Kelebek ve Dalgıç

Scaphandre et Le Papillon

Kelebek ve Dalgıç (2007) afişi Facebook'ta Paylaş
Ekle
7.4
/ 10
444 oy

18 Ocak 2008

2007 - ABDFransa

BiyografiDram

112 Dak.PT112M

Ronald Harwood

The Diving Bell and the Butterfly

465 kullanıcının favori filmi

Film Özeti

Julian Schnabel’e Cannes Festivali’nde En İyi Yönetmen Ödülü’nü getiren “Dalgıç ve Kelebek / Le scaphandre et le papillon”, Elle dergisi editörü Jean-Dominique Bauby’nin gerçek yaşam hikâyesinden yola çıkarak yazdığı ve Türkçe’ye de çevrilen "Kelebek ve Dalgıç Giysisi" adlı kitaptan uyarlandı. Geçirdiği beyin kanaması nedeniyle 43 yaşında sol gözünün görme yetisi hariç bütün bedensel fonksiyonlarını yitiren Jean-Dominique Bauby hayatı zihninde yaşamaya başlar ve dış dünyayla bağını sol gözü aracılığıyla kurar. Jean-Dominique Bauby’yi son dönemde adını sıkça duyuran Fransız aktör Mathieu Amalric canlandırıyor..

Devamı
Gizle
Filmi Ekleyen camur
Popüler Yorumlar
JimBraddock (Star) | 30 Ağustos 2012, 01:59

Elle dergisi editörü Dominique Bauby, 43 yaşında geçirdiği bir beyin kanaması sonucu sol gözünün görme yetisi hariç bütün bedensel fonksiyonlarını yitirir. Harflerin kullanım sıklığına göre düzenlenmiş bir alfabeyi kullanarak sol gözünün yardımıyla asistanına "Kelebek ve Dalgıç Giysisi"ni yazdıran Bauby'nin romanı Türkçe de dahil olmak üzere pek çok dile çevrildi. Bu gerçek yaşam hikâyesinden yola çıkarak romanı sinemaya uyarlayan Julian Schnabel, duygularını dış dünyaya bedeniyle yansıtamayan Bauby'nin iç dünyasını çarpıcı biçimde beyaz perdeye aktarıyor.Film çok güzel mesajlarda içeriyor.İnsan ne halde olursa olsun yapabileceği bir takım şeyler illaki vardır bu filmde de anlatılmak istenen temel konu bence bu.Mathieu Amalric e baktığımızda rolunu bence yaşatarak yapmış o felçli hali canlandırmak kolay olmasa gerek ama üstesinden gelmeyi başarmış başarılıydı.Oyuncu bakımından çok da zengin olmayan ama anlatmak istedikleri açısından çok zengin bir fim.3 dalda altın küre adayı olmasıda bundan heralde.2007 Cannes Film Festivali'nde mizansen ödülünüde kazanmıştır bu yapıt.Filmdeki söz konusu dalgıç sünger avcılarının kullandığına benzer eski tip, metal bir dalgıç elbisesi giymektedir. Hareket edememekte, elbise ile birlikte derinliklere batmaktadır. Bağırır, çırpınır, ancak kimse sesini duyamaz. Kelebek ise özgürlüğün, bedeni durmuş bir insanın içinde yaşamaya devam eden insanlığın simgesidir.Kitabı yazmak için göz kırpması, kelebeğin uçmak için kanatlarını çırpmasına benzemektedir.Ayrıca yönetmen Schnabel a gelirsek bu filmi çekebilmek için fransızca öğrenmiştir.Benim söyliyceklerim bu kadar dı izlemek size kalmış ama ben kesinlikle tavsiye ederim..

1
+7
gordeslideniro (Profesyonel) | 04 Ağustos 2013, 19:13

İçimdeki Deniz (Mar Adentro) ve Can Dostum (Intouchables) filmlerinden sonra felçli bir hastaya odaklanan izlediğim 3. film. Kesinlikle diğer iki filmde son derece kaliteli yapımlardı ama bu film onlardan bir adım ileriye geçmeyi başarıyor. Çünkü tüm dünyayı hastanın gözünden izliyorsunuz ve kendinizi ister istemez onun yerine koyuyorsunuz. Yönetmenin oluşturduğu bu etkileyici ve benzersiz sinema dili sayesinde daha başlar başlamaz benzer konulu filmlerin arasından sıyrılmayı başarıyor. Bir gözünü kırpabilmek ve göz bebeğini hareket ettirebilmek dışında dışardan farkedilebilecek hiç bir yaşamsal belirti gösterememek ve tüm bu olumsuzluklara rağmen istek-azim olduktan sonra neler yapılabileceğini film çok güzel bir şekilde bizlere aktarmayı başarıyor. Kesinlikle izlenilmesi ve ders çıkarılması gereken bir film...

1
+5
Tüm yorumlar (205)
JohnnyWood (Profesyonel) | 06 Nisan 2014, 14:57

Filmin gerçek bir hayat hikayesini işlemesi ilk baştan bir adım öne atıyor kendisini. Ayrıca çekim tekniği hayli dikkat çekici ve özel bir şekilde gerçekleştirilmiş. Bu sayede filmi izlemiyor, adeta yaşıyorsunuz. İnsanların gözlerinin, ilgilerinin sizde olması bir nevi izleyen kişiyi cast'ın en başına koymasını sağlıyor. Aktörü de aktrisi de filmi izleyen a ya da b kişisi oluyor. Eğer 'ben çok empatik bir insanımdır' diyorsanız da şahsım gibi hayli gerilerek izlersiniz. Dakikaların da su gibi geçtiğini anlarsınız işte o zaman.

Konusu belki size normal ya da sıradan bir felç konusu gibi gelebilir ama gerçek bir hikayeyi içermesi, çekim tekniği ve özellikle dış sesin etkisiyle türevlerinden rahatça sıyrılıyor bu yapım. Mathieu Amalric pek bir şey yapmasa da insana felç olduğunu düşündürür nitelikte bir farklılıkla karşımıza çıkıyor. Özellikle flashbackler sırasında bunu gayet net bir şekilde görebilirsiniz.

---Spoiler--- İnsan filmi izlerken öyle hastane görevlilerinin arasına düşmek istemiyor değil. Bunların arasından Henriette burun farkıyla alıyor yarışı. Zaten öyle bir terapist olsa insan bülbül gibi şakır herhalde. Bu güzide hatunların dışında çok dikkat çekici bir göz dikme sahnesi var ki insanın içi cız ediyor adeta. O sahne nedense beni çok etkiledi. Bir diğer yüreğimi burkan sahne ise çocuklarının annesinin telefon başında Jean-Do'nün sevgilisiyle konuşması oldu. Hele ki gözleri dolmaya başladı, aynı şekilde bende bir garip oldum. Ne vefalı kadınlar var dedim kendi kendime. Böyle vefasız adamlara mı kapılıyorlar.. ---Spoiler--- 8.2/10

Cevap Yaz
0
1
dilek_esen_161 (Amatör) | 02 Mart 2014, 12:10

İzlenilmesi gereken başarılı bir film insan izledikten sonra uzun süre kendine gelemiyor Mathieu Amalric çok iyi bir performans sergilemiş

Cevap Yaz
0
0
kemerlee (Artist) | 11 Şubat 2014, 16:55

Ailesine yeteri kadar zaman ayırmayan, zampara bir burjuva olan Jean Do’nun yaşadığı felç sonrası hayata tutunmasını, yaşadığı pişmanlıkları, psikolojik durumunu ve yazdığı kitabın hikayesini felç üzerinden anlatan ilginç bir yapıt. İlk yarım saat sadece Jean Do’nun sol gözünden olaylara bakmamız farklı bir algı yaratıyor kuşkusuz, yinede hiçbirşekilde duygu sömürüsüne kaçmadan gerçekçi bir yaklaşımla ele alıyor yönetmen eseri.Gerçek bir hikaye olmasınında etkisiyle mucize yada klasik Hollywood klişeleri yok filmimizde hafiften canlandrımaya kaçan başarılı bir otobiyogrofik bir eser.
10/7

Cevap Yaz
0
1
ElifSARAL (Figuran) | 09 Şubat 2014, 21:01

yani ne demeli bu filmden sonra "insan her haline şükretmeli"...

Cevap Yaz
0
1
gulan_ozel (Amatör) | 08 Ocak 2014, 21:43

bazı sahne geçişleri kişiyi yoruyor.can dostum ve içimdeki deniz e göre geride kalan bir film olmuş....

Cevap Yaz
0
0
Görüşleriniz