Lester Burnham (Kevin Spacey) bir magazin dergisinde çalışmaktadır. Kentin lüks banliyölerinden birinde karısı ve kızıyla yaşayan Lester orta yaş bunalımının eşiğine kadar gelmiştir. Emlakçılık yapan karısı Carolyn (Annette Bening) ona karşı ilgisiz ve soguk
davranır. Lise öğrencisi olan kızı Jane de (Thora Birch) onu küçük görmekte, saygısız davranışlarını günden güne arttırmaktadır. Bütün bunların üstüne bir de gazetedeki patronunun onu gerizekalı yerine koymasıyla kabusu daha da artar.
insanı ve aileyi temel alan ve bu temelin üzerine sıradışı bir bakış açısı oturtan unutulmaz bir film. özellikle filmin sonlarına doğru gelen sahnelerdeki diyalogları ve filmin sonunu çok beğendim. tam bir psikolojik dram, herkesin kendine göre çıkaracağı bir mesaj var bu filmde. sürükleyici, etkileyici, çarpıcı. ayrıca bu anlatılanlar sadece o ülkede mi oluyor, bence hayır, bu film pek çok ülkenin insan ilişkilerine ve psikolojisine göndermeler yapıyor ama kendi ülkesinin penceresinden. izlenmeli.
normal olmak ile giderek normal olmanın dışına çıkan çok iyi işlenmiş karakterlerin kokteyli gibi bu film.toplumda normal olan,bildiğimiz kalıpların içinde yer alan karakterler film boyunca muazzam bir değişimle özgürlüklerini elde etmek için uğraşırlar.her biri ayrı ayrı hayalini kurdukları şeyin peşine düşerler.bunun içinde her türlü çareye başvururlar.böylece normal olmanın dışına çıkarak,toplum normlarının haricinde özgürlüklerini elde edeceklerdir.
fakat filmin güzel olmasının sebebi,bu "özgürlük" konusuna daha derinlemesine bakınca ortaya çıkar.çünkü her biri rüyasına ulaşmak için,özgürleşmek için çabalasada aslında sadece endüstrinin,çarkların,kapitalin kuklası olmaktan öteye gidemeyeceklerdir.her ne pahasına olursa olsun daha iyisini elde edecekler veyahut çabalayacaklardır ama daha iyisi sandıkları şeyin bu büyük endüstrinin bir parçası olduğunu anlamayacaklardır.normal,klişelerin içinde olmaktansa,her şeyi yaparım mottosu onları daha normal daha sıradan yapacaktır.
bütün bunları göz önünde bulundurunca,american beauty mutlaka izlenmesi gereken,iyi bir filmdir.
alan ball'in tipik amerikan filmi bu filmden iki yıl sonra alan ball bu filme benzer bir dizi yaptı ve yine bu filmdeki gibi uyuşturucuyu ve sapkın cinselliği normalmiş gibi gösterdi
amerikan banliyösü üzerine bir film.bu nedenle hikaye türk izleyicisini içine alamıyor/alamaz gibi görünse de senaryonun başarılı olması ve oyuncularının çok iyi performans vermesi filmi izlenir kılıyor...filmin kahramanlarının ortak özelliği sorunlu kişiliklere sahip olmaları...amerikan orta sınıfı üzerine, orta yaş bunalımına, uyuşturucu sorununa, eşcinselliğe, mesleki ihtiraslara, yeni yetme isyanına değinen başarılı bir yapım...(bu arada "amerikan güzeli" özel bir gül cinsinin adı olduğu gibi güllerde filmde özel bir yer tutuyor.hem lester burnham'ın rüyaları/fantezileri içinde yer alıyor güller hem de lester'in karısı bahçesinde gül yetiştiriyor, evinde de vazolara konmuş güller var.)
film benimde çok hoşuma gitti ama çok cesur sahneleri vardı bazı yerlerde bana gişeye oynamış gibi geldi ama filmin kapanış ı süperdi desperate housewives bundan etkilenmiş kesinlikle poşetin süzülmesi hayata benzetilmesi çok iyiydi
güzel bir filmdi.izlerken hiç sıkılmadım diyebilirim.olaylar nereden nereye geldi.spacey herzamanki gibi mütiş iş çıkartmış.çok hoş müzikleri olan bir filmdi.izlemenizi kesinlikle tavsiye ederim.:)
ingiliz yönetmen sam mendes in amerikan güzeli statüko bekçileri,kızgın yeniyetmeleri ve bir kısmı kendinden bile bıkıp usanmış karakterleriyle,tam bir amerikan banliyösü komedisi.
bozuk amerikan aile yapısının getirdiği darmadağın karmaşık ilişkilerin yaşandığı, ruhunu ve benliğini kaybetmiş kimlik arayışı içinde gitgide uçuruma doğru yol alan ve bunun beraberinde getirdiği psişik durumların gözler önüne serildiği bir film... filmin başlarında her ne kadar bana ağzımı bir karış açtıran sahnelere şahit olsamda sonunda bu gibi sorunların altında yatan nedenler olduğunu anlamakta geç kalmadım... düzensizlik, ucuz ahlak anlayışı, kaybedilen mutluluklar ve bunun getirdiği hazin dolu dramatik olaylar dizisi... aslında bu film kendilerini çok iyi bildiklerinin bir göstergesi olmuş...
gerçiği söylemek gerekirse tam anlamıyla ifade etmişin filmde olan bitenleri..düşünceler bazen farklı noktalara itebiliyor insanları; sinema alenen yansıtığında bunları gerçekten paha biçilemez bir hale geliyor, tabiki bunlardan anlam çıkaramsını bilen bir izleyici için..
sinema bir nevi farklı kültürlerin kısmen yansıtılmasıdır. düşünce farklılıkları, bakış açısı bunun gibi daha birçok konu sinemayla bizlere aktarılır... seyretmesini bilen ve anlayabilen izleyici için tabii...
aslında bir baş yapıttır diyebilirim amerikan aile yaşamı sosyal bakışları ve sokak ahlakına ... film amerikalıların kendi kendini eleştirmesine ön ayak olmuştur ... gerçekten izlemesi gerekn bi baş yapıt ...
harika bir film komik ve büyüsel aşkın bir poşetin rüzgarda dansetmesi gibi güzelce süzülmesi filmde herşey var tabi sonu yanlış anlaşımayla ölüme giden bir hikayeyle biten bir güzellik
amerikan orta sınıfının buhranının son derece usta bir tasviri olan bu film aslında son dönem iddiialı amerikan dramlarında verilmeye çalışılan "neden ideal tipler olmaya çalışıyoruz ki... yada kendin ol, kendin ol sen buysan başkası ol" mesajını sam mendes tarzıyla veren bir yapımdır. hatta işte az önce söylediğim mesajı veren ilk filmlerden biridir. ve ideal amerikan yaşam anlayışını eleştirmesiyle de kendinden sonraki birçok filme yol açma başarısını göstermiştir ki bunlardan en belirgini "little miss sunshine, fight club, cars, ve tv de despared house wife dır" bu anlamda bu film "modern klasik" payesi almaya çoktan hak kazanmıştır
tek kelimeyle super bır fılm we her zaman izlene bılecek hıc eskımeyecek bır yapıt we cok guzel dersler werıyor bende ızlemeyenler kacırmasın derım ınanın pısman olmazsınız
tipik yozlaşmış amerikan aile yaşamını ve insanların aslında göründükleri gibi ya da görünmek zorunda kaldıkları tiplemeleri trjikomik bir şekilde ustaca yansıtan bir film.filmin adı amerikan sahtekarlığı olsa daha iyi olurmuş.
evet bencede eğlenceli komik sonunda ölüm sahnesiyle düşündürücü 10 numara bir film güzellik böyle anltılmalı kevin spacey çok komik çok iyi bir oyunculuk göstermişti ama chris cooper çok iyiydi...
Amerikan Güzeli
Sinepedi Katılımcıları