Türkiye'nin sinema sitesi Sinemalar.com

Tunç Başaran

Uçurtmayı Vurmasınlar Sahne
Tunç Başaran profil resmi Facebook'ta Paylaş
Ekle
8.2/ 10
48 oy
42 kullanıcının favorisi

Tunç Başaran

Türkiye

1 Ekim 1938

Biyografisi

Babası marangoz Fikri, annesi yazar Pakize Başaran’dır. Çocukluğu ve gençliği İstanbul’un Fatih semtinde geçmiş. Yaşamını değiştiren yerin, eskiden Direklerarası adı verilen Şehzadebaşı olduğunu söyler; çünkü orada yedi sekiz sinema vardır. Altı yaşından itibaren o sinemalarda oynayan filmlerle haşır neşir olur. Sevgili dostu, yazar İslam Çupi’yle Fatih Kaymakamlığı karşısındaki Hava Şehitleri Parkı’nın parmaklıklarına oturur, seyrettikleri filmleri tartışırlar. Ona John Ford lâkabını takan da Çupi’dir. 17 yaşındayken evden kaçar. Amacı kaçak olarak bir şilebe binip Amerika’ya gitmektir. Sinemacı olacaktır ve Charlton Heston’u görecektir her nedense. Adapazarı’nda yakalanır.

 

Edebiyat Fakültesi’nde okurken yönetmen Memduh Ün'le tanışır. Yazdığı bir senaryoyu okuyan Ün kendisine asistanlık teklif eder. Dört sene Ün’ün yanında çalışır. “Ne öğrendiysem ondan öğrendim” der Başaran. O arada Lütfi Akad, Halit Refiğ, Atıf Yılmaz, Ertem Göreç gibi ünlü yönetmenlerin yanında da asistanlık yapar.

 

1964 yılında ilk filminde, “Borusunu Öttüren” adlı oyunu senaryo haline getiren Orhan Kemal’le çalışır. Sonra “Kara Memet” ve Orhan Kemal’in “Bekçi Murtaza”sını çeker. 1966’da askere gider. Sinemadan kopmaz, çok trajik bulduğu Adnan Menderes’in hayatını film yapmak ister, araştırmalara başlar.

 

Askerlik görevinin ardından yine setlere döner. 70’li yılların başında Yeşilçam’daki seks filmleri furyası ve gerçek film yapımcılarının piyasadan çekilmesinden dolayı yönetmenliği bırakıp bir gecede evini şehir dışına taşır. Bir yıl kadar hiçbir iş yapmaz. Menderes’le ilgili araştırmalarına devam etmektedir.

 

Reklam sektörüne geçer ve reklam filmleri çekmeye başlar. Bir süre sonra bu alanda bir numara olur. Ama yeniden sinema filmi yapma zamanı geldiğine inanır, tam on beş sene aradan sonra. Kazandığı bütün parayı senaryosunu da kendi yazdığı “Biri ve Diğerleri” adlı filme yatırır. Film kendisine 1987 Antalya Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’nü, ardından 1988’de İstanbul Film Festivali’nde (o günlerdeki adıyla İstanbul Sinema Günleri) En İyi Türk Filmi Ödülü’nü getirir. Adnan Menderes çalışmaları aralıklarla devam etmektedir. Sonra “Uçurtmayı Vurmasınlar”ı (1989) yapar. Başta 8. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde kazandığı “Yılın En İyi Türk Filmi” ödülü olmak üzere, yurt içi ve yurt dışında En İyi Film, En İyi Yönetmen dallarında birçok ödül alan bu film “En İyi Yabancı Film” dalında Oscar aday adayı olur. Arkasından “Piano Piano Bacaksız” (1991) filmi gelir. O da “Uçurtmayı Vurmasınlar”ın başarısını yakalar. “Uzun İnce Bir Yol” (1993), “Sen de Gitme” (1996), “Kaçıklık Diploması”(1998), “Abuzer Kadayıf” (2000) Başaran’ın başarıdan başarıya koşan diğer filmleridir.

Devamı
Gizle

Katkıda Bulunduğu Son 8 Yapım

Hepsini Göster
Tüm yorumlar (8)
Avatar
FbSinanSarp (Fenomen) | 29 Haziran 2012, 23:29

Uçurtmayı Vurmasınlar gibi muhteşem bir başyapıtı bizlere kazandıran usta isim bir üstad

Cevap Yaz
0
1
FbSinanSarp (Fenomen) | 29 Haziran 2012, 23:18

Sağol kardeşim imdb bile 8.2 ile filmin hakkını vermiş gözüküyor

0
0
Milenaa (Efsane) | 29 Haziran 2012, 23:46

Aynen katılıyorum size sarp bey uçurtmayı vurmasınlar filmi bana göre başyapıt,herkes izlemeli bence çok anlamlı bir film.:)

0
0
Sleepers1912 (Profesyonel) | 6 Haziran 2009, 23:47

Saygın bi yeri fazlasıyla hakediyor...Türk sinemasına kazandırdığı çok değerli filmleri onu ölümsüzleştirdi...Büyük ustaya saygılar...

Cevap Yaz
0
0
alexseeler (Profesyonel) | 2 Haziran 2009, 14:12

Türk Sineması' nın usta yönetmenini buradan saygıyla selamlıyorum.

Cevap Yaz
0
0
babacanni (Artist) | 12 Şubat 2009, 07:44

tunç bey çok önemli; bir o kadar da değerli, aynı zamanda sinemada üstad dır.. çıraklık filmleri bile güzeldir- kalfalık filmleri zaten güzel,1987 den sonra oturan ustalık filmleri film dir..

Cevap Yaz
0
0
babacanni (Artist) | 12 Şubat 2009, 07:42

Tunç bey çok önemli; bir o kadar da değerli,
aynı zamanda sinemada üstad dır..
çıraklık filmleri bile güzeldir- kalfalık filmleri zaten güzel, ustalık filmleri FİLM dir..

Cevap Yaz
0
0
Görüşleriniz