belki de. 83 yılda sinema çok değişti gelişti, efektler aldı başını gitti...ama yok böyle bir film...yok böyle bir alt metin...filmin rastgele bir sahnesini açın izleyin....mutlaka bir mesaj, bir vurgu, bir tokat var....her sahnesi ayrı birer kısa film tadında...2. dünya savaşından önce hemde alman askerlerini anlatan bu filmi almanlar 2. dünya savaşından önce hiç mi izlememişler diye merak etmiyor değilim.

0
+4
Tüm yorumlar (43)
SinePark (Dublör) | 10 Nisan 2014, 19:04

Savaşın ne olduğunu anlatan en iyi filmlerden biri..

Cevap Yaz
0
0
arvol (Profesyonel) | 12 Mart 2014, 00:25

Film çok genç yaşta asker olan ve savaşmak nedir bilmeyen çocukların dramını , savaş alanındaki acılarını ve korkularını dramatik bir şekilde yansıtıyor. Gerçekten 1.dünya savaşının o yılları Almanya çok korkunç savaş anıları yaşamıştır. Aslında savaş tüm acımasızlığı ile bizde de görüldü. Onun için Mustafa Kemal ATATÜRK'ün o unutulmayan deyişiyle yoruma devam edeyim: "Yurtta barış, Cihanda barış!" Filmde aklımda kalan bir repliği de paylaşayım, Asker onbaşıya dinlenme esnasında bir matematik sorusu soruyor. Onbaşı da ona "Bunları niye öğrenmek istiyorsun ki, şimdi bir kurşun gelecek işine yaramaz" diyor...Muhteşem bir baş yapıt. İzlemenizi tavsiye ederim.8,5/10

Cevap Yaz
0
0
By (Jön) | 27 Şubat 2014, 16:37

Her sahnesinde etkileyici olmayı başarabilen, her sahnesinde çeşitli savaş karşıtı mesajlar veren, döneminin çok üstünde bir yapım. Bazı kısımlarını izledikten sonra bütün savaş filmlerinin babası olarak hepsine ilham verdiğini düşünüyorum. Özellikle Er Ryan'ı Kurtarmak ile benzerlikleri fazla. Sanatı sevdiriyor gerçekten böyle yapıtlar.

Cevap Yaz
0
2
kemerlee (Artist) | 15 Şubat 2014, 22:41

Almanya cephesinden Savaşı heryönüyle ele alan eskimeyen muazzam bir başyapıt;Daha ilk karede milliyetçilik yalanlarıyla kafası yıkanan çocukların gönüllü olarak askere gitmesiyle başlayan maceramız, hayatları boyu tanıdıkları postacının çavuş çıkıp(güce kavuşan insanın değişimi) kendisine göre ezildiği tüm yılların acısını çıkardığı eğitimleriyle devam edip, savaş hattına gitmeleriyle zirveye çıkıyor. Zamanının olanaksızlıklarına rağmen(sesli sinemanın ilk yılları düşünün) etkileyici bir savaş atmosferi yaratmakla kalmamış, herbir acıyı, kayıbı, psikolojik yıkımı hissetmemizi sağlamış Lewis Milestone.İki saati aşkın sürede rahat 4-5 saatlik matereyalı anlatmaktan geri kalmamasının yanında her karakterin dünyasını, hayallerinide anlamamızı sağlamış.Stanley Kubrickin şahasei Paths of Glory ve Batı Cephesinde Yeni Birşey Yok tartışmasız sinema dünyasının en büyük iki savaş karşıtı eseriki bu iki başyapıtı üstüste seğreden hiçkimse bir daha savaş çığırtkanlığı yapamaz, savaşın haklılığını savunamaz.Teknik anlamdada döneminin çok önündede olsa şimdi için etkileyici olma şansı yok savaş sahnelerinin yinede göze batmıyorlar, Milestone’nun her sahneyi kare kare planlamasıyla devamlı sert tokatlar atıp bizi sarsması, gözümüzü buhulamasıyla ve savaşın anlamsızlığını anlatmasıyla, kanlı muazzam savaş sahnelerinede gerek kalmıyor zaten. Er Ryan, Full Metal Jacket ve özellikle Kardeşler Takımı ve daha sayamıyacağım kadar filme ilham olduğu hatta sahnelerin tekrar canlandırıldığı açıkça görülüyor ve hatırlanıyor bu şahaser seğredilirken.Lewis Milestone çocukların yaşamlarını bir kelebeğin kısa yolculuğuna benzetmesiylede hayatım boyunca unutamayacağım bir finale imza atıyor.
10/10

Cevap Yaz
0
1
sinemagoria (Jön) | 25 Ocak 2014, 15:13

Dönemine göre de şuanda izlendiğinde de gerçekten güzel bi filmdi.

Cevap Yaz
0
0
Görüşleriniz