gerçekten çok güzeldi..film üç cdydi ve sıkılmadan izledim..mutlaka izlenmesi gereken bir film bence ! tesadüfen elime geçmiş olduğu ve izleme şansı bulduğum için çok şanslıyım..
varolmanın dayanılmaz hafifliği benim enlerimden başta gelenidir... bir ideolojinin ortadoks tavrına:sorgulayan, eleştirel ve anarşist aklımın başkaldırdığı bir ilkgençlik döneminde, karakter özelliklerimin ruh
ikiziydi sanki romanın kahramanı...ilk gençliğin öykünen tavrıyla bireyselleşen kimliğin başkaldırıları arasında
çatışan ve gelişen bir ruhun yolunu ışıldatan bir kitap olmuştu benim için...ve teraza:geçmişte sevdiğim, gelecekte seveceğim hayatın iki önemli kadının resmedilmesiydi sanki...juliette binoche yi bu filmle sevdim;onlara benzediği için:))...ve ilk gençliğin meraklarıyla başlayan ve devam eden ilişkilerdeki önceliklerin, duygularla tatlanmaya başladığı bir yükselme döneminde,bir bedeni sevmekle bir ruhu sevmek arasındaki farkın ayrıdına varma yolculuğundaki ruhuma, güzel olanın onunla uyanmak olduğunu hissettiren;ilişkiler üzerine bir beslenme sürecinde sorularımı netleştiren bir kitapta olmuştur aynı zamanda...hem siyaset sorgulamaları,hemde ilişkiler
odağında;ihraç edilmiş totaliter bir ideolojinin anaforları ile yalnızlık,aşk,tutku,cinsellik üzerine doğru yorumlar yapan çok hoş bir kitaptır...ve bu kitaptan yapılmış filmi kaçırmam olası değildi elbette..ilk izlediğimde, sonra defalarca izlediğimde hep sevdim filmi...ve juliette binoche: kırılgan,seven,kıskanan,naif görünüşün ardındaki cinsel kimliğiyle,inandıklarının arkasında güçlü ve savaşcı duran teraza karakterinde müthişti...ve olağanüstü güzel bir kitaptan,olağanüstü bir film yapmıştı philip kaufman...bana filmi her izlediğimde, kitabı ilk
okuduğum ruh halinde hayran hayran bakmak düştü ...felsefi çıkarımlarla dolu, bitmekte olan insani değerler üzerine incelikli bir düşünme, aşk üzerine bir felsefe, empoze edilmek istenene bir başkaldırı, cinsellik üzerine sorgulamaları olan varolmanın dayanılmaz hafifliği: hem kitap hemde film olarak benim aşkımdır. ötesi yok:))
aşk, tutku, yalnızlık, kıskançlık, savaş, isyan... en güçlü duyguların işlendiği bu film aynı zamanda hayata bambaşka bakan iki kadına ayrı ayrı hayran bıraktıyor izleyeni..hangisinin daha savaşçı olduğunu kestiremiyor insan. daniel-day lewis'in her bakışında, kendini en bağlanmış hissettiği anda dahi yansıyan özgürlük, "varolmanın dayanılmaz hafifliği"'nin nasıl bir his olabileceğini düşünmeye zorluyor insanı.
Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği
Sinepedi Katılımcıları