Dünyanın Tüm Sabahları

Tous Les Matins Du Monde

Dünyanın Tüm Sabahları (1991) afişi Facebook'ta Paylaş
Ekle
8.7
/ 10
35 oy

18 Aralık 1991

DramMüzikal

115 Dak.PT115M

Alain Corneau Pascal Quignard

 -

32 kullanıcının favori filmi

Film Özeti

Eski bir Fransız özdeyişinden esinlenerek adlandırılmış, hem roman hem de bir film olarak oldukça başarılı ve eşine az rastlanır bir örnek olduğu da söylenebilecek yapıt, aynı zamanda günümüz Fransız edebiyatının en önemli yazarlarından Pascal Quignard´ın en popüler kitabıdır.17. yüzyıl Fransa´sında, karısını yitirdikten sonra çiftliğinde inzivaya çekilmiş olan besteci ve viyola sanatçısı Sainte-Colombe, iki güzel kızıyla birlikte yaşamaktadır. Sainte-Colombe, sanatta ün değil, şiiri arayan bir müzik dehasıdır. Bir bahar günü, Marin Marais adında utangaç ama muhteris bir genç adam çiftliğe gelir ve Sainte-Colombe´a öğrencisi olmak için yalvarır. Kralın sunduğu olanaklara ve üne sırt çeviren usta ile ün, para ve kolay yaşam peşinde koşan, sanatsal yaratının mistik derinliğini fark etmeyen öğrencisinin çelişen kişilikleri, bir çağın entelektüel yaşamına ışık tutarken, 'sanatçının kimliği ' sorunsalına da tanıklık ediyor. Sinema ve müziğin kesiştiği, kulağa ve göze hitap eden kareleriyle unutulmazlar arasına girmeyi hak eden, sanatın özüne ışık tutan müzik ve şiir dolu bir yapıt. Özelde müziğin, genelde ise sanatın kimin için yapılacağını tartışan, acı ile gölgenin yan yana geldiği, aynı zamanda gelmiş geçmiş en iyi ‘soundtrack’lerinden biri olarak değerlendirilen filmin müziklerini, öykünün ruhunu yansıtmak için Sainte-Colombe ve Karin Marias besteleri üzerine ayrıntılı bir çalışma yapan Jordi Savall yapıyor. 1992 yılında 7 dalda Cesar ödülü kazanan film hem sinema tutkunları hem de klasik müzik düşkünlerinin kaçırılmaması gereken bir görsel-işitsel şölen sunmakta.

Devamı
Gizle
Filmi Ekleyen banker
Tüm yorumlar (10)
Katarsise1Kala (Figuran) | 10 Mart 2014, 17:19

Fransız edebiyatının önemli yazarlarından Pascal Quignord'ın 17. yy Fransa'sında geçen romanından uyarlanan film, karısını yitirdikten sonra iki kızı ile çiftliğe kapanan besteci ve viola sanatçısının ün para ve kolay yaşam peşinde koşan genç öğrencisi ile çelişkili yaşamını beyazperdeye - üstelik destansı müziklerle - aktarıyor.

Film Fransa'nın entel çağına ışık tutarken hem göre hitap eden kareleri ile hem de kulağa hoş gelen melodileri ile kaçırılmayacak bir yapım. Oyuncuların üstün performans sergilediği, akıcılığını sonuna kadar koruyabildiği içinde artı puan almayı hak ediyor. Film aynı zamanda tüm zamanların en iyi film müziklerini de barındırmakta.

Hem sinema tutkunlarının hem de klasik müzik düşkünlerinin kaçırmaması gereken görsel ve işitsel şölen..

Cevap Yaz
0
2
ysnydn (Profesyonel) | 30 Ekim 2012, 03:42

Trajedi filmi sevenler için harika bir film. Bu tip filmleri herkes beğenmeyebilir ama trajedi türünde film arıyorsanız bu film tam sizin için. Filmin türü dram olarak belirtilmiş ama bu filmin türü dram değil 0 trajedidir.

Cevap Yaz
0
0
TheSavagery (Jön) | 05 Ağustos 2011, 23:44

Acıların Mezarlığı.

Kendini yedi telden çıkan sese ve kızlarına adamış bir viyolonist. Karısının ölümü ile içindeki yangını söndüremeyen, parmaklarının arasından çıkan notalarda kendi içinde yaşattığı acıları gizli tutan biri. Gerçek bir sanatçı...

Tous Les Matins Du Monde, görmek-izlemek için değil, duymak için dizayn edilmiş bir yapım. Viyoladan çıkan her sese hayran kaldım. Müzikleri ile büyülediği kadar, tarifsiz bir hüzünde katıyor. Aşkı çok iyi işlemiş. Viyolonistin dinmeyen özlemine karşın çalmaktan vazgeçmemesi, onu müziğiyle yaşatmaya çalışması bir etkileyicilik katmıştı. Jean-Pierre Marielle'nin oyunculuğu şahaneydi. Karısının önünde duran hayalinden dolayı  gök mavisi gözlerinden akan yaşlar... Ne denebilir. Gerçek sanatçılığı sorgulayan bir eser. Sanat kimin içindi ki ? Cevabı burda...

► By TheSavagery ~ Tous Les Matins Du Monde

Cevap Yaz
0
2
mehmetpolat1992 (Profesyonel) | 16 Temmuz 2011, 23:10

Bunlar film yapmamış ortada saf bir sanat var. Tabi sanattan kastım neyse tabi.. Belki de bu filmi izlemek gerekli belki bir kere bir kere daha belki yine.. Sürekli sordukları bir soru var müziği kim için yapıyorum.. Aşk için mi yok ya o kadar basit değil, tanrı için mi; ama tanrı bizimle konuşuyor.. BELKİ DE BUNU ANLAYABİLMEM İÇİN ÖNCE ÖLMELİYİM.. Belki bu filmi anlamak için önce bu filmi yaşamalı ve gerard depardieu nun da dediği gibi ilk önce ölmeliyiz..

Cevap Yaz
0
0
ttbmv (Dublör) | 18 Nisan 2011, 22:43

Öncelikle müzik ve görüntü ile avucunun içine alan bir film.
Yönetmen döneminin en etkileyici viola da gamba ustasının tutkulu hayatını incelikle ortaya koyuyor.
Kulandığı teknikle,enstrümanına eklediği yedinci telle insan sesine ulaşmaya çalışan sıradışı bir adamın hayatı.

Sanatçı hakkında daha önce fikir sahibi olmasakta,izlerken kederi,hırsı,hiç kimseye ödün vermeyen sanat aşkı,tutkusu ve tüm incelikleri görebildiği biricik sevgilisini filmde kare kare görebiliyoruz.

Sanatın getirdiğine karşılık,götürdüklerine katlanamayan bir çırak.
Çırağın istediklerine tahamül edemeyin bir usta.
Çırak ve usta ne zaman buluşur bunu görüyoruz.

Filmde daha bir çok nokta var,izleyerek görmenizi tavsiye ediyorum.
 
 

Cevap Yaz
0
0
Görüşleriniz